Yazımın başlığındaki soru, özellikle “60 yaşın üzerinde yaşamaya başlayanlar” arasında cevabı aranan bir sorudur.
Aslında çok kişi de bu soru için “aynı şey” der, ama aslında “aynı şeyden çok daha fazla farkları” vardır.
“İhtiyarlamak” sözcüğünün Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğü’ndeki karşılığı şöyledir:
İhtiyarlamak kelimesinin kökeni Türkçe dilidir.
İhtiyarlamak kelimesinin TDK sözlüğe göre 2 farklı anlamı vardır; Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak / İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.
TDK Sözlüğü’nde “yaşlanmak” sözcüğünün karşılığı da şöyledir:
“Yaşlanmak, zamanın geçmesiyle organizmada biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak meydana gelen geri dönüşümsüz yapısal ve işlevsel değişikliklerin tümüdür. Hücre düzeyindeki onarımların yavaşlamasıyla başlar ve zamanla organ kapasitelerinde azalma ile metabolik hızda düşüşle karakterizedir.”
Aslında bu konudaki yazılarda “Yaşlanmak ile Yaş Almak” arasında da “farklı” kavramlar olduklarını gösteren açıklamalar da vardır.
O yazılarda denir ki; “… Yaş almak, sadece bir rakamın artması değil, deneyimlerin birikmesi, bilgeliğin kazanılması ve adım adım olgunlaşmasıdır. Her yaş, yeni bir maceranın başlangıcı ve yeni bir fırsatın kapısını aralamaktır.”
“… Yaş almak, geçmişte edinilen tecrübelerin, başarıların ve hayal kırıklıklarının, iyi kötü her şeyin bir yansımasıdır. Hayat bize her an, geçmişteki hatalardan öğrenme ve geleceği daha iyi bir şekilde şekillendirme fırsatı sunar. Yaş alırken sabır, hoşgörü ve anlayışımız derinleşir. ‘Biz’ olmaktan ‘Ben’ olmaya bir köprü kurulur.”
“… Yaş almak, hayatı sevgiyle kucaklama, yeni deneyimlere açık olma ve her anın değerini bilme sanatıdır. Yaş almak, yaşamın her anının değerini anlama, sevgi dolu bir kalple yaşama ve her yaşta öğrenmeye devam etme cesaretidir. Hayatın anlamını bulma ve her yaşta yaşamın tadını çıkarma yeteneğidir.”
“… Yaşlanmak ise sadece bedenin yaşına bağlı olarak değişmesi anlamına gelmez, yaşlanmak, ruhun gençliğini yitirmesi, içindeki çocuğunun merakını ve coşkusunu kaybetmesidir. Yaşlanma, yaşam sürecinin doğal ve kaçınılmaz bir dönemidir. Günümüzde yaşlılık dönemleri şöyle tanımlanır; 65-74 yaş “genç” yaşlılık, 75-84 yaş “orta” yaşlılık, 85 yaş üstü “yaşlı” yaşlılık.
İşte 4 Ekim’de 91 yaşına basacak olan Öcal Uluç’un kendi kendine soracağı soru “böyle” ortaya çıkıyor; “Ben yaş mı alıyorum, yoksa ihtiyarlıyor muyum?..”
