Kent Konseyleri konusunda “kanununu okumaktan” öteye pek bilgim yoktur…
Yakın dostlarım, bu arada bir süre GÖZLEM Gazetesi’nde “yazarlar olarak” beraber olduğum Prof. Dr. Canan Balkır Urla, Güman Kızıltan da İzmir Büyükşehir Kent Konseylerinde başkanlıkları yaptılar…
O sürelerde “yakından tanıma” imkanım olsa da, itiraf etmeliyim ki, “iyi bir talebe olamadım” ve Kent Konseyleri hakkında pek bir şeyler öğrenemedim…
Öğrendiğim bir şey vardı; “Kanun esastı” ama… “Kanunun hayata geçirilmesinde aslolan ‘uygulama’ idi” ve de işte burada, “başkanın liderlik ölçüsü” ön plana çıkıyordu...
Zira, uygulamalar “kanunun yorumlanmasında” değişebilirdi, değişiyordu da…
Değişebildiğini, “çok değil, birkaç örneğini görerek” yaşadım…
“Eleştirdiğim zaman” kendimi haklı gördüğüm, ne var ki “sonra” hata ettiğimi anladığım örnekler oldu.
Bir tanesini de Urla Kent Konseyi Başkanımız Hadi Başman ile ilk karşılaşmamızda yaşadım; tartıştık. Hatamı “onunla ilgili haberleri, yazdığı yazıları da okudukça” anladım, şimdi ilk karşılaşmamızda özür dileyeceğim.
Hele ki, 7 şubatta yayınlanan gazetemizde yazdığı “Sürdürülebilir kalkınmanın zorlu mirası yeni başkanlara kaldı” başlıklı yazısını okuduktan sonra… Hatamın ne kadar büyük olduğunu çok daha iyi anladım…
“Büyük düşünen” bir liderin yazısıydı, “okumayan başkanlar varsa” okumalılardı, eğer kasabalarını, ilçelerini, şehirleri, büyük şehirlerini “Yeni Türkiye için hazırlıyorlarsa” bu yazı okunmalıydı!..
Urla böyle “yol gösterici” bir Kent Konseyi başkanına sahip olduğu için şanslıydı ve de İzmir Büyükşehir Başkanları, “Urla için neler yapılması gerektiğini” Onun bu yazısında bulacaklardı…
Sadece onlar mı; başta Urlalılar, gazeteciler, yazarlar, aydınlar, siyasetçiler, sivil toplum ve meslek örgütlerinin yöneticileri… Ve de elbette Valimiz ve Kaymakamımız da…
