Çoğumuzun bildiği gibi, Radyasyon… Modern insanın en büyük düşmanıdır. Sinsi ve kibirli, yavaş yavaş etki eder anlamasınız.
İki tür radyasyon vardır. Bunlardan birincisi iyonize radyasyon yani canlı hücreleri etkileyen elektromanyetik dalgalar. Diğeri ise iyonize olmayan düşük enerjili ve genellikle termal etkisi olan radyasyondur.
İçinde bulunduğumuz çağda, teknolojinin geliştiği bu ortamda acaba;
Radyasyonsuz bir hayat mümkün mü?
Ancak toplumda genel olarak yanlış algılanan bir gerçek ise cep telefonu, bilgisayar gibi yoğun kullanılan cihazların yayımladığı radyasyon iyonize olmayan radyasyondur. Başka bir tanımlamayla, bir atomdan veya molekülden bir elektronu tamamen koparabilmek için atomları veya molekülleri iyonlaştırabilecek yeterli enerjiye sahip olmayan herhangi bir elektromanyetik radyasyon türüdür. Elektromanyetik radyasyon, maddenin içinden geçerken yüklü iyonlar üretmez ancak yine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Çok uzun süre etkisinde kalmamak gerekmektedir.
İyonlaştırıcı radyasyon ise çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Zira bu enerjiye sahip elektromanyetik radyasyon içinden geçtiği ortamı iyonlaştırma gücüne sahip olup hücreleri ve canlı dokuları tahrip etme gücüne sahiptir.
Herhangi bir teknolojik ürün yaşamınızı kolaylaştırıyorsa, karşılığında büyük olasılıkla sağlığınızdan birkaç şey götürmektedir.
Genellikle yaşamın içinde radyasyon var. En genel ve yaygın olarak GÜNEŞ gösterilebilir. Özellikle yaz aylarında plajlarda uzun süre güneş ışınlarının altında kalma kozmik radyasyonun etkisinde kalmaktadır. Derinin kahverengiye dönmesi ise üst derideki hücrelerin ölmesidir.
Kullanmadığınız elektrikli aletleri ya kapalı tutmalı ya da fişten çıkarmalıyız. Cihazlar 'stand by' konumunda kaldığı sürece azda olsa elektromanyetik kirlilik yaratacaktır.
Artık hemen hemen hepimizin kullandığı bilgisayarlar ekranlarının düşük radyasyonlu olmasına ya da ekran filtresi kullanılması önerilmektedir.
Dinlendirici bir uykuya geçmek için en ideal koşulun yatak odasında TV ve bilgisayar bulundurmamak veya bu cihazların tamamen kapalı konumda olmasını sağlamak olduğunu unutmamak gerekmektedir.
Güçlü elektromanyetik alanlar pineal bezden melatonin salgılanmasını (vücudun gece ve gündüz arasındaki farklılıklarına uyum göstermesini sağlayan hormon) etkiler. Saç kurutma makinesinin manyetik alanı yüksektir bu nedenle, sürekli kullanmak yerine aralıklarla kısa süreli kullanınız. Uyku düzeninizin bozulmaması için yatmadan hemen önce kullanmamayı tavsiye dilmektedir.
Yatak odalarını her sabah havalandırılması çok önemlidir. Özellikle giriş katlarında ve beton binalarda yaşayanların doğal olarak yer yüzünden yayımlanan Radon gazından korunmaları için gerekli olan havalandırmayı gerçekleştirmek gerekmektedir.
Ayrıca, yatak odasında başucunuzdaki duvarla bir elektronik aletin bitişik olmamasına dikkat edilmelidir. Tüm TV ve bilgisayarların arkalarında elektromanyetik (EM) alan daha büyüktür.
Gerekmedikçe cep telefonlarını kulak yerine hoparlörden kullanınız. Cep telefonunuz kullanmadığınız sürede mümkünse kapalı olsun. Kalp pili kullanıcılarında cep telefonu ve bu tür radyasyon kaynakları etkili bulunmuştur. Cep telefonlarını kalp üzerinde açıkken bulundurmamaya dikkat edilmelidir.
Çocuklarda sinir sistemi ve başın gelişiminin devam etmesi dolayısıyla, çocukların ve gençlerin yetişkinlerden daha çok risk altında olduğu bir gerçektir. Bu nedenle 16 yaş altındaki çocukların cep telefonu kullanmamaları, kullanmalarının zorunlu olması durumunda ise günde 10 dakikayı geçmemeleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilmektedir.
Bazı insanlar elektro manyetik alanlara karşı diğerlerinden daha hassastır. Bu kimselerde bilgisayar monitörlerine ve diğer elektrikle çalışan aletlere karşı aşırı hassasiyet oluşabilir ve reaksiyonlar açığa çıkabilir. Bu reaksiyonlar; boğazda kuruluk hissi, gözde problemler (ağrı ve görme bozukluğu), baş ağrısı, alerji, yüzde kızarıklık, uykusuzluk, seslere karşı hassasiyet, işitme zorluğu ve yorgunluk şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Dilerim bu önlemler günlük yaşamımızda sürekli beraber olduğumuz elektromanyetik radyasyona karşı biraz olsun bizleri koruyabilir.
