bu sabah gözlerim

yine eski günlerde olduğu gibi

deniz kokulu teninde gezindi şehrimin...

silüetin hâlâ amansız ve delirticiydi

gözlerim teninde gezinince

neler olabileceğini martılar bilir sevinirdi...

sabahın dilsiz saatlerini

onlar dile getirir

mavilerinde kanat kanat gezinirlerdi...

şehrin ortasında vapurlar

bir tek onlar

şehrin iki yakasının bir araya neden gelemediğini bilir

sadece onlar iki yaka arasındaki aşka

demir atıp yanaşabilirdi...

galata yaşanmış onca aşka rağmen

yine iflah olmaz serseriydi...

çığlık çığlığa uçuşan martıları

kavuşamayan iki yakanın arasındaki vapurları

gökyüzünde nazire yapar gibi izlerdi...

/Rabia Sümerval