yetişmem lazım işim var

işim biter bitmez bir dostumla randevum var

sol yanımda alev alev yanan sözcüklerim var

ah eteklerimden tutan çocuk şiirlerim var...

şiirin biri tam hazırlanırken gelir

talebi son derece nazikçe "yaz...yaz" diyor hafifçe

kısacık süren bir öpüş gibi

"tamam yazdım işte" deyip işime bakıyorum...

bir diğeri geliyor yine eteğime

gözleri dolu dolu "yaz beni" diye

yazmasam dizimde ağlayacak sel sele

incitmeden duygularını öpe koklaya onu da yazıyorum...

rujumu sürerken bir şiir geliyor ki

hem fettan kural tanımaz

hem fütursuz ve tehditkar

kısık bir sesle "yazmadan gidemesin beni..." deyince

yazıyor yazdıkça yazıyorum

cilvesinden işvesinden kalemimi alamıyorum...

tamam diyorum içimden

iş beklesin yarın da hallederim

ben şunu bitirip hiç olmazsa dostuma gecikmeyeyim

tam kapıdan çıkarken

bir şiir geliyor ki içinde istanbul;

çocukluğum

yavru kedilerim

arka bahçedeki ballı dutum

adalar rüyalarıma giren faytonlar

öyle hızlı hızlı deli gibi akıyor ki içime

yazmasam geçip gidecek

geçip giden asi gençlik gibi...

aman diyorum!

olmadı dostumla yarın buluşuruz...

/Rabia Sümerval