doğduğum şehirde bir martı tanırdım
o martı şimdi
deniz aşırı uçmuş yanıma gelmiş
hey gidi
onunla mavi mavi ne günler yaşamıştık...
gülüp konuşurken birden bire ve
en fazla akşam çökmesine yakın saatlerde
alacakaranlık göğün bir ucundan girer
öteki ucundan çıkar
arsız bir çığlıkla şehrin gelmişine geçmişine söverdi...
ben kanat seslerini duyabileceğim bir mesafeden
ona bakardım
ona hayrandım...
yalan değil onsuz ben ne gökyüzü
ne de deniz tanıdım...
kanat sesleriyle
deniz ile gök arasındaki boşluğu tokatlar gibi çınlatırdı
ondan ayrılamaz
onsuz olamazdım...
sonra ne olduysa oldu
koptuk farkına varmadan
doğduğum şehirde bir martı tanırdım
o martı şimdi
deniz aşırı uçmuş yanıma gelmiş...
/Rabia Sümerval