Brütüs kimdi?
Sezar’ın evladı gibi sevdiği adam.
Ne yaptı?
Sırtından bıçakladı.
Sezar ne dedi?
“Sen de mi Brütüs?”
Mevlânâ ne demişti yüzyıllar önce?
“İyilik eden, kötülük bulsa da iyiliğinden vazgeçmesin.”
Ama bizim millet o sözü şöyle anlamış:
“İyilik et, denize at, balık bilmezse... zaten sen de bir daha yapmazsın.”
Bir gün Dursun, Temel’e evini açmış.
Yemek vermiş, yatacak yer vermiş.
Aylar sonra Dursun hastalanmış, Temel’i aramış:
— Gel bi yardım et be Temel!
Temel demiş ki:
— Ula ben o evde kalırken seni misafirperver sandıydım, hastane sigortası değil!
Tarih vefasız dolu.
Napolyon, sadık generali Ney’i kurşuna dizdirdi.
Sultan Abdülaziz, sarayda büyüttüğü paşalar tarafından bilekleri kesilerek öldürüldü.
Mandela bile, ömrünü verdiği partisi tarafından yalnız bırakıldı son yıllarında.
Vefasızlığa bakınca insan diyor ki:
“Bu kadar ihanetten sonra hâlâ mı iyilik?”
Evet. Hâlâ. Hem de inadına.
Çünkü iyilik, karşındakine değil, kendine ettiğindir aslında.
İyilik karakterdir, refleks değil.
Vefa karşılık beklemek değil, insan kalabilmektir.
Kısa bir şiirle hatırlatalım:
> Gönül koyma unutana,
Vefa bekleme vefasızdan.
İyilik senin aynandadır,
Kırılma nankör aynadan.
Ey okur,
Evet, iyilik bazen karşılıksız kalır.
Hatta seni suçlayan da olur. Hatta APTAL olduğunu bile düşünebilirler..
Ama unutma...
İyiliği herkes yapamaz.
Kötülük herkesin harcı ama iyilik yürek ister.
Bu yüzden,
Vefa görmesen de iyilikten vazgeçme.
Çünkü gün gelir…
Birinin karanlığına tuttuğun küçük ışık,
Senin yolunu da aydınlatır...
Dünyayı güzellik kurtaracak, güzel kal...
(Emeğin, Emekçinin Bayramı 1 Mayıs Kutlu Olsun.)
H.Cemil Doğru
Eğitim İş Urla Bşk
Urla Kent Kon.Yr.Kr.Üyesi
Dün vardı, bugün de, yarında var olacaktır. Selam ve sevgiler.