Bir insanın içinde kaç insan var?
Asıl mesele bu.
Patronun karşısında “uysal kedi”, astlarının karşısında “pençeli kaplan”…
Sosyal medyada “mazlum melek”, trafikte “klaksonlu maganda”…
Evde eşinin yanında “sus pus”, kahvede arkadaşlarının yanında “delikanlı”…
Hangisi gerçek biz?
Çünkü rollerimiz var.
Ama kişiliğimiz tek.
Ve işte hayatın imtihanı tam da burada başlıyor.
Atalarımız ne demiş?
“İnsanı pazarda ve tatilde tanırsın.”
Yani bordronun, rozetin, makam kartvizitinin olmadığı yerde kimliğin neyse, işte sen osun.
Rahmetli annem derdi ki:
“Birini tanımak istiyorsan, ona yetki ver, para ver… bak bakalım ne yapıyor.”
Hakikaten öyle. Çalabileceği kasa önündeyken elini kasaya sokmayan adama namuslu denir. Yoksa herkesin elini kolunu bağlarsan, kimsenin hırsız çıkmaması marifet değil.
Bakın Atatürk’e.
Çanakkale’de komutan.
Meclis’te milletvekili.
Çankaya’da devlet başkanı.
Ama bütün rollerinde aynı insan: dürüst, çalışkan, halkçı.
Onu farklı yapan bu.
Einstein’a soruyorlar:
“Savaşta en çok kimi kaybettik?”
“Çok İnsan, daha çok insanlık” diyor.
Çünkü bomba insanı da öldürdü insanlığı da..
Ama gelin bugüne…
Bir bakıyorsun sosyal medyada “halk adamı”, ilk fırsatta kazığı garibana kakalıyor.
Bir bakıyorsun kürsüde “adalet timsali”, ertesi gün ortamında “dosya ayarlayıcı”.
Bir bakıyorsun ekranda “hoşgörü abidesi”, evde eşine, çocuğuna “sopalı zorba”.
Diyorlar ya:
“İnsanı insan yapan çelişkileridir.”
Hayır efendim. İnsanı insan yapan, çelişkilerini nasıl yoğurduğudur.
Mevlâna sema ederken neyse, dervişhane mutfağında da oydu.
Bach piyano başında neyse, sofrada da oydu.
Yani tek yüzlüydüler.
Bir fıkra anlatayım:
Adamın biri kahvede sürekli “Ben dürüstüm, ben namusluyum” diye böbürlenirmiş.
Köylü dayanamamış:
“Ula, sen dürüstsen biz neyiz?” demiş.
Adam cevap vermiş:
“Ben dürüstüm, çünkü henüz fırsat çıkmadı!”
İşte mesele tam bu.
Fırsat varken de aynı kalabilmek.
Bir şiirle bağlayayım:
İçimizdeki insan,
Fotoğraflarda görünmez.
O, fırsatta ortaya çıkar,
Menfaatle, yalnızlıkla,
Ve vicdanla baş başa kalındığında.
Kısacası…
Bir insanın içinde kaç insan var?
Kiminin içinde tek insan var, o da dimdik.
Kiminin içinde bir kalabalık var…
Ama hiçbiri gerçek değil.
Kişiliğini tüm rollerinde tutarlı bir şeklide gösterenlere selam olsun.
(9 Eylül - İzmir ve 12 Eylül Urla- Ulusal Kurtuluş Savaşımızın dönüm noktası. Kurtuluş Bayramımız Kutlu Olsun. Özgürce yaşamamız için kendilerini feda eden şehitlerimize ve gazilerimize minnetle, şükranla. Ayrıca 8 Eylül 2025'te Balçova'da Şehit edilen iki polisimize Allah'tan rahmet kederli ailelerine sabırlar diliyorum.)
H.Cemil Doğru
Eğitim İş Urla Bşk
UKK Yrt.Kr.Üyesi