Pencere Haber Gazetesi
Pencere Haber Gazetesi
KÖŞE YAZISI

İLGİNÇ DÜNYA

H. Cemil DOĞRU H. Cemil DOĞRU Yazarın tüm yazıları
26-03-2026 19:36 3 dk okuma 1.752
Paylaş:

Dünya dediğin…

Düz bir çizgi değil.

Eline cetvel alıp ölçsen bile eğri çıkar.

 

Bir yerde bir bebek, kimsenin beklemediği bir anda, hayatın ortasına “merhaba” diye düşer…

Öte yanda bir adam, sabah kahvesini içerken, “ben artık yokum” diye sessizce çekilir hayattan.

 

Arada ne var?

Hah… işte tam orası: hikâye.

Bir bakıyorsun, bir gemi “batmaz” denilerek yola çıkıyor… sonra adını tarihe kazıyor: Titanic faciası.

Bir bakıyorsun, insanlar “uçamaz” deniliyor… sonra göğe bakıp “tut bakalım beni” diyorlar.

Bir kadın çıkıyor, laboratuvarda sabahlıyor… radyasyonu keşfederken kendi hayatını da yakıyor: Marie Curie.

Bir adam çıkıyor, “zaman görecelidir” diyor… biz hâlâ geç kalınca trafikten bahane buluyoruz: Albert Einstein.

 

Birileri savaşıyor…

Vatan için, toprak için, bayrak için, petrol için, silah satışı için, ego için.

Sonra bir masa kuruluyor…

aynı insanlar barış imzalıyor.

Yani?

Dünya aslında kavga edenlerle barışanların ortak evi.

Bir gün bir aşk başlıyor…

“sonsuz” deniliyor.

Üç ay sonra “engellendi” yazıyor.

Bir evlilik başlıyor… davul zurna.

Bir cenaze kalkıyor… sessiz sedasız.

Ama hayat?

Hiçbirine alınmıyor.

Devam ediyor.

 

Bak mesela…

bir gün insanlar “Ay’a gidilir mi?” diye dalga geçerken, bir sabah uyanıyoruz ve “küçük bir adım” diye bir cümle tarih oluyor: Apollo 11 Ay’a iniş.

Yani mesele şu:

İnsan denen canlı…

hem saçmalama kapasitesi yüksek,

hem mucize üretme potansiyeli sınırsız.

 

Bir yanda kazalar…

diğer yanda o kazalardan mucize gibi kurtulanlar.

Bir yanda yanlışlar…

öbür yanda o yanlışlardan doğan buluşlar.

Penisilini kim planladı mesela?

Kimse.

Ama hayat “yanlış yaptın” diye kızmak yerine, “al sana ilaç” dedi.

 

Tam burada dur…

çünkü bir şey daha değişti bu dünyada: sofralar.

Eskiden anne eli değmiş bir tabak vardı…

şimdi “iki tıkla gelen” bir hayat var.

Bir zamanlar ekmek kokusu evin ruhuydu,

şimdi paket açma sesi modern çağın marşı.

Ne yediğimiz… sadece midemizi değil,

kafamızı da dolduruyor.

Şeker yükselince sabrımız düşüyor,

vitamin azalınca umudumuz bile eksiliyor.

Fast food hız kazandırdı ama…

ruh yavaşladı.

Doğal olan azaldıkça,

insan da biraz “yapaylaştı”.

Çünkü mesele sadece kilo değil…

mesele zihin.

Mesele sadece beden değil…

mesele ruh.

Bir tabak bazen ilaçtır,

bazen dert.

Bir lokma bazen enerji verir,

bazen insanın içini kemirir.

Yani anlayacağın…

insan ne yerse biraz da ona dönüşür.

Sadece fiziksel olarak değil…

düşünce olarak da.

Ve belki de bu yüzden…

dünya kadar insanın ruh hali de değişken.

Kimisi huzurlu, kimisi gergin,

kimisi tok… ama mutsuz. Kimisi aç, açıkta ama yüzünde bir şükür...

 

Farklılık dediğin…

sadece fikirde değil artık,

tabakta da.

Çünkü herkes aynı şeyi yemiyor…

ama herkes aynı şeyi arıyor:

iyi hissetmek.

 

Farklılık dediğin…

rahatsız eder önce.

Sonra zenginleştirir.

Çünkü herkes aynı olsa…

ne keşif olurdu,

ne icat,

ne de “ya bu da nereden çıktı” dedirten o güzel sürprizler.

Kabul edelim…

dünya biraz da “acayiplikler sayesinde” dönüyor.

Ve biz…

o acayipliklerin içinde,

kendimizi fazla normal sanıyoruz.

 

Şimdi gelelim işin fıkrasına:

Temel’e sormuşlar:

“Dünyada en ilginç şey nedir?”

Temel demiş ki:

“İnsanların başına gelenler değil…

başına gelmeyince akıllanacaklarını sanmaları.”

 

Ve şiir gibi bitirelim:

Hayat dediğin,

biraz kaza, biraz mucize…

biraz gözyaşı, biraz kahkaha…

Aynı gökyüzünün altında

kimi düşer, kimi kalkar,

kimi sever, kimi unutur…

Ama en çok da…

farklı olanlar yaşatır bu dünyayı.

Çünkü herkes aynı olsaydı…

ne sen sen olurdun,

ne de hayat bu kadar güzel bir karmaşa olurdu.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Pencere Haber Gazetesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

H. Cemil DOĞRU — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

33 değerlendirme
Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

GK

Gülhan Kızlarkayası

11.04.2026
OT

Osman Taşkın

11.04.2026
Kalemine sağlık Cemil Öğretmenim...
EK

Ender Kırksekizoğlu

03.04.2026
Elinize gönlünüze sağlıklar
SA

Semih Ağanoğlu

31.03.2026
MB

MURAT BARUT

30.03.2026
Harika bir yazı Cemil hocam.. Teşekkürler kalemine sağlık
MÇ

Muhiddin çetinel

29.03.2026
Cemil hocam çok güzel bir yazı olmuş,yüreğinize elinize sağlık
S

Sema

29.03.2026
N

Nurcihan

29.03.2026
İki nokta arasını güzel anılarla,sevgiyle ve, çevresine kattığı güzelliklerle doldurabilenlere ne mutlu…iyilik, güzellik iyidir… belki de bulaşıcıdır…
Kalemine sağlık öğretmenim
KÇ

Kemal Çetiner

29.03.2026
Karmaşa olmak,güzel midir?Hayatın içinden kaleme yansıyanların karmaşa halinden kesitler sunmuşsunuz öğretmenim. Belki de hayat,niyet -seçim-yol üclemesinin neresinde yer aldığımıza göremi şekil alıyor.Dümende biz miyiz?Kader denen olgu mu? Karmaşamız güzelliklerin harmanlanması olsun. Belkide hayatın içinde kendimizi NORMAL sandığımız için farkındalığımızı kaybettik.
NO

NURCİHAN ORHUN Sayın hocam ne güzel anlamışsınız yürekten teşekkürler

29.03.2026
Değerli hocam günümüzü öyle güzel yorumlamışsinızki yüreğinize emeğinize sağlık iyiki varsınız.
MN

murat necmi saran

29.03.2026
Hocam eğitim kariyerinizi yazarlığınız ile taçlandırmışsınız. Hayata dair tespitleriniz muhtaşem. Elinize sağlık .
MG

Meral Gezgin

29.03.2026
Kaleminize, yüreğinize sağlık Cemil Hocam, yine efsane bir yazı.
SA

Semih Ağanoğlu

29.03.2026
AÖ

Asena Özberk

29.03.2026
Hayata,insana dair her şey var her yazınızda.Hem güncel hem geçmişten hem de yarına ve ana dair.
G

GünselNaykı

29.03.2026
Herşeyi çok güzel anlatmışsınız...çok teşekkür ederim bizi de aydınlattığınız için ...iyi günler..saygılar..sevgiler....
İ

İsmetAybek

29.03.2026
Harika kalemine sağlık Cemil
SV

Suna Vural

29.03.2026
Ya 'anlam bulmak' ihtiyacı? İyi hissetmek için çokça kafa yorduğum...
UB

Uğur Bıdıklı

29.03.2026
Güzel bir yazı... kaleminize sağlık
F

Faruk

29.03.2026
Emeğine ze Sağlık
NE

N. Ebru Yamaner

29.03.2026
Yine duygularımızın biz gibi ama harika dökümü. Her yazı mı dokunur yüreğe diyen varsa ya okumamış ya hissetmemiştir. Yüreğinize kaleminize sağlık
AA

ASIM AYDIN

29.03.2026
O kadar hayatın içinden tam da ortasından bir sesleniş gibi geldi okuduklarım....bazen hayatı genel olarak anlamlandırmaya çalışırız ya...asıl yanılgı da burada ortaya çıkıyor... biz tekiz ve herkesin hayatı boyunca şekil verdiği kendi doğrusu olduğunu düşünürsek mutlak bir doğru bulmak mümkün değil... asıl mesele kendi doğrunu ararken bir başkasınınkine yer açabilmek....
N

Nurcihan

29.03.2026
İki nokta arasını güzel anılarla,sevgiyle ve, çevresine kattığı güzelliklerle doldurabilenlere ne mutlu…iyilik, güzellik iyidir… belki de bulaşıcıdır…
Kalemine sağlık öğretmenim
İ

İzzettin

29.03.2026
Yüreniğize sağlık Cemil hocam
EA

Elif Arslan

29.03.2026
İnsan okudukça tekrar tekrar okumak istiyor
N

Nuray

29.03.2026
N

Nuray

29.03.2026
M

Maksut

29.03.2026
Zevkle okuduğum bir yazı daha. Kutluyorum
ES

Ertan Sayar

29.03.2026
Güzel, bilimsel bir yazı .
CD

Cenk Demirtaş

29.03.2026
Teşekkürler Cemil hocam. Yazınızı okurken aklıma birçok şey geldi:İnsanın doğaya ve emeğine yabancılaşması, farklılıklara rağmen birarada yaşayabilmek ya da yaşayamamak, yaşam-ölüm döngüsü, düzen ve karmaşa...
SA

serpil alkas

29.03.2026
Emeğinize sağlık cemil hocam
MB

Münevver Beydoğan

29.03.2026
Çok güzel bir yazı olmuş farklılıkları renkler gibi anlamışsınız
CD

Celal Doğan

29.03.2026
Birileri (İran)""Vatanını savunmak için,. diger bazıları ise (( ABD ve İsrail) katliam,yağma ve İşgal için İran'ı işgal edip petrolünü gasp etmek üzere savaşıyor!
Her iki savaşan kesimi aynı kefeye koymak çok yanlış!
FZ

Fatma Zülfüçelebi

29.03.2026
Hayatın çeşitli tatları...