İzmir…

2024’ten beri dört bir yanda yangınlarla kavruluyor.

Çeşme, Alaçatı, Urla, Seferihisar, Ödemiş, Buca…

Ormanlarımız paramparça.

Bilerek, bilinçsizce, ihmal ya da terör niyetiyle…

Sonuç? Çıplak toprak, çaresiz hayvanlar, umutsuz insanlar.

 

Ödemiş’te 81 yaşındaki İbrahim amca, evinde mahsur kaldı, ateşle toprağa karıştı. 

Orman işçileri, 18 saattir nöbette, “ağlama isteği geliyor” diyorlar …

Ve biz hâlâ soruyoruz:

Neden?

 

O, fabrika kaynak kıvılcımı mıydı, yoksa nedeni bilinmeyen bir kasıt mı vardı? Önce İzmir Buca’da iki kişiyi gözaltına aldılar, sonra gözaltılar arttı. Sosyal medyada onlarca farklı haber-yorum-ihbar-üstlenme...

Peki, ya ağaçlar, hayvanlar, canlılar?

Hepsi kül oldu.

Bazen bir bitki kurumuşsa merhametten, bazen de yaşamaktan vazgeçiyoruz!

 

Temel şöyle demişti:

> “Ben torpil istemem, ama ceviz olsam bile, kovuğun vermesin dalını.”

Şimdi… O ceviz ağacı bile yok!

Dal da tutamaz hale geldik.

 

Devam edelim:

“Orman sadece ağaç değil, insanlığın vicdanıdır.”

İzmir’in dört bir yakasında yangınların ilk günü,

Helikopterler uçuyor;

14 uçak, 182 araç, 540 personel müdahale ediyor;

ama yangın rüzgârın arkadaşlığıyla afete dönerken ölen vardı: can, ağaç-hayvan…

 

> Alev sarar seni, son yapraktan başlar,

Bir gözyaşı düşer toprağa,

Ölmek varmış…

Ne güzelmiş onlar!

 

Vicdan, ahlak, sevgi, inanç, yasa…

Her şey, alevin karşısında eriyor.

“Yeşil vatan” için can verenler var:

Şehit olan orman işçisi İbrahim Demir …

Onlar ölürken ders verdiği için ağlamayacağız, ama artık anladığımız için, onlar için susmayacağız!

 

Sonrası?

Yasalar mı?

Yoksa tek başına kalmış bir çam fidanı mı kurtaracak?

 

Bu yangınlar, vicdanlarımızın alevidir.

İnsan, bir ağacı korumak için kendiyle bile karşı karşıya kalmayı cesaret edebilmelidir. Koskoca Atatürk bir İğde ağacı için köşkü taşıttı...

Sense yananların yerine yapılan otellere mi gidiyorsun? Ayıp...

 

Kalabalık içinde sessiz kalınca, alev büyür…

Ama  “Dur” dese…

Yangın söner. Kim mi? Sensin, sen! Havana, suyuna, toprağına, ağacına, hayvanına zarar getirecek her kötülüğe karşı dik dur. Tapusu bende mi deme! Tapusu hepimizde, bu vatan bizim! Emanettir! Emanate hıyanet olmaz!

 

Şimdi elle tutulur bir adım atın:

İhmalse cezayı, kasıtsa adaleti arayın.

Duymuyorsun diye o canım ağaçların haykırışlarını, anlamıyorsun diye o güzelim hayvanların feryatlarını yok mu saýıyon?

Sen vicdanlı!

Hayvan dostlarımızın hayatı için mi ağlıyorsun?

Ağaçlar için mi sövüyorsun?

Önce kendinize sorun:

*Sen ne yaptın? *

(Yazım baskıya hazırlanırken Pençe Kilit Operasyonu'nda şehit sayımızın 12'ye çıktığını öğrendim. Yüreğimiz yine yandı. Milletimizin başı sağ olsun!)