Pencere Haber Gazetesi
Pencere Haber Gazetesi
KÖŞE YAZISI

İKİ FATMA NUR, BİR MEMLEKET VE BİR TAKVİMİN İRONİSİ

H. Cemil DOĞRU H. Cemil DOĞRU Yazarın tüm yazıları
12-03-2026 18:04 2 dk okuma 1.487
Paylaş:

Bazen kaderin de mizah ortaya çıkar.

Hem de kara mizah.

Aynı hafta…

Aynı isim…

Aynı ülke…

İki kadın.

İkisinin de adı Fatma Nur Çelik.

Biri öğretmendi.

Bir sınıfta durur, tahtaya tebeşirle hayat çizerdi.

“Canlılık nedir?” diye sorardı çocuklara.

Ama hayatı anlatan kadın, hayatın en acı cümlesiyle karşılaştı.

Kendi öğrencisinin şiddetiyle öldürüldü.

Bir öğretmen…

Hayatı anlatırken hayatını kaybetti.

Cenazesinde oğlunun tabuta sarılışı vardı.

Bir ülkenin kalbini sıkıştıran fotoğraflardan biri.

Diğeri…

Onun adı da Fatma Nur Çelik.

Ama hikâyesi başka bir karanlıkta.

Bir anne.

Bir mücadele.

Bir adalet arayışı.

Ve sonra…

Bir kıyıda bulunan sessizlik.

 

Biri okulda öldürüldü.

Biri karanlığın içinde kayboldu.

İkisi de aynı hafta.

İkisi de aynı isim.

Tesadüf mü?

Belki.

Ama tesadüf olmayan şey şu: Şiddetin adresi yine insan.

Bir öğretmenin çığlığı

Söylenene göre öğretmen bir yıl önce şikâyet etmiş.

“Tehlike var” demiş.

Söylenene göre diğer Fatma Nur da yardım istemiş.

“Tehlike var” demiş.

 

Bu coğrafyada bazı cümleler vardır.

Sadece cenazede duyulur.

Dünya da farklı değil

Biz bu acıyı konuşurken…

Bir başka yerde bir okul bombalanıyor.

İran’da…

Bir okul.

Bir sınıf.

Bir teneffüs.

Sonra bomba.

160’tan fazla öğrenci ve öğretmen.

Defterler açık kaldı.

Kalemler yarım kaldı.

Bir çocuğun defterinde belki şu yazıyordu: “Büyüyünce öğretmen olacağım.”

Olmadı.

Savaş izin vermedi.

 

 

Savaşın özeti:

Savaş dediğin şey iki tarafın da kaybettiği bir tartışmadır.

Kazananı yoktur.

Sadece mezar taşları çoğalır.

 

Ve takvim…

Takvim bazen insanı düşündürür.

Bu hafta…

Birbirinden anlamlı günlerle dolu.

 

 

12 Mart

Bugün İstiklal Marşı’nın kabulü.

Mehmet Akif Ersoy bir milletin kalbini tek şiire sığdırmıştı.

“Korkma” diye başlamıştı.

En zor zamanlarda milletin nasıl kenetlendiğini ve gerekirse yeniden kenetleneceğini anlatmak için.

Ruhunu anlamak gerekiyor.

(Allah bu millete bir daha Milli Marş yazdırmasın)

 

14 Mart

Bir başka önemli gün.

Tıp Bayramı.

Bir doktorun en büyük hayali nedir?

Hayat kurtarmak.

Ama bazen doktorlar da çaresiz kalır.

Çünkü bazı hastalıklar vardır…

Reçetesi yoktur.

Mesela: Vicdan eksikliği.

Toplumsal şiddet.

Savaş.

(Tüm Doktorlarımızın, Hemşirelerimizin, Sağlık Çalışanlarının Günü Kutlu Olsun)

 

Küçük bir fıkra:

Adam doktora gitmiş.

“Doktor Bey” demiş.

“Ben değil, memleket hasta.”

Doktor sormuş:

“Belirtiler?”

Adam cevap vermiş:

“İnsanlar birbirine merhamet göstermiyor.”

Doktor başını sallamış.

“Zor hastalık” demiş.

“İlacı eğitimdir.”

 

18 Mart

Sonra Çanakkale.

Gallipoli Campaign

Bir milletin yeniden doğduğu yer.

Gençler vardı orada.

Öğrenciler.

Öğretmenler.

Tıp fakültesi öğrencileri.

Birçoğu geri dönmedi.

Ama o savaşta bile bir şey vardı:

Onur.

Bugün ise savaşlar televizyon ekranında.

Ama acısı gerçek.

Çanakkale’den bir hatırlatma.

Bir asker günlüğüne şöyle yazmıştı:

“Biz ölürsek çocuklar yaşasın diye.”

(18 Mart Çanakkale Zaferimiz Kutlu Olsun.)

 

Ve Ramazan Bayramı yaklaşıyor,

Barışın bayramı.

Affetmenin bayramı.

Küslerin barıştığı bayram.

 

Son bir şiir:

İki kadın vardı

adı aynı

iki hikâye vardı

acı aynı

bir sınıf vardı

tebeşir kokulu

bir dünya vardı

barut kokulu

ve bir soru vardı

insan

ne zaman

insan olacak?

 

Son söz.

Öğretmenler öldürülüyorsa…

Kadınlar güvende değilse…

Çocuklar bombalar altında ölüyorsa…

Sorun kader değildir.

Sorun…

İnsanlığın eksilmesidir.

Belki de en büyük devrim şudur:

Bir gün uyanıp “İnsanlık ölmesin” diyebilmek.

(Ramazan Bayramımız Kutlu Olsun)

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Pencere Haber Gazetesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

H. Cemil DOĞRU — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

24 değerlendirme
Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

S

Sema

16.03.2026
EÇ

Ebru Çetin

15.03.2026
Kaleminize sağlık
MÇ

Muhiddin çetinel

14.03.2026
Tebrikler çok güzel bir yazı .
Malesef tam bir cinnet toplumu olduk.
EÖ

ERDOĞDU ÖZCAN

14.03.2026
Yönetimler İNSAN odaklı olmadığı sürece nerede olursa olsun daha kötülerini görebiliriz. İki büyük sorunumuz var; insan ve doğa odaklı olmamak...
İ

İsmetAybek

13.03.2026
Harika bir yazı İki kadınımızın isminin aynı olması gerçekten çok dikkat çekici Göz yumulan şiddet
MB

Münevver Beydoğan

13.03.2026
Yazınız çok doğru malesef hastanın doktora dediği gibi tüm millet hasta
AC

Ali Coban

13.03.2026
Emeğinize sağlık çok iyi gözlem ve ozet
RT

Rıdvan Taşkın

13.03.2026
Cemil başkanım, ülkemiz ve dünyamız için önemli konulara dikkat çektiğiniz yazınız için yüreğinize sağlık.
Herşeyin başı Eğitim
HT

hülya toker dinçer

13.03.2026
Emeklerinize sağlık öğretmenim,yazılarınız sosyal gerçekliği öyle güzel yansıtıyor ki...en içten dileklerimle kutluyorum. hülya toker dinçer.
BA

Bahri Avcı

13.03.2026
Öğretmenim eline emeğine sağlık duygu ve düşüncelerimizi ortak faydası olmuşsun ama bir gerçek var bu ülkede kadınlarımızın eş değeri yok eğitim sistemi böyle olduğu müddetce yarın aramızda bunlar devam edecek öpüyorum selamlar
S

Sultan

13.03.2026
Kaleminize sağlık hocam, çok duygusal bir yazı bütün sorun insan olmak, insan görmek karşıdakini
ZK

zeki Kacar

13.03.2026
Elinize yüreğinize sağlık
N

Nurcihan

13.03.2026
Martı acılarla tamamlıyoruz…İçinde bayramı olsa da gönület yorgun , üzgün…..Umarım nisanda çocuklar gibi şen oluruz
Kaleminize sağlık öğretmenim
G

GünselNaykı

13.03.2026
Yazıılarınızı büyük bir zevkle okuyorum...ben de 14 mart Tıp Bayramını ve 18 mart Çanakkale savaşının yıldönümünü candan kutluyorum...şehitkerimizi rahmet ve minnetle anıyorum,mekankarı cennet olsun...
CD

Celal Doğan

13.03.2026
Vatan Savunması Savaşı ve Emperyalist hegomanya Savaşı olarak iki tür Savaş vardır.Baska bir anlatım ile Savaşlar "Haklı ve Haksız Savaş olarak ikiye ayrılır!

Not: Örneğin şu an " İran ve Amerikan Emperyazmi ile İsrail Siyonizmi arasındaki Savaşin İran acisindan "Vatan Savaşı",ama ABD ve İsrail açısından bir "Hegomanya ve Yıkim ve İşgal Savaşı"dir.

Bu nedenle makalenizin "Savaşın kazananı yoktur" ifadesine katilmiyorum.
Çünkü Kurtuluş Savaşı'nda biz kazandık,ama İran ve ABD İsrail Savaşı'nda da İran kazanırsa, İnsanlık ve Dünya bu Savaşın kazananı ve Emperyalist soykirimcilarinin ise bu haksız savaşın kaybedeni olur! Yani Vatan Savaşı verenlerin savaşı kazanmalari büyük bir kazanimdir.

Selam ve Sevgilerimle!
KÇ

Kemal Çetiner

13.03.2026
Sorun Vicdanını kaybeden İNSANLIK!İnsanlık demek ne kadar doğru?Tartışılır, insanlık olsa vicdan yenik düşmez,hırslarına öfkelerine, daha çok kazanma ,maddeye ,şatafata, katliamlara,savaşlara. Farkindamiyiz her gün her saat her an savaş var bu dünya da.Demek ki insan doğuyoruz ama insan olarak ölmüyoruz.Kalemine yüreğine sağlık hocam.
N

Nuray

13.03.2026
Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık
GS

Guclu Sozer

13.03.2026
GS

Guclu Sozer

13.03.2026
A

Ayfer

13.03.2026
Muhteşem bir anlatım yüreğinize sağlık
NO

NURCİHAN ORHUN Sayın hocam ne güzel anlamışsınız yürekten teşekkürler

13.03.2026
Sayın hocam yine yüreklere dokunan mükemmel bir yazıya imzanızı atmışsınız
Kaleminize sağlık
NE

N. Ebru Yamaner

13.03.2026
Kaleminiz yine gerçekleri muthiş ifade etmiş. İyi Bayramlar hocam her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız
NE

N. Ebru Yamaner

13.03.2026
Kaleminiz yine gerçekleri muthiş ifade etmiş. İyi Bayramlar hocam her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız
NE

N. Ebru Yamaner

13.03.2026
Kaleminiz yine gerçekleri muthiş ifade etmiş. İyi Bayramlar hocam her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsanız