Yeni yıl…
Bir yaprak kopar takvimden, insan zanneder ki kader değişir.
Oysa bilim der ki: Dünya, Güneş’in etrafında bir turunu daha tamamlamıştır. 365 gün, 6 saat… Ne eksik ne fazla. Evren açısından sıradan bir dönüş, insan açısından büyük bir “yeniden başlama bahanesi.”
Bilim Ne Diyor? Beyin, döngüleri sever. Başlangıçlar, reset tuşu gibidir. Psikologlar buna “temporal landmark effect” der. Yani insan, zamanı bölümlere ayırarak kendini toparlar. Pazartesi, doğum günü, yeni yıl… Hepsi aynı kapıya çıkar: “Bu sefer ben olacağım.”
Sosyoloji Ne Diyor? Toplumlar ritüellerle ayakta durur. Birlikte sayar, birlikte güler, birlikte umut eder. Yeni yıl; aynı sofrada oturamayanların, aynı dileği aynı saniyede tutabildiği nadir anlardandır.
Psikoloji Ne Diyor? İnsan umutla yaşar. Umut yoksa, takvim de yoktur. Yeni yıl, insanın kendine yazdığı mektuptur: “Vazgeçmedim.”
İlk Yeni Yıl Kimden Çıktı? Hayır, Hollywood’dan değil.
Mezopotamya: Akitu Bayramı. Bahar ekinoksunda kutlanırdı. Yeni yıl = yeni ekin = yeni hayat.
Antik Mısır: Nil taşınca yıl başlardı. Su geliyorsa, bereket vardır.
Roma: Janus. Bir yüzü geçmişe, bir yüzü geleceğe bakan tanrı. Ocak (January) buradan gelir. Yani mesele maytap patlatmak değil, mesele devam edebilmek.
Mitolojiler Ne Diyor?
Türk Mitolojisi: Nevruz. Demir dağlar erir, zincirler kırılır. Yeni yıl = özgürlük.
Yunan Mitolojisi: Kronos zamanı yutar ama insan yine de hayal kurar.
Afrika Mitolojisi: Yeni yıl, atalarla bağ kurma zamanıdır.
Kızılderili Mitolojisi: Doğayla yeniden sözleşme yapılır.
Arap Kültürü: Zaman döngüseldir; her yıl bir imtihandır.
Hepsinde ortak nokta: Yenilenmek.
Dünya Bugün Yeni Yılı Nasıl Karşılıyor?
Japonya’da insanlar yeni yıla girerken tapınak çanları tam 108 kez çalar. Her çan, bir insan kusurunu uğurlar. Kibir gider, öfke gider, kıskançlık gider… Keşke her çanla bir kötü alışkanlık gitseydi.
İspanya’da saat tam 12’de 12 üzüm yenir. Her üzüm bir ay için. Boğazına kaçarsa? Demek ki o ay biraz zor geçecek. Hayat gibi… Çiğnemeden yutulmuyor.
Danimarka’da insanlar komşularının kapısında tabak kırar. Kapında ne kadar çok kırık varsa o kadar çok dostun vardır. Birçok kapıda en çok ne var? Dedikodu.
İskoçya’da ilk giren misafir önemlidir. Buna “first footer” derler. Yeni yılın kaderini, ilk adım belirler. Gerçekten de öyle değil mi? Bir yanlış adım, koskoca yılı sürüklüyor.
Brezilya’da insanlar beyaz giyinir, denize çiçek bırakır. Yeni yıla barışla girmenin sembolü. Beyazın altında ortak dilek: “Biraz huzur.”
Çin’de yeni yıl takvimle değil, ayla gelir. Kırmızı zarflar, aile sofraları, gürültülü ejderha dansları… Ama özünde tek şey var: Aile.
Etiyopya’da yeni yıl, yağmurdan sonra başlar. Çünkü bereket, takvimden önce gelir.
Bugünle Eskileri Karşılaştırırsak…
Eskiden yeni yıl: Toprak, su, aile, ateş.
Bugün yeni yıl: Kasa, kampanya, kredi, plastik ağaç. Ama insan hâlâ aynı insan. Hâlâ bir dileği var. Sadece ambalajı değişti.
Hollywood Bu İşin Neresinde? Hollywood, kar üstünde öpüşmeyi evrensel sandı. Yeni yılı tek tipe soktu. Ama dünya hâlâ renkli.
Asya çanla uğurluyor, Afrika suyla, Latin Amerika müzikle, Türkler ateşten atlayarak… Demek ki umut, tek merkezden dağıtılmıyor.
Hollywood Ritüeli pazarladı. Umut sattı. Mutluluğu paketledi. Ama suç kimde? Umudu alışveriş poşetine sığdırmaya çalışan bizde.
Kısa Bir Şiirle;
Takvim değişir,
insan değişmez derler.
Yanılırlar.
İnsan bazen
bir saniyede değişir.
Değişmeye gücü varsa...
Bugün Birçok Yerde En Büyük Yanlış Anlama: Yeni yıl = Noel sanılıyor. Oysa biri dini, diğeri insani. Takvim günah olamaz. Umut da haram değildir.
Tüketim Toplumu Ne Görüyor? Yeni yıl = satış grafiği. Ama insan ne görüyor? Birlikte saymayı… 10… 9… 8… O an herkes eşit. Zengin de fakir de aynı saniyede dilek tutuyor.
Son Fıkra;
Adam yeni yılda karar almış: “Bu yıl daha sakin olacağım.”
Saat 00.01 Wi-Fi gitmiş. Elektrik kesilmiş.
Yeni yıl işte…
İmtihan hemen başlar.
Yeni yıl ne batının ne doğunun… Yeni yıl insanlığındır. Ve belki de en çok, vazgeçmeyenlerindir.
Şimdi Soruyu Soralım. Japon’un çan çalmasının, İspanyol’un üzüm yemesinin, Türk’ün ateşten atlamasının kime ne zararı var? İnsanların bir araya gelip umut etmesinin kime ne zararı var? İsteyen kutlasın istemeyen kutlamasın. İsteyen dilekleriyle isteyen dualarıyla başlasın yeniye.
Yeni eve taşınırsın, yeni bir işe başlarsın, yeni bir okula gidersin hep “hayırlısı olsun” diye temennilerde bulunursun. Yeni bir yıl başlıyorken de umut etmek...
Savaşların ve Şiddetin her türlüsünün son bulduğu, Sevginin, Saygının, Barışın, Huzurun, Refahın, Kardeşliğin, Hoşgörünün, Paylaşmanın Sağlıkla Hüküm sürdüğü bir yıl yaşayalım.