Pencere Haber Gazetesi
Pencere Haber Gazetesi
KÖŞE YAZISI

“Bir Ülkenin Kalp Atışıdır Atatürk”

H. Cemil DOĞRU H. Cemil DOĞRU Yazarın tüm yazıları
06-11-2025 17:38 3 dk okuma 1.486
Paylaş:

Kimi insanlar vardır, doğdukları gün sadece bir bebek değil, bir umut doğar dünyaya.

1881’de Selanik’te, gürül gürül yanan sobanın yanında ağlayan o bebek, aslında bir milletin yeniden doğuş ninnisini mırıldanıyordu.

Adı Mustafa’ydı.

Henüz “Kemal” olmamıştı.

Henüz “Atatürk” hiç olmamıştı.

Ama içinde bir memleketin kaderini değiştirecek kadar büyük bir dert vardı.

 

O dert neydi biliyor musunuz?

Karanlıkta kalmış bir milletin, “ışığa kavuşması…”

 

    O, kılıçların parladığı, cehaletin hüküm sürdüğü, kız çocuklarının okula gönderilmediği bir çağda doğdu.

Bugün çocuklar “okul yolu”nda şarkı söylerken, o çocukluğunda “okul için” mücadele etti.

 

Babası erken öldü.

Küçücük Mustafa, annesinin gözyaşlarıyla yoğrulmuş bir azmin içinde büyüdü.

Selanik’teki Şemsi Efendi Okulu’nda hocasının “Bu çocuğun zekâsı farklı” deyişiyle nam saldı, Rüştiyede “Kemal” adını aldı.

İşte orada, Mustafa Kemal doğdu.

 

Bir çocuk düşünün:

Sırtında yamalı ceket, elinde eski bir defter, ama kafasında koca bir vatanın kurtuluş planı!

 

Mustafa Kemal Olmak Yetmezdi… Atatürk Olmak Lazımdı!

 

Çünkü o sadece kendini kurtarmak istemedi.

Halkını, kadınını, çocuğunu, çiftçisini, köylüsünü, memurunu…

Hepsini omuzladı.

 

Samsun’a çıktığında yanında ne ordu vardı ne para.

Ama kalbinde 20 milyon yorgun yürek vardı.

Dedi ki:

“Ümidini yitiren milletin sonu gelmiştir. Ben milletimin ümidiyim.”

 

O ümit, Erzurum’da büyüdü, Sivas’ta örgütlendi, Ankara’da meclis oldu.

Bir ulus, “küllerinden doğmayı” ondan öğrendi.

Kurtuluş Savaşı’nda yoksul halkın direnişiyle zafer kazandı.

Ama o biliyordu:

“Zafer kazanmak kolay, onu sürdürmek için akıl gerekir.”

 

Kadına Değer Verilmediği bir zamanda Kadını Milletin Temeli Yaptı

 

Bir gün kürsüde dedi ki:

“Bir toplum, kadın ve erkek olmak üzere iki cins insandan oluşur.

Birini geri bırakırsanız, toplumun yarısı topal kalır.”

 

Yani o gün, Türk kadınına sadece seçme hakkı vermedi…

Omuz verdi.

“Sen yüzyıllardır susturuldun, artık konuş” dedi.

“Evinde hapis kaldın, ülkeni yönet” dedi.

O yüzden her Türk kadının kalbinde Atatürk sevgisi, saygısı vardır.

 

Türk Çocuğuna Dünyayı Gösterdi

 

O yıllarda Avrupa’da uçaklar yapılırken, bizde hâlâ öküz arabası vardı.

Ama o, “Biz de yaparız!” dedi.

Kayseri’ye uçak fabrikası kurdu.

Anadolu köylerine okul yaptırdı.

Köy Enstitüleri’ni yeşertti.

Şeker fabrikalarından kumaş fabrikalarına, demiryollarından barajlara, hastanelerden tiyatrolara, statlardan bankalara ülkem ve insanım koşmaya başladı onla...

Bir eline haritayı, bir eline kalemi aldı.

Ve dedi ki:

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”

 

Bugünün çocukları tabletle oynuyor ya hani…

İşte o tabletin tohumunu o attı.

Çünkü o, bilginin kıymetini, süngüyle değil, kalemle kazanılacağını biliyordu.

 

Cumhuriyeti Kurdu, Gidip Dinlenmedi…

 

“Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz,” dedi.

Yani o, ülkesini sadece kurtarmadı, geleceğe emanet etti.

 

Bugün biz o emaneti bazen unutuyoruz.

Trafikte selektör yapan şoför kadar bile iletişim kuramıyoruz.

Birbirimize saygı göstermeyi, Atatürk’ün bize kazandırdığı o medeniyet terbiyesini bazen sosyal medya gürültüsünde yitiriyoruz.

 

Ama o, hâlâ gökyüzünde yıldız gibi parlıyor:

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacak, ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

 

Bugünün Çocuklarına Vasiyet

 

Ey bugünün çocuğu,

Telefonunun ekranına değil, Atatürk’ün ufkuna bak.

O sana “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” ol demişti.

Soru sor, merak et, çalış.

Çünkü o, senin için uyumadı, senin için savaştı, senin için çalıştı.

 

Ve ey bugünün öğretmeni,

O “muallimlere” milletin geleceğini emanet etti.

Sen tahtaya yazarken, onun gözleri hep senin kaleminde.

 

Bir Milletin Kalp Atışıdır Atatürk

 

Saat 09.05’te sirenler çaldığında,

Yalnızca bir lideri değil,

Bir milletin kalp atışını duyarsın.

 

Çünkü o ölmedi.

O, her sabah bayrakla uyanan çocukta,

her derste “Atam izindeyiz” diyen öğretmende,

her tarlayı süren, her fabrika kuran, her özgür nefeste yaşıyor.

 

Ve bugün 10 Kasım…

Bazıları için sadece bir takvim yaprağı,

Ama bizler için bir yürek defteri.

 

O defterin ilk sayfasında yazar:

“Benim iki büyük eserim vardır: Cumhuriyet ve Türk gençliği.”

 

O halde…

Cumhuriyet’i koruyacak,

Gençliği ayağa kaldıracak,

Ve “Mustafa Kemal Atatürk'ü sonsuza kadar yaşatacak olan da biziz.

 

Çünkü Atatürk ölmedi.

Biz ülkemizden milletimizden vazgeçtiğimizde, ilkelerinden saptığımızda ölür.

Hatırladıkça, düşündükçe, çalıştıkça, ürettikçe, paylaştıkça, güldükçe, umut ettikçe yaşamaya devam eder, edecek…

 

H.Cemil Doğru

Eğitim İş Urla T  emsilcisi

UKK Yr Kr Üyesi

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Pencere Haber Gazetesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

H. Cemil DOĞRU — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.