Pencere Haber Gazetesi
Pencere Haber Gazetesi
KÖŞE YAZISI

8 MART, KADININ ADI

H. Cemil DOĞRU H. Cemil DOĞRU Yazarın tüm yazıları
05-03-2026 17:46 3 dk okuma 2.324
Paylaş:

Kadın denilince akla gelen ilk şey nedir?

Kime sorduğunuza bağlı.

Bir çocuğa sorarsanız: “Anne” der.

Bir şaire sorarsanız: “İlham.”

Bir diktatöre sorarsanız: “Kontrol edilmesi gereken güç.”

Bir kapitaliste sorarsanız: “Hedef kitle.”

Bir Anadolu köylüsüne sorarsanız: “Evin direği.”

Bir eşitsizlikten beslenene sorarsanız: “Sınır.”

Ama hakikat şu:

Kadın denilince akla gelmesi gereken ilk şey insandır.

Gerisi toplumların aynasıdır.

 

Çalışan kadın = özgür kadın mı?

Hayır.

Çalışmak özgürlüğün kapısını aralayabilir.

Ama anahtar değildir.

Sabah 8 akşam 6 çalışan, eve gelip ikinci mesaiye başlayan, sofrayı kuran, çocuğun ödevini yaptıran, yaşlıya bakan kadın özgür müdür?

Yoksa sadece vardiyası uzatılmış mıdır?

Özgürlük maaş bordrosunda yazmaz.

Özgürlük, karar verme hakkında yazar.

Özgür kadın;

“Hayır” diyebilen,

Kendi hayatını seçebilen,

Bedeni, aklı ve emeği üzerinde söz sahibi olandır.

 

Kadının özgürlüğü nelere bağlı?

Eğitime.

Ekonomik bağımsızlığa.

Hukuka.

Toplumsal zihniyete.

Ve en çok da erkeklerin değişimine.

Çünkü mesele kadınların ne kadar güçlü olduğu değil, erkek egemen zihniyetin ne kadar geri çekildiğidir.

 

Annelik ile kadın olmak aynı şey mi?

Annelik, kadınlığın bir ihtimalidir.

Kadınlık ise bir kimliktir.

Her kadın anne değildir.

Her anne, sadece anne değildir.

Annelik; şefkatin büyümesidir.

Kadınlık; insan olmanın bütünlüğü.

Ortak yönleri?

Üretmek.

Koruyup kollamak.

Dönüştürmek.

Ayırt edici yönleri?

Annelik bir rol olabilir.

Kadınlık bir varoluş.

 

Tarihte kadın hareketleri

Kadınlar tarih boyunca “izin verilmesini” beklemedi.

Seneca Falls Convention ile oy hakkı talebi yükseldi.

Suffragette movement meydanları doldurdu.

French Revolution sırasında kadınlar Versailles’a yürüdü.

Bizde ise Anadolu kadını cepheye mermi taşıdı.

Halide Edib Adıvar miting kürsülerinde konuştu.

Nene Hatun cephede savaştı.

Sabiha Gökçen gökyüzüne çıktı.

Kadın hareketi, sadece pankart değildir.

Bazen bir kalemdir.

Bazen bir sandık.

Bazen bir uçak kokpiti.

 

Eski Türk kültüründe kadın

Türk mitolojisinde kadın kutsaldır.

Umay Ana çocukları koruyan ana ruhtur.

Hatun, hakanla birlikte devlet meclisinde yer alırdı.

Kurultayda söz sahibiydi.

Eski Türklerde kadın ata biner, savaşır, karar verirdi.

Yani mesele “modernlik” değil, zihniyetin yönüdür.

 

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e

Osmanlı’da kadın kamusal alanda sınırlıydı.

Eğitim, miras, boşanma gibi haklar sınırlı çerçevedeydi.

Sonra sahneye bir devrim çıktı:

Mustafa Kemal Atatürk 1930’da belediye seçimlerinde, 1934’te genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verildi.

Birçok Avrupa ülkesinden önce.

Cumhuriyet, kadına “lütuf” vermedi.

Hakkını teslim etti.

Ama hak kâğıtta yazınca bitmez.

Zihinde yer edince tamamlanır.

Günümüzde zorlayıcı koşullar

Cam tavanlar

Ücret eşitsizliği

Şiddet

Toplumsal baskı

“El âlem ne der?” kültürü

Bunlar nasıl aşılır?

Eğitimle.

Eşit hukukla.

Erkek çocuklarını farklı yetiştirerek.

Sessiz kalmayarak.

Kadın meselesi, kadınların değil, toplumun meselesidir.

 

“Ev kadını yemekçi midir?”

Evde bütün yükü çeken kadın “çalışmıyor” denir.

Oysa 24 saatlik vardiya yapar.

Sigortası yoktur.

İzni yoktur.

Prim günü yoktur.

Ev emeği görünmeyen ekonomidir.

Çalışan kadın emekçidir.

Evdeki kadın da emekçidir.

Mesele nerede çalıştığı değil, emeğinin değer görüp görmediğidir.

 

Kadın yazarlar, sanatçılar, bilim insanları

Virginia Woolf “Kendine ait bir oda” istedi.

Marie Curie iki Nobel aldı.

Afife Jale sahneye çıkmak için yasakları aştı.

Türkan Saylan kız çocuklarını okuttu.

Kadın sustuğunda dünya eksik konuşur.

Kadın yazdığında tarih tamamlanır.

 

Bir fıkra anlatayım

Adamın biri karısına demiş ki:

“Ben evin reisiyim.”

Kadın cevap vermiş:

“Tamam, reis sensin. Ama hükümet benim.”

İşte mesele bu.

 

Ve biraz şiir…

Kadın

Toprağa düşen ilk tohum,

Göğe yükselen ilk dua,

Sofrada son lokma,

Savaşta ilk adım.

Kadın

Yalnızca çiçek değil,

Kök.

Yalnızca anne değil,

Akıl.

Yalnızca sevgi değil,

Direnç.

Ve unutmayın…

Bir toplumun uygarlık seviyesi,

kadının kahkahasıyla ölçülür.

Kahkaha özgürse,

memleket de özgürdür.

Gerisi teferruat.

 

(Kadın Emeğinin Değerini Bulduğu Bir Dünya Özlemiyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.)

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Pencere Haber Gazetesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

H. Cemil DOĞRU — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

23 değerlendirme
Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

N

Nuray

13.03.2026
Bu kadar güzel anlatılabilir.Tebrikler kaleminize sağlık
UB

Uğur Bıdıklı

08.03.2026
Kalemine sağlık... 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.
S

Sema

07.03.2026
Ne güzel anlatmışsınız özellikle sonuç düşünceleriniz için bir kadın olarak teşekkür ederim
GK

Gülhan Kızlarkayası

07.03.2026
Kaleminize emeğinize sağlık,Cemil öğretmenim. Tebrik ediyorum.
MB

Münevver Beydoğan

07.03.2026
EB

Emre bayram

07.03.2026
Bugün sadece bir gün değil, bir hatırlayıştır.
Sevginin, emeğin, fedakarlığın ve gücün adıdır kadın.
Bir anneyle hayat başlar, bir kadının emeğiyle dünya ayakta durur. Kadın; merhametin, sabrın ve cesaretin en güzel halidir.
Unutulmamalı ki güçlü kadınlar, güçlü yarınlar demektir.
Şiddetsiz bir dünya için.Tum kadınların
Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
MG

Meral Gezgin

07.03.2026
Çok çok teşekkürler Cemil Hocam. Yüreğinize, kaleminize sağlık.
ZK

zeki Kacar

07.03.2026
Elinize yüreğinize t
FÇ

Fatma Çalışkan

07.03.2026
Yüreğinize kaleminize sağlık
SA

serpil alkas

07.03.2026
Harika bir yazı emeğinize sağlık cemil hocam
İ

İsmetAybek

07.03.2026
Harika bir yazı Cemil .Kadının gücünü bilen erkek egemen toplum Olmadığı halde din kisvesi altında kadın haklarını hep yok saymışlar.Ne yazık ki Cumhuriyet tarihinin kadın hakları konusunda en gerici günlerini yaşıyoruz.Bu döngüyü kırmadan hiçbir seyi düzeltme şansımız yok.
İ

İzzettin

07.03.2026
Mükemmel bir yazı olmuş hocam
F

Funda

07.03.2026
Yazınızı ilgiyle okudum . Kaleme aldığınız bu anlamlı yazı için sizi kutlarım , emeğinize sağlık diyorum.
Ç

Çiğdem

07.03.2026
Emeğinize sağlık öğretmenim bizi o kadar iyi anlatmışsınız ki çok teşekkür ederim kendi adıma
KÇ

Kemal Çetiner

07.03.2026
Yüreğine kalemine sağlık öğretmenim. Atatürk ,kadınlara haklarını verdi şimdi sıra eğitimdeydi.Yoksa verilen haklara nasıl sahip çıkılırdı? Yeni hakların mücadelesi nasıl verilirdi?İşte tam da bu noktada 40'lı yıllardan itibaren başlayan karşı devrim süreci bizleri bugünlere getirdi.Altin tepside sunulan hakların değerini bilemedik.Eğer kadınlarımız Yunanistan,Fransa,Amerika ,İspanya gibi ülkelerde bedeller ödeyerek alanlarda ellerinde gerektiğinde orak,taş,silah ama en önemlisi yürekleriyle hareket etselerdi.Ya biz !1857 ruhundan uzak kutlamalara ,şenliklere,şölenlere yenik düştük. Malesef buna da ilerici-demokrat-aydinlar çanak tutuyor.Ezilen,sömürülen,tacize uğrayan,yok sayılan ,temsilde,yönetimde varlıkları belli bile olmayan ,ev hanımları dahil alanlara tasıyamiyorsak ancak kapitalizmin ekmeğine yağ sürerek şenliklere şölenlere kutlamalara dönüştürürüz. (Mış) olmak için.
MÇ

Muhiddin çetinel

07.03.2026
Kadına dair 8Mart dünya emekçi kadınlar gününün ruhuna denk düşen güzel bir analiz olmuş tebrikler.
Z

Zehrin

07.03.2026
Her zaman akıcı bir dil ile farkındalığı yaratan Cemil Öğretmenim i tebrik ederim.
RÇ

Rezzan Çağlar

07.03.2026
Ne güzel anlatmışsınız …umarım anlayanlar çoğalır sonsuz teşekkürler
S

sultan

07.03.2026
Yüreğinize kaleminize sağlık öğretmenim, haklısınız kadın gülerse dünya güler 8 Mart Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun
G

GünselNaykı

07.03.2026
Çok teşekkürler ederim....böyle anlamlı günde harika bir anlatım....sağolun varolun ağzınıza yüreğinize sağlık.... biz kadınları keşke bütün erkekler sizin fikirlerinizle aynı düşüncede olsa...sağlıkla esenlikle kalın....sevgiler...saygılar....
A

Ayfer

07.03.2026
Çok güzel anlatmışsınız yine yüreğinize sağlık hocam
TY

Tuğrul yurtseven

07.03.2026
Bu güzel ve dolu anlatı için çok teşekkür ederim.
MB

Münevver Beydoğan

07.03.2026
Ne güzel yazmışsınız Çok teşekkürler