Konuşmadan iskelede duruyorduk
Şehrin bulutları o an
Parça parça olmuş kopuyordu...
İkimiz son seferi sessizce bekliyorduk
'Şehit Adem Yavuz' vapuru yanaştı usulca iskeleye
Dönüp son kez yüzüne baktım
Yüzün kireç rengi
Keşişleme estikçe bakışların uçacak gibi oluyor
Sen dikmiş gözlerini vapurun burnuna bakıyordun...
Yanından denize savrulur gibi uzaklaştım
Güverteden sana el sallamakla
Sallamamak arasında birkaç kez gittim geldim
Avucumda avucunun sıcaklığı
Ben bata çıka iyot kokuyordum...
Çözüldü halat
Vapurun düdüğü ağıt yakar gibi
Sular bembeyaz karıştı tornistan
Saçlarım omuzuna uçmak ister gibi
Sana doğru dalgalanıyordu
Denizin üstünde yağ gibi kayıp senden uzaklaştım...
İskele silinene kadar
Alnım güvertenin paslı demirinde yaslı kaldım
Bir daha o iskeleye şimal esse de uğramadım...
/Rabia Sümerval
