İncecik bir dudak kıvrımından
Ney ile üflendim az önce.
Kanatsız göğe çekildim
Güneş denize saplanmış batıyordu.
Saçlarım bakır bulutlara tutundu
Uzun ince bir nefesle harmanlandım
Gökte lacivert ile safir sevişiyordu.
Ney kadife bir solukla
Safire pırlantalar dokudu
Yıldızlar mıhlanırken parlıyordu.
Notalar nefes nefese tütsülendi durdu
Gecenin semasında neyin namesi
Yerden göğe
Renk revan yükseldi durdu...
Yakalandım neyin sihirli tozuna
Türlü çeşit renkler oldum.
Yüzüm dudaklarım yavru ağzı
Boynum göğüslerim erguvan
Kollarım damar damar haki
Bacaklarım safran...
Gece boyunca
Ben boylu boyunca
Eflatun bir solukla neyden üflendim durdum.
Sabah ebrular alacalandı
Altımda bir dağ dumanlı
Saçlarıma lavdan zerreler püskürtecek sandım.
Gök kubbe doruğuna
Nar yakutları saçtı.
Neyzenin soluğu rüzgâr
Dinmek üzere dalgalandı
Son kez dağa naifce yakardı.
Dağ tepesinden dumanı kovdu
Canından can koptu
Güneşi doğurdu... /Rabia Sümerval
