Advert

29 EKİM: MÜCADELE Mİ, KAVGA MI?

H. Cemil DOĞRU

22-10-2026 13:35

Bir bayrak dalgalansın, göğsümüzde umut,

Bilim olsun yolumuz, sevgi olsun bulut.

El ele verelim, aydınlansın yarınlar,

Cumhuriyet'le çoğalsın içimizde baharlar.

 

​Bir milletin kaderi bazen bir meydanda, bazen bir kürsüde, bazen de kimsenin görmediği sessiz bir sabır anında değişir. Kimi öfkesiyle haklı çıkmaya çalışır, kimi aklıyla geleceği kurar. İkisi de "mücadele ediyorum" der ama gerçekten aynı şeyi mi yaparlar?

​Kavga, insanı düne ve karşısındakine kilitler. Mücadele ise gözünü yarınlara dikmektir. Akıl ister, emek ister, vizyon ister. Uğruna yola çıktığımız büyük hedefleri anlık öfkelere kurban etmemektir.

​Tarih bize bunun en somut cevabını Millî Mücadele ile verir.

​1919’da Anadolu işgal altındayken Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan süreç; sadece bir askeri başarı değil, ilmek ilmek işlenen bir akıl projesiydi. Kongreler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşu, diplomasinin gücü ve Büyük Taarruz… Ardından gelen Lozan ve ilan edilen Cumhuriyet.

​Bu destan sadece silahla değil; planlamayla, ortak akılla ve milletin sarsılmaz iradesiyle kazanıldı. Çünkü savaşı kazanmak bir aşamadır; asıl mesele bağımsız bir ülkenin geleceğini inşa edebilmektir.

​29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilirken, kendi geleceğini tayin etme iradesi bu topraklara kök saldı. Eğitimden hukuka, ekonomiden toplumsal yaşama uzanan aydınlanmanın kapısı aralandı. Bugün Cumhuriyet’i yaşatmak da sadece bayramlarda bayrak dalgalandırmaktan ibaret değildir. Çocuğa nitelikli bir eğitim, yurttaşa adalet, gence umut verebilmek; aklı ve bilimi yol rehberi kılmaktır.

​Peki, hırs ve kavga bize ne kazandırır?

​Küçük bir hikâyeyi hatırlayalım:

İki komşu, bahçe duvarı yüzünden tartışmaya başlar. Sesler yükselir, gerginlik büyür, mahalle birbirine girer. Sonunda bilge bir komşu araya girip sorar:

“Evlatlar, siz bu duvarı niye örüyordunuz?”

“Bahçelerimizi ayırmak için!” derler.

Bilge adam başını sallar:

“Peki, birbirinizden ayrılmak için duvar örerken, bu vesileyle birbirinize ne kadar yaklaştığınızı hesap etmediniz mi?”

​İşte bazen duvarları yükseltirken komşuluğu alçaltıyoruz. Tartışmayı kazanırken dostluğu, haklı çıkmaya çalışırken dinlemeyi unutuyoruz.

​Oysa bir öğretmen ve bir baba olarak çok iyi biliyorum ki; çocuklar söylediklerimizden çok, yaşayarak gösterdiklerimizi öğrenir. Onlara sadece hakkını aramayı değil; özür dilemenin erdemini, farklı fikre düşman olmadan bakabilmeyi ve haksızlığa karşı dimdik durmayı da ilham etmeliyiz. Cumhuriyet’in ihtiyacı birbirine bağıran sesler değil; birlikte düşünen, sorgulayan, üreten ve kucaklaşan yüreklerdir.

​29 Ekim’de sadece geçmişin büyük zaferlerini yâd etmekle kalmayalım. Kendimize şu coşkulu soruyu da soralım: Cumhuriyet’in bize emanet ettiği yarınlara bugün ne katıyoruz?

​Çünkü kavga anı kurtarır, mücadele ise geleceği değiştirir!

​Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı minnet, saygı ve rahmetle anıyorum.

​Cumhuriyetimizin ışığı hiç sönmesin; aklın, bilimin, adaletin ve kardeşliğin coşkusu yüreğimizden eksilmesin.

​29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Millet İradesi!

DİĞER YAZILARI MİLYONDA BİR İHTİMAL! 01-01-1970 03:00 MADALYA ALKIŞLANIR, İNSAN YAŞATILIR GAZİLİK BİR VİCDAN SINAVIDIR 01-01-1970 03:00 BİR ŞAİRİN MOSKOVA'SINDAN BİR MİLLETİN İZMİR'İNE 01-01-1970 03:00 ŞAH MI, MAT MI? 01-01-1970 03:00 GİDEN Mİ TERK EDER, KALAN MI? 01-01-1970 03:00 TAPUNUN ADI LOZAN 01-01-1970 03:00 Bir Adım İleri... Bir Adım Geri... 01-01-1970 03:00 URLA'NIN ATATÜRK'E BORCU 01-01-1970 03:00 Gezdikçe Küçülen Dünya, Şiştikçe Büyüyen Kibirlere İnat! 01-01-1970 03:00 Bayramın Unutulan Yüzü 01-01-1970 03:00 19 Mayıs’ın Ayak Sesi 01-01-1970 03:00 Alın Teri 2.0 01-01-1970 03:00 Sandığın İçinden Çıkan Çocuk 01-01-1970 03:00 KENARDAN ŞAMPİYONLUK 01-01-1970 03:00 İLGİNÇ DÜNYA 01-01-1970 03:00 İKİ FATMA NUR, BİR MEMLEKET VE BİR TAKVİMİN İRONİSİ 01-01-1970 03:00 8 MART, KADININ ADI 01-01-1970 03:00 14 ŞUBAT MEKTUBU 01-01-1970 03:00 Yer Titrediğinde İnsan Ne Yapar? 01-01-1970 03:00 Aydın Kimdir? 01-01-1970 03:00 Gazeteci Kimdir? Kalemle Taşınan Bir Vicdan 01-01-1970 03:00 *TAKVİM DEĞİL, UMUT DEĞİŞİR* 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KADINI: BİR MİLLETİN EN GÜZEL İNKILABI 01-01-1970 03:00 “Öğretmenlik: Işığın Unutulduğu, Gölgenin Büyüdüğü Yer” 01-01-1970 03:00 “Bir Ülkenin Kalp Atışıdır Atatürk” 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Bir Çocuğa Değdiğinde 01-01-1970 03:00 Unutulan Çınarın Gölgesi 01-01-1970 03:00 Neyin fakirisiniz? 01-01-1970 03:00 KAÇ KİŞİ VAR İÇİMİZDE? 01-01-1970 03:00 Çantada Keklik Meselesi 01-01-1970 03:00 Unutulmak Üzerine… 01-01-1970 03:00 Lozan Barış Anlaşması: Kanla, Terle, Tarihle Yazılan Türkiye Tapusu 01-01-1970 03:00 ALEVLERLE YANAN VİCDAN: İZMİR’İN ORMANLARI VE BİZ 01-01-1970 03:00 Kendin Olmak Zordur Ama Güzeldir 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Kalabalığın Ortasında Başlar 01-01-1970 03:00 Gençlik Bir Kez Yaşanmaz, Her Gün Dirilir 01-01-1970 03:00 Ey Dilim; Kırmadan da Konuşulur 01-01-1970 03:00 Vefa, İstanbul’da Bir Semt Midir Hâlâ? 01-01-1970 03:00 Vefalıysan Suçlusun Kardeşim 01-01-1970 03:00 Gömlek Güzel Diye Yediler Adamı 01-01-1970 03:00 LİYAKAT: Tarih Boyunca Yükselişin Temeli 01-01-1970 03:00 Öğrenmeyi Öğrenmek 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 BABA ve EVLAT 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 URLA’DA ILIK ARALIK BÜYÜSÜ 01-01-1970 03:00