Advert

“Öğretmenlik: Işığın Unutulduğu, Gölgenin Büyüdüğü Yer”

H. Cemil DOĞRU

20-11-2025 18:23

Eğitmen...Muallim...Müderris...Hoca…Mürşit…Mürebbi

...Pir…Usta…Üstat…Bilge…

Rehber…Lala…Peygamber…

Halife…Hakîm…İmam...Üstaz…Alim…Bilgin…

Molla…Şeyh…Sensei…Shifu…

Fashi…Sabomnim…Guru…

Yogi…Lama…

Sophos...Mentor…Teacher…

Master…Professor…Coach…

Maestro…Kılavuz… Ve en sade hâliyle: Öğretmen.

 

Onlarca farklı kültürün, farklı inancın, farklı çağın ortak bir noktada buluşması aslında tesadüf değil.

İnsanlık ne zaman “yolu bulmakta” zorlandıysa, birinin elini uzattığını gördü.

Bu saydığım kelimelerin hepsini toplayın…

Kökenleri farklı, kültürleri farklı, alfabeleri farklı…

Ama hepsinin anlamı aynı:

“İnsanı insan yapan kişiye verilen ad.”

 

İnsana ateşi öğretene “usta”,

aşkı öğretene “pir”,

doğruyu öğretene “mürşit”,

yolu gösterene “rehber”,

hayatı öğretene “öğretmen” denir.

 

Öğretmenin sadece bir kelimesi yoktur.

Öğretmen, insanlığın ortak dilidir.

Çünkü öğretmen, mesleklerin değil, medeniyetlerin kurucusudur.

 

Köylü, çocuklarını okula yazdırırken öğretmene sorar:

“Hocam, bunlardan adam olur mu?”

Öğretmen gülümser:

“Benim işim adam yapmak değil… Adam olmayı mümkün kılmak.”

Köylü şaşırır: “Nasıl yani?”

“Ben yağmur olurum,” der öğretmen, “toprak fidan olmayı bilir.”

 

İşte öğretmenlik, tam olarak budur.

Bugün hâlâ yağmur yağar…

Sorun, toprağın suyu içmeye gönlü var mı?

 

İlk çağlardan bugüne aynı görev

 

İnsan ateşi ilk kez yaktığında yanında bir uyarı vardı:

“Evladım, fazla yaklaşma.”

 

Ok atmayı öğreten usta, toprağın mevsimini öğreten bilge, mağara resmine renk katan rehber…

Öğretmenlik böyle doğdu:

Bilgiyi gözetmekten, insanı dert etmekten.

 

Cumhuriyet kurulduğunda da aynı dert vardı.

Atatürk, harf devriminden köy enstitülerine kadar her adımın merkezine öğretmeni koydu.

Çünkü bir milletin rotası, önce öğretmeninin bakışında belirlenir.

 

Cumhuriyet’in ilk yıllarında öğretmen, köye girdiğinde sadece ders değil; ilim, estetik, sanat, zanaat, nezaket, yurttaşlık, cesaret, hatta umut getirirdi.

Bir paltodaki yama, bir sobadaki kor, bir taş mektepteki tebeşir çizgisi… Hepsi bir öğretmenin namusuydu.

 

Bir mum yandı gecede,

Işığı sızdı geleceğe.

Bir mum yandı gecede,

Işığı gümüşten ince.

Mumu gördü çocuk dedi ki:

“Öğretmenimmiş… yol gösterince.”

 

Dünya hızlandı, zihinler yoruldu, kalpler daraldı.

Bilginin kıymeti arttı, ama kıymet veren azaldı.

 

Amerika’da öğretmen saygı görür, Avrupa’da öğretmen güvencede yaşar.

Bizim öğretmen?

 

Yılların kutsiyeti, günlük hayatın hengâmesine sıkıştı.

 

Bir zamanlar öğretmen geldi mi mahalle ayağa kalkardı.

Bugün market sırasında tanıyan?

Bir zamanlar öğretmenin sözü saygı zirvesi.

Bugün sosyal medyada bir “video” ile linç kuyruğu olanlar var.

 

Bir zamanlar öğretmen gölgeydi, bugün öğretmen gölgelere sığınmak zorunda...

 

Gerçek şu:

Öğretmene kıymet göstermeyen toplum, kaliteli insan yetiştiremez.

 

Kurtuluş Savaşı’nda cephede en önde olan öğretmendi…

Siper kazarken çocuklarına mektup yazan da…

İstanbul işgal altındayken gizli derste “hürriyet” kelimesini fısıldayan da.

 

Atatürk’ün, “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözünü unutanlar, geleceğin neden esersiz kaldığını da anlayamaz.

 

Bugünün öğretmeni: Yorgun ama yılmamış bir meşale...

 

Bir eli sınıfta, bir eli bilgisayarda; bir gözü müfredatta, bir gözü öğrencinin göz bebeğinde.

 

Evet, yoruldu.

Evet, incindi.

Evet, geçim derdi ağırlaştı.

Evet, şiddete karşı savunmasız bırakıldı.

Evet, imkânları daraldı.

 

Ama hâlâ ayakta duruyor.

Çünkü öğretmenlik bir meslek değil, milletin kalp atışıdır.

 

Dünyadaki tüm kelimeler birleşse, tek bir anlamda buluşur:

 

Öğretmen: Geleceği mümkün kılan insandır.

 

Toplum bir gün şunu hatırlarsa yeniden yükselir:

Bugün güldüğümüz, büyüdüğümüz, düşündüğümüz, kavradığımız her şey…

Bir zamanlar sabrını sınıf askısına asmış bir öğretmenin bize armağanıdır.

 

Ve unutmayalım:

Öğretmenine borcunu inkâr eden millet, kendi geleceğini inkâr eder.

Ve unutmayalım:

Ulusumuzun Başöğretmeni Atatürk'ün açtığı yolda gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğine ant içenler her 24 Kasım'da sadece Öğretmenler Gününü kutlamaz, o güne kadar yaptıklarının muhasebesi yapıp, geleceğe gururla-umutla-el ele nasıl gideceğini tekrar planlar...

O halde zaman kaybetmeyelim, çocuğumuzun öğretmenine sıcacık bir gülümsemeyle Atatürk'ü selamlayalım, coşkuyla-umutla çalışmaya, üretmeye, paylaşmaya devam edelim.

H.Cemil Doğru

Urla Eğitim İş Tem.

UKK Yrt.Kr.Üyesi

DİĞER YAZILARI Gezdikçe Küçülen Dünya, Şiştikçe Büyüyen Kibirlere İnat! 01-01-1970 03:00 Bayramın Unutulan Yüzü 01-01-1970 03:00 19 Mayıs’ın Ayak Sesi 01-01-1970 03:00 Alın Teri 2.0 01-01-1970 03:00 Sandığın İçinden Çıkan Çocuk 01-01-1970 03:00 KENARDAN ŞAMPİYONLUK 01-01-1970 03:00 İLGİNÇ DÜNYA 01-01-1970 03:00 İKİ FATMA NUR, BİR MEMLEKET VE BİR TAKVİMİN İRONİSİ 01-01-1970 03:00 8 MART, KADININ ADI 01-01-1970 03:00 14 ŞUBAT MEKTUBU 01-01-1970 03:00 Yer Titrediğinde İnsan Ne Yapar? 01-01-1970 03:00 Aydın Kimdir? 01-01-1970 03:00 Gazeteci Kimdir? Kalemle Taşınan Bir Vicdan 01-01-1970 03:00 *TAKVİM DEĞİL, UMUT DEĞİŞİR* 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KADINI: BİR MİLLETİN EN GÜZEL İNKILABI 01-01-1970 03:00 “Bir Ülkenin Kalp Atışıdır Atatürk” 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Bir Çocuğa Değdiğinde 01-01-1970 03:00 Unutulan Çınarın Gölgesi 01-01-1970 03:00 Neyin fakirisiniz? 01-01-1970 03:00 KAÇ KİŞİ VAR İÇİMİZDE? 01-01-1970 03:00 Çantada Keklik Meselesi 01-01-1970 03:00 Unutulmak Üzerine… 01-01-1970 03:00 Lozan Barış Anlaşması: Kanla, Terle, Tarihle Yazılan Türkiye Tapusu 01-01-1970 03:00 ALEVLERLE YANAN VİCDAN: İZMİR’İN ORMANLARI VE BİZ 01-01-1970 03:00 Kendin Olmak Zordur Ama Güzeldir 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Kalabalığın Ortasında Başlar 01-01-1970 03:00 Gençlik Bir Kez Yaşanmaz, Her Gün Dirilir 01-01-1970 03:00 Ey Dilim; Kırmadan da Konuşulur 01-01-1970 03:00 Vefa, İstanbul’da Bir Semt Midir Hâlâ? 01-01-1970 03:00 Vefalıysan Suçlusun Kardeşim 01-01-1970 03:00 Gömlek Güzel Diye Yediler Adamı 01-01-1970 03:00 LİYAKAT: Tarih Boyunca Yükselişin Temeli 01-01-1970 03:00 Öğrenmeyi Öğrenmek 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 BABA ve EVLAT 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 URLA’DA ILIK ARALIK BÜYÜSÜ 01-01-1970 03:00