Advert

Kendin Olmak Zordur Ama Güzeldir

H. Cemil DOĞRU

26-06-2025 16:17

Kendini gerçekleştirmek...

Öyle herkesin harcı değil.

Bir ömür boyunca, çamurun içinden yürüyüp de elinde bir demet menekşeyle çıkabilmek hayattan.

Düşünsene...

Dünyaya geliyorsun, sana soran yok.

İçine doğduğun coğrafya, zaman, aile, okul, mahalle…

Senin fikrin yok.

Ama sonra diyorlar ki:

“Kendin ol!”

Peki nasıl?

İşte mesele de orada.

 

Sabahattin Ali “Ben içeri düştüğümden beri güneş aynı güneş” diyor ya hani…

Hayat da aynı hayat.

Yüz yıl önce neyse, şimdi de o.

Kâh mücadele, kâh hüsran, bazen de bir avuç umut.

Ama o umudu yitirmemek, insan kalabilmek...

İşte gerçek başarı bu.

 

Mustafa Kemal...

Çocukken annesi onun asker olmasını istemedi.

Ziraatçı olsun dedi.

Ama o, toprağa değil; milletin ruhuna ekmek istedi tohumu.

Okudu, düşündü, yıkıldı, ayağa kalktı.

İstanbul’da “paşa çocuğu” diye dışlandığı günleri de yaşadı,

Sakarya’nın ortasında “milletin evladı” olduğunu da.

Yılmadı.

Her cephede, hem kurşun yedi hem inkılap yaptı.

Kurtardı…

Ama sonra asıl savaşa başladı:

Cehaletle.

Kendi deyimiyle: “En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.”

 

Ama bu savaş yalnız verilmez.

Yaşar Kemal’in dediği gibi:

“Bir insanı sevmekle başlar her şey.”

Kendini sevmeyen, hedefini sevemez.

Kendisini tanımayan, bir amacı da olamaz.

Kendinle barışmadan, kimseyle barışamazsın bu dünyada.

 

Bir sabah gözlerini açıyorsun.

Pencerede gri bir gökyüzü.

Kaldırımlar ıslak.

Zaman akıyor ama hayat duruyor sanki.

İşte o an…

Boşluğa düşüyor insan.

Ama o boşluğu dolduracak şey dışarda değil.

İçinde.

Turgut Uyar’ın dediği gibi:

“Bir gün bir kitap okursun, hayatın değişir.”

Bazen bir kitap…

Bazen bir çocuğun gülümsemesi…

Bazen bir işçinin nasırlı eli…

Bazen Atatürk’ün Nutuk’taki sesidir seni tutan.

 

Bak mesela, Orhan Veli der ki:

“Ne atom bombası, ne Londra Konferansı

Bir elinde cımbız, bir elinde ayna

Umurunda mı dünya!”

 

Ama biz öyle miyiz?

Bizim umurumuzda.

Çünkü biz yalnız kendimiz için değil,

Kendimizden sonrakiler için yaşarız.

İnsan dediğin ardında iz bırakmak ister.

Bozkıra bir fidan, yüreğe bir umut, bir çocuğun aklına bir fikir…

 

Özdemir Asaf’ın o sert ama zarif sesi gelir kulağıma:

“Bazen bir kelimeye sığar en uzun cümle.

Bazen bir insana sığar bütün kelimeler.”

İşte o insan sensin.

Kendine sığmadığın yerde başlıyorsun büyümeye.

 

Ahmet Arif ne diyordu?

“Bir ufka vardık mı, öbürü serap.”

Yani?

Durmak yok.

Kendini gerçekleştirmek bir son değil, yolculuktur.

Bir menzile ulaşırsın, hemen yenisini çizmen gerekir.

Yoksa...

Boşluğa düşersin.

 

Halide Edip, işgal altındaki İstanbul’da kürsüye çıkıp haykırdı.

Boyun eğmedi.

Kalemiyle, sesiyle, varlığıyla yazdı o mücadeleyi.

Onun çabası sadece o döneme değil, bugüne de ışık tuttu.

 

Kemal Tahir, “insanın kendini tanıması yetmez, bulunduğu yeri de tanımalı” der.

Kendini gerçekleştirmek demek, ayağın yere basarken başın yıldızlara uzanmasıdır.

Ne uçmak hayaldir ne yürümek utanç.

 

Ama düşsen de, kalkarsın.

Çünkü o hedef…

Senin içindir.

Seninle mümkündür.

 

Nazım Hikmet’in dediği gibi:

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine…”

İşte o zaman huzur gelir insana.

Kendini gerçekleştirmiş bir insan,

Kendini aşmış insandır.

 

Son söz Ece Ayhan’dan:

“Her insanın bir gitme zamanı vardır.

Ama kalıcı olan, ne kadar gitmediğidir.”

Hayatta kalıcı olmak istiyorsan…

Ölmeden önce “yaşamak” zorundasın.

Ve yaşamak da, gerçekten yaşamak...

Kendin olmakla başlar.

Ve kendin olmak...

Zordur.

Ama güzeldir.

Ama değerlidir.

Ama huzurdur...

 

H.Cemil Doğru

Urla Eğitim İş Bşk

Urla Kent Konseyi Yr Krl Üyesi

DİĞER YAZILARI Gezdikçe Küçülen Dünya, Şiştikçe Büyüyen Kibirlere İnat! 01-01-1970 03:00 Bayramın Unutulan Yüzü 01-01-1970 03:00 19 Mayıs’ın Ayak Sesi 01-01-1970 03:00 Alın Teri 2.0 01-01-1970 03:00 Sandığın İçinden Çıkan Çocuk 01-01-1970 03:00 KENARDAN ŞAMPİYONLUK 01-01-1970 03:00 İLGİNÇ DÜNYA 01-01-1970 03:00 İKİ FATMA NUR, BİR MEMLEKET VE BİR TAKVİMİN İRONİSİ 01-01-1970 03:00 8 MART, KADININ ADI 01-01-1970 03:00 14 ŞUBAT MEKTUBU 01-01-1970 03:00 Yer Titrediğinde İnsan Ne Yapar? 01-01-1970 03:00 Aydın Kimdir? 01-01-1970 03:00 Gazeteci Kimdir? Kalemle Taşınan Bir Vicdan 01-01-1970 03:00 *TAKVİM DEĞİL, UMUT DEĞİŞİR* 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KADINI: BİR MİLLETİN EN GÜZEL İNKILABI 01-01-1970 03:00 “Öğretmenlik: Işığın Unutulduğu, Gölgenin Büyüdüğü Yer” 01-01-1970 03:00 “Bir Ülkenin Kalp Atışıdır Atatürk” 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Bir Çocuğa Değdiğinde 01-01-1970 03:00 Unutulan Çınarın Gölgesi 01-01-1970 03:00 Neyin fakirisiniz? 01-01-1970 03:00 KAÇ KİŞİ VAR İÇİMİZDE? 01-01-1970 03:00 Çantada Keklik Meselesi 01-01-1970 03:00 Unutulmak Üzerine… 01-01-1970 03:00 Lozan Barış Anlaşması: Kanla, Terle, Tarihle Yazılan Türkiye Tapusu 01-01-1970 03:00 ALEVLERLE YANAN VİCDAN: İZMİR’İN ORMANLARI VE BİZ 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Kalabalığın Ortasında Başlar 01-01-1970 03:00 Gençlik Bir Kez Yaşanmaz, Her Gün Dirilir 01-01-1970 03:00 Ey Dilim; Kırmadan da Konuşulur 01-01-1970 03:00 Vefa, İstanbul’da Bir Semt Midir Hâlâ? 01-01-1970 03:00 Vefalıysan Suçlusun Kardeşim 01-01-1970 03:00 Gömlek Güzel Diye Yediler Adamı 01-01-1970 03:00 LİYAKAT: Tarih Boyunca Yükselişin Temeli 01-01-1970 03:00 Öğrenmeyi Öğrenmek 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 BABA ve EVLAT 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 URLA’DA ILIK ARALIK BÜYÜSÜ 01-01-1970 03:00