Advert

İKİ FATMA NUR, BİR MEMLEKET VE BİR TAKVİMİN İRONİSİ

H. Cemil DOĞRU

12-03-2026 18:04

Bazen kaderin de mizah ortaya çıkar.

Hem de kara mizah.

Aynı hafta…

Aynı isim…

Aynı ülke…

İki kadın.

İkisinin de adı Fatma Nur Çelik.

Biri öğretmendi.

Bir sınıfta durur, tahtaya tebeşirle hayat çizerdi.

“Canlılık nedir?” diye sorardı çocuklara.

Ama hayatı anlatan kadın, hayatın en acı cümlesiyle karşılaştı.

Kendi öğrencisinin şiddetiyle öldürüldü.

Bir öğretmen…

Hayatı anlatırken hayatını kaybetti.

Cenazesinde oğlunun tabuta sarılışı vardı.

Bir ülkenin kalbini sıkıştıran fotoğraflardan biri.

Diğeri…

Onun adı da Fatma Nur Çelik.

Ama hikâyesi başka bir karanlıkta.

Bir anne.

Bir mücadele.

Bir adalet arayışı.

Ve sonra…

Bir kıyıda bulunan sessizlik.

 

Biri okulda öldürüldü.

Biri karanlığın içinde kayboldu.

İkisi de aynı hafta.

İkisi de aynı isim.

Tesadüf mü?

Belki.

Ama tesadüf olmayan şey şu: Şiddetin adresi yine insan.

Bir öğretmenin çığlığı

Söylenene göre öğretmen bir yıl önce şikâyet etmiş.

“Tehlike var” demiş.

Söylenene göre diğer Fatma Nur da yardım istemiş.

“Tehlike var” demiş.

 

Bu coğrafyada bazı cümleler vardır.

Sadece cenazede duyulur.

Dünya da farklı değil

Biz bu acıyı konuşurken…

Bir başka yerde bir okul bombalanıyor.

İran’da…

Bir okul.

Bir sınıf.

Bir teneffüs.

Sonra bomba.

160’tan fazla öğrenci ve öğretmen.

Defterler açık kaldı.

Kalemler yarım kaldı.

Bir çocuğun defterinde belki şu yazıyordu: “Büyüyünce öğretmen olacağım.”

Olmadı.

Savaş izin vermedi.

 

 

Savaşın özeti:

Savaş dediğin şey iki tarafın da kaybettiği bir tartışmadır.

Kazananı yoktur.

Sadece mezar taşları çoğalır.

 

Ve takvim…

Takvim bazen insanı düşündürür.

Bu hafta…

Birbirinden anlamlı günlerle dolu.

 

 

12 Mart

Bugün İstiklal Marşı’nın kabulü.

Mehmet Akif Ersoy bir milletin kalbini tek şiire sığdırmıştı.

“Korkma” diye başlamıştı.

En zor zamanlarda milletin nasıl kenetlendiğini ve gerekirse yeniden kenetleneceğini anlatmak için.

Ruhunu anlamak gerekiyor.

(Allah bu millete bir daha Milli Marş yazdırmasın)

 

14 Mart

Bir başka önemli gün.

Tıp Bayramı.

Bir doktorun en büyük hayali nedir?

Hayat kurtarmak.

Ama bazen doktorlar da çaresiz kalır.

Çünkü bazı hastalıklar vardır…

Reçetesi yoktur.

Mesela: Vicdan eksikliği.

Toplumsal şiddet.

Savaş.

(Tüm Doktorlarımızın, Hemşirelerimizin, Sağlık Çalışanlarının Günü Kutlu Olsun)

 

Küçük bir fıkra:

Adam doktora gitmiş.

“Doktor Bey” demiş.

“Ben değil, memleket hasta.”

Doktor sormuş:

“Belirtiler?”

Adam cevap vermiş:

“İnsanlar birbirine merhamet göstermiyor.”

Doktor başını sallamış.

“Zor hastalık” demiş.

“İlacı eğitimdir.”

 

18 Mart

Sonra Çanakkale.

Gallipoli Campaign

Bir milletin yeniden doğduğu yer.

Gençler vardı orada.

Öğrenciler.

Öğretmenler.

Tıp fakültesi öğrencileri.

Birçoğu geri dönmedi.

Ama o savaşta bile bir şey vardı:

Onur.

Bugün ise savaşlar televizyon ekranında.

Ama acısı gerçek.

Çanakkale’den bir hatırlatma.

Bir asker günlüğüne şöyle yazmıştı:

“Biz ölürsek çocuklar yaşasın diye.”

(18 Mart Çanakkale Zaferimiz Kutlu Olsun.)

 

Ve Ramazan Bayramı yaklaşıyor,

Barışın bayramı.

Affetmenin bayramı.

Küslerin barıştığı bayram.

 

Son bir şiir:

İki kadın vardı

adı aynı

iki hikâye vardı

acı aynı

bir sınıf vardı

tebeşir kokulu

bir dünya vardı

barut kokulu

ve bir soru vardı

insan

ne zaman

insan olacak?

 

Son söz.

Öğretmenler öldürülüyorsa…

Kadınlar güvende değilse…

Çocuklar bombalar altında ölüyorsa…

Sorun kader değildir.

Sorun…

İnsanlığın eksilmesidir.

Belki de en büyük devrim şudur:

Bir gün uyanıp “İnsanlık ölmesin” diyebilmek.

(Ramazan Bayramımız Kutlu Olsun)

DİĞER YAZILARI TAPUNUN ADI LOZAN 01-01-1970 03:00 Bir Adım İleri... Bir Adım Geri... 01-01-1970 03:00 URLA'NIN ATATÜRK'E BORCU 01-01-1970 03:00 Gezdikçe Küçülen Dünya, Şiştikçe Büyüyen Kibirlere İnat! 01-01-1970 03:00 Bayramın Unutulan Yüzü 01-01-1970 03:00 19 Mayıs’ın Ayak Sesi 01-01-1970 03:00 Alın Teri 2.0 01-01-1970 03:00 Sandığın İçinden Çıkan Çocuk 01-01-1970 03:00 KENARDAN ŞAMPİYONLUK 01-01-1970 03:00 İLGİNÇ DÜNYA 01-01-1970 03:00 8 MART, KADININ ADI 01-01-1970 03:00 14 ŞUBAT MEKTUBU 01-01-1970 03:00 Yer Titrediğinde İnsan Ne Yapar? 01-01-1970 03:00 Aydın Kimdir? 01-01-1970 03:00 Gazeteci Kimdir? Kalemle Taşınan Bir Vicdan 01-01-1970 03:00 *TAKVİM DEĞİL, UMUT DEĞİŞİR* 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET KADINI: BİR MİLLETİN EN GÜZEL İNKILABI 01-01-1970 03:00 “Öğretmenlik: Işığın Unutulduğu, Gölgenin Büyüdüğü Yer” 01-01-1970 03:00 “Bir Ülkenin Kalp Atışıdır Atatürk” 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet Bir Çocuğa Değdiğinde 01-01-1970 03:00 Unutulan Çınarın Gölgesi 01-01-1970 03:00 Neyin fakirisiniz? 01-01-1970 03:00 KAÇ KİŞİ VAR İÇİMİZDE? 01-01-1970 03:00 Çantada Keklik Meselesi 01-01-1970 03:00 Unutulmak Üzerine… 01-01-1970 03:00 Lozan Barış Anlaşması: Kanla, Terle, Tarihle Yazılan Türkiye Tapusu 01-01-1970 03:00 ALEVLERLE YANAN VİCDAN: İZMİR’İN ORMANLARI VE BİZ 01-01-1970 03:00 Kendin Olmak Zordur Ama Güzeldir 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Kalabalığın Ortasında Başlar 01-01-1970 03:00 Gençlik Bir Kez Yaşanmaz, Her Gün Dirilir 01-01-1970 03:00 Ey Dilim; Kırmadan da Konuşulur 01-01-1970 03:00 Vefa, İstanbul’da Bir Semt Midir Hâlâ? 01-01-1970 03:00 Vefalıysan Suçlusun Kardeşim 01-01-1970 03:00 Gömlek Güzel Diye Yediler Adamı 01-01-1970 03:00 LİYAKAT: Tarih Boyunca Yükselişin Temeli 01-01-1970 03:00 Öğrenmeyi Öğrenmek 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 BABA ve EVLAT 01-01-1970 03:00 UMUT 01-01-1970 03:00 URLA’DA ILIK ARALIK BÜYÜSÜ 01-01-1970 03:00