Urla gibi tarihi bin yıllarla ifade edilen bir coğrafyada yaşanıyorsa, bölgenin tarih ve coğrafya bilgilerini doğru, bilimsel kriterlerde öğrenmek, değerlendirmek bu bölgeyi yaşam alanı olarak seçenler açısından önemlidir. Özellikle yarımadanın yüzyıllarca göçlerin hedefi olduğu, günümüzde de göçün devam ettiği bu toprakların tarihi ve coğrafyasının doğru bilinmesi değerlidir.

Yıllardır kişisel olarak tarih coğrafya konusunda yayın yapan araştırmacı, arkeolog, tarihçi ve Urlalılardan coğrafyamızı öğrenmekteyiz…

Uzunada’yı Uluç Hanhan’dan, Dokuz Ada’yı, Anaksagoras’ı Mahmut Tolon’dan, Ev ev Urla’yı Sedef Tuncağ’dan, Türk mahallesini Yunanistan ilişkisini Neval Konuk’tan, İzmir savunmasını Urla tarihini Celal Öcal’dan, Kemal Arı’dan Necdet Karstarlı’dan, Besim Uyal’dan, su mirasını Hülya Yüceer’den, camileri Rahmi Hüseyin Ünal, Ersel Çağlıtütüncügil ‘den, Urla kent coğrafyasını Gözde Emekli’den, yüzey araştırmalarını Ferhan Erim, Tayfun Caymaz, Mehmet Emeç’ten, Urla’nın gizemlerini Ayşe Başman’dan, Urla’nın ismini Ali Ümit Yıldırım’dan, Klezomenai’yi Elif Koparal, Vasıf Şahoğlu’ndan kartoğrafya derinliğini Selman Çobanoğlu’ndan okuyor, öğreniyoruz.

Urla’ya emek verenlere sonsuz teşekkürler, bu çok büyük olmayan grup aslında İngiliz coğrafya birliği gibi bir topluluğu oluşturuyor; “Urla Coğrafya Topluluğu” …

Bir coğrafyacı olarak Gülbahçe, Özbek, Balıklıova, Gerence, Zeytinler, Nohutalan, Kalabak, Kuşçular’daki tabiat, topoğrafya, deniz, kıyılar birbirinden bağımsız özellikleri ile bizleri heyecanlandırmaktadır.

Uzun yıllardır yok sayılan otuz ada, adacık, kayalığı ve koyları; eksik az ve yanlış bilinen konular tanımlanarak kaynaklar oluşturulmakta ve yeniden tanınmaktadır. Urla için eğitimlerini, zamanlarını harcayanlara teşekkürler.

Adalarımız:

Mahmut Tolon’un İskele’den Çesmealtı’na kıyılarımızın kuzey bölümünde yer alan adalarımızla ilgili değerli bilgi yazısının bir bölümünü paylaşarak hocamıza Urla’ya yaptığı birçok katkılar için teşekkür ediyorum.

“Bir yerin ismini bile bilmiyorsanız orası sizin değildir.”

Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü’ne sorunca “Google earth’den bakıyoruz” diyorlar. Urla’daki Kekik sokak örneğin, Google Maps’de Keklik sokak olarak yazıyor. Birçok adanın birkaç ismi var. İzmir’e en yakın adadan başlayalım:

1. Yassıca Ada (Koyun adası, Alman adası da deniyor, bir Alman bir süre orada yaşamış esasen kim imiş ne zaman yaşamış bilgisi olan bana yazarsa sevinirim.)

İzmir’den yazın günlük seferler yapılan ve güzel plajı olan ama yazın bazı insanı rahatsız edebilecek yükseklikte bir müziği de olan ada.

2. Pırnarlı Ada (yanlışlıkla Pınarlı ada da derler) Pınar falan yok.  Pırnar var, meşenin atası olan, makiliğin önemli bir çalımsı bitkisi. Ayrıca zeytin ve yemiş ağaçları var.

3. Karantina Adası: (Hastane Adası) İskender zamanında yol ile karaya bağlanmıştır. Diğer adalara değindikten sonra buraya döneceğim.

4. Çiçek adası: Yassıca Ada’nın karşısındaki ada. Doğal plajlarından bazılarında cilde çok iyi gelen ince killi bir kum var. Rivayete göre Akdeniz’de keşfe çıkan güzelliğine düşkün Kleopatra bu killi kumun namını duyarak adaya uğramış. Bu tür efsanelerin turizm açısından önemi müthiş.

5. Çiçek adaları takımı

Taş Ada: (Güvercin Kaya’da derler)

Pita Adası: Şu anda üzerinde fener olan ada.

Eşek Adası: Nerdeyse Çeşmealtı’nın önüne düşer...  Eski günlerde tavşanların da bol olduğu bir ada idi. Eşekler ve tavşanlar zamanla kayboldular...

Adacık: Taş Ada yapısındadır., ama üzerinde iki tane Pırnar ağacı vardır. Çeşmealtı’ndan daha iyi görünür.

6. Hekim Adası (Yatros Ada). Yunanistan’a gitmek istemeyen bir hekim kaçıp bu adaya yerleşmiş. Ve burada kendi cennetini yaratmış. Bağ bahçe çiftlik oluşturmuş.  Doktor ölünce av hayvanlarının çoğalmasına neden olmuş ellili yıllarda avı bol bir ada imiş. Şimdilerde Harbiye öğrencileri zaman zaman kamp yapıyor. Sivillere kapalı.

7. Uzun Ada: (Kösten Adası da denir) Askeri Eğitim Adasıdır. Giriş çıkış askeriyenin kontrolunda olup sivillere kapalıdır.

Menteş Adası: (Kel Ada) Çeşmealtı Menteş mevkiinin hemen karşısında Özbek’e bakar.

Özbek Adası (Yılanlı Ada) Özbek’in tam karşısına Gülbahçe mevkiine düşer. Yılan kelimesini avcıların tavşan avında rekabet artmasın diye “koruma” amacıyla yakıştırdıkları söyleniyor.”

Alman adası ile ilgili bilgileri gelecek yayınlarımızda detaylandıracağız. Urla’daki coğrafi alanlarla ilgili bir isim birliğinin oluşmadığı, birçok yerin tarih coğrafyasının iyi bilinmediği kaynak oluşturulmadığı görülmektedir.

Coğrafyada; kartografya ve kodlama bölgenin tabiat kültür değerlerinin bilinip korunması için; doğru tarihi bilgiler demografik değerlerin korunması için çok değerlidir. Dijital haritacılıkta günümüzde yakalanan tanım birliğinin ve derinliğinin sağlanması için adalar, körfezler, koylar, tepeler, bölgeler topoğrafya üzerinde konuya değer katabilecek hemşerilerimizle çalışmalarımız, bir metodoji ile planlanarak devam etmeli, tanıtım seminerleri ile sunumlar hemşerilerimizle paylaşılmalıdır. Urla’nın 1914 ait haritası Urla Kültür Tarih Coğrafya Arşivi’ne kazandırılmalıdır.

Sonuçta gitmediğiniz, ismini dahi bilmediğiniz yer sizin değildir.