Pencere Haber Gazetesi
Pencere Haber Gazetesi
KÖŞE YAZISI

KADIN VE URLA BAŞARI OLGUSU

Hadi BAŞMAN Hadi BAŞMAN Yazarın tüm yazıları
07-05-2026 18:02 2 dk okuma 275
Paylaş:

Bugün burada, Türkiye’de ve dünyada turizm, gastronomi ve tarım alanlarında bir marka haline gelmiş Urla’yı konuşuyorsak, bunun önemli bir bölümünü kadınlara borçluyuz.

Urla’nın markalaşma başarısı; 2010 yılından itibaren bu süreci doğru okuyan, hedef koyan, plan yapan ve kararlılıkla çalışan özgür iklim yaratan başta kadınların emeğinin sonucudur. Pandemi gibi beklenmedik olaylar ve Türkiye’nin konservativleşmesi gibi olgularda bu süreci hızlandırarak desteklemiştir.

Başarı; zamanın, emeğin, aklın ve dayanışmanın birleşmesidir.

Urla’da ise bu birleşime; kadın emeği, kooperatifçilik, vakıflar, etkin STKlar, kadının katılımı, coğrafyayı doğru okumak ve yerel değerleri sahiplenmek üzerinden şekillendirmiştir.

Siyasetin, sivil toplumun, üreticinin ve yerelin, dışardan gelen nitelikli kadın göçünün ortak aklıyla yarımadada önemli bir başarı hikâyesine imza attı ve bunu devlet desteğini minimum görerek başardı.

Bugün Urla’nın gastronomide, tarımda ve turizmde konuşuluyor olması; aslında kadınların yaşamda üretimde ve örgütlenmede üstlendiği rolün en somut göstergelerinden biridir.

Bunu yaratan ve sürdürenleri bugün dinliyoruz kendilerine teşekkür ederiz.

 

Anneler Günü’nde Urla: Enginarın Kalbinde Kadınlar

Urla’da sabah erken başlar. Toprak daha serinken, rüzgâr denizden hafifçe eserken, tarlaya ilk adımı atan çoğu zaman bir kadındır. O kadın bazen bir anne, bazen bir nine, bazen de kuşaktan kuşağa aktarılan bilgeliğin taşıyıcısıdır. Anneler Günü, tam da bu yüzden Urla’da sadece bir kutlama değil; emeğin, sabrın ve sürekliliğin hatırlanmasıdır.

Tarladan sofraya uzanan zincirin en güçlü halkasıydı onlar. Bugün hâlâ Urla’nın ruhu o kadınların ritmiyle atıyor.

Bu hikâyenin merkezinde ise çoğu zaman bir ürün vardır: enginar.

Enginar, Urla’da sadece bir tarım ürünü değildir. O, sabrın bitkisidir. Her mevsim ilgi ister, doğru zamanda doğru müdahaleyi bekler. Tıpkı annelik gibi… Bir çocuğu büyütmek nasıl emek, dikkat ve sevgi gerektiriyorsa, enginar da aynı özeni ister. Belki de bu yüzden Urla’da enginar tarlalarında en çok kadınlara rastlarız.

Anneler Günü’nde Urla’ya bakarken, aslında üç şeyi birlikte görürüz:

Kadın, anne ve üretici.

Bu üç kimlik, birbirinden ayrı değil; iç içe geçmiş bir yaşam pratiğidir. Kadın üretir, anne besler, toprak karşılık verir. Enginar ise bu döngünün sembolüdür.

Bugün Urla’da gastronomi konuşuluyorsa, restoranlar, festivaller, markalaşma projeleri varsa; bunun temelinde o eski kadınların kurduğu düzen vardır. Onlar olmasaydı ne ürün olurdu ne hikâye… Çünkü gastronomi sadece tabakta değil, hafızada başlar.

Anneler Günü, bu yüzden Urla’da biraz daha derindir.

Bir tabak enginarlı yemek geldiğinde sofraya, aslında bir annenin emeği gelir.

Bir pazarda alışveriş yapıldığında, sadece ürün değil, bir kültür devralınır.

Ve belki de en önemlisi:

Urla’nın geleceği de yine kadınların elinde şekillenecek.

Bugün kırsalda üretim yapan kadın kooperatifleri, iyi tarım uygulamaları, yerel ürünlerin katma değere dönüşmesi… Bunların hepsi eskiyle yeninin buluşma noktasıdır. Geçmişin bilgeliği, bugünün imkânlarıyla birleştiğinde ortaya gerçek bir değer çıkar.

Anneler Günü’nde bir teşekkür yetmez.

Ama bir farkındalık başlangıç olabilir.

Urla’da bir enginar tarlasına bakarken, sadece bir bitkiyi değil; bir annenin sabrını, bir kadının emeğini ve bir kentin ruhunu görmeyi başarabilirsek…

İşte o zaman gerçekten kutlamış oluruz.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Pencere Haber Gazetesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Hadi BAŞMAN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.