Son on senede; bir Ege kasabası Urla’nın bir köyü olan Kuşçular’ı dünyanın en müstesna yeri haline getirdik.

Son on senede Kuşçular köyünde değişim öyle büyük oldu ki; bazı Urlalıların “30 yıl önce, tütün kırardık,  kuleye çıkardık, deve vardı” gibi Türkiye’nin tarihsel gerçekleri ile bağdaşan normalden, çok öteye taşıdık.

Kuşçular Ova’yı yaratan muhtar bu gün bunların yaşanacağını bilse nasıl davranırdı bilmesek te Ova; Horhan amcanın tek göz bakkalından; dört süpermarket iki kasap, dev manav, benzin istasyonu, dört beş restoran, meyhane kahve, eczane, dev kuaför fizyoterapi merkezi tabi ki emlakçı gibi büyük bir alışveriş alanına çok kısa zamanda evirilip şehirleşti. Köyümüz kırsaldı, şimdi değil… O kadar çok süpermarket var ki Malgaca Ovası Malkaçaya dönüştü, sebze yetiştirmeye gerek kalmadı.

Aynı köyde dört büyük şarap üretim tesisi, dünyaca tescilli restoranlar var. Pizza var kokoreç var; kapiçino, eller havaya meyhane, pideci var.

Bunları Biz yaptık… Güzelliği de çirkinliği de biz yarattık….

Menfaatler için, rant için tüm yazılmış yazılmamış kuralları zorladık, tanıdıkları araya soktuk, köyümüz için, elimizden geleni, gücümüz nispetinde yaptık.

Artık şimdi bahçesine yaptığımız lüks konutlarımız var. Köyümüzün müteahhitleri ruhsattan önce ve sonra ama kanuna uyan faaliyetleri ile etikte çığır açtılar.

Köyümüz güzel bir tarım köyü ama tarım yapanlar bir elin parmakları kadar, müteahhitler topraklara villa dikiyor.

Köyümüzde su yok ama sılaj yetiştiricileri var. Hepsi babadan ziraatçı işi biliyor.

Eskiden enginar ekerdik, şimdi gerek kalmadı, enginarı yurtdışından getirip satıyor; tankerle havuzlarımıza su dolduruyoruz.

Köyümüzden özel biri; sadece kendine özel doğalgaz çektirdi, onun için bütün yollar kazıldı. Çukurlar o kadar derinki düşen arabalar iflah olmadı, evine senede iki gün gelen muhterem köye kolingaz getirdim diye övünüyor…

Şimdi çok daha önemli birileri ormana yaptıkları evlerine doğal gazı bağlanması için talimat vermiş. Onlara ormanlar, koylar feda olsun..! Sayın yetkililer gazı da esirgemeyeceklerdir.

Köyümüzde evler yirmi milyondan başlıyor, bu arada köye yeni elektrik çekiliyor.

Köyümüzde  su kuyusu açmak yasak; su hattı da yok!? Vermesi gereken kurum su hattı sereceğine ipe un seriyor. Aynı kurum sokaklara kendin alt yapını yap diyor. Müracaat ücreti, alt yapı inşa maliyeti kadar yüksek, senden alt yapı parasını müracaatta alıp, işi sana yaptırıyor.

Aynı kurum köye kanalizasyon döşemeyi unutmuş. Köyümüzde kanalizasyon yok.

Köyümüzde az su, az doğalgaz, çok foseptik var; vidanjörler de vızır vızır çalışıyor.

Köyümüzün;  sahile ormana ev yapanları,  havuz, otel yapanlarının hemen hepsi çevreci… Öndeki evlerin sahipleri, arkaya ev yapılmasın diye mahkemeye koşuyor. Gücü gücü yetene bir mücadele sürüyor.

Köylümüzün hemen hepsi hayvan sever,  kış başı fırın civarına hayvanları sosyalleşsin diye bırakıp gidiyorlar.

Köyümüz kırsalda;  bundan beş altı sene evvel okulunda hoca yoktu, birle iki; üçle dördüncü sınıflar birleşik okurdu,  garabet yeni çözüldü.

Köyün ahalisi; “köyde yaşamı beğenmeyen, gitsin buradan” diyor. Sonra “kim ekecek, kim dikecek” deyip ovayı müteahhite teslim ediyor.

Yeni köylü halkımız; neyse ki sosyal, demokrat, çevreci hukuka saygılı…

Her konuyu biliyor, herkes bize uysun istiyor...

Yani anlayacağınız Malgaca Ovası, köy,  sizlere ömür.