Urla Kent Konseyi’nin belediye meclisiyle aynı isimdeki komisyonlarında, seçimlerden sonra Kent Konseyi’nde samimiyetle çalışmak, Urla’ya gönüllü katkı koymak isteyen birçok Urlalı yer almaya başladı.
Siyasi parti, devlet kurumu, dini etnik yapı, hemşerilik, kadın erkek şemsiyesinin dışına çıktılar. Salt “Urla güzel olsun, insanları mutlu yaşasın” diye dört aydan beri akıllarını, zamanlarını harcayarak Urla’ya hizmet ediyorlar.
Projeleri çok; büyükelçiler, hukukçular, kardeş kent projesi ile ne yapılabileceğini çalışıyor.
Hukukçular, avukatlar halkın yerel demokrasiye katılımı için Kent Konseyi sistemlerini değerlendiriyor.
Tarım komisyonu, devletin tarıma uygun arazilerini iyi tarım maksatlı kullanımı için üniversite ile görüşüyor.
Müziğe gönül verenler, ritimden gitara bir araya gelip Urla için çalıyor.
Yüzlerce Urlalı Gelinkaya’da yoga günleri yapıyor.
Tarih - turizm için tanıtıcı dergiler, haritalar, masa örtüleri tasarlanıyor. Kumdenizi’nde yapılacak arkeolojik denizcilik merkezini bekliyorlar.
Urla’nın tüm STKları “yılbaşına kadar Urla’nın önemli günlerinde ne katkı koyarız” diye tartışıyor.
Yarımada kent konseyleri ayrı coğrafyada yaşam alanları üzerinden yeniden paydaşlığı değerlendiriyor.
Kent Konseyi’nde her gün en az iki - üç toplantı yapılıyor. Kentin halkı, hemşerileri tüm farklılıklarını unutup, Urla için konuşup fikir üretiyor.
Belediye de Kent Konseyi ile birlikte büyük bir gayretle Aryom’da müzik dans dersleri veriyor. Kadın Aile Müdürlüğü insan sağlığı için toplantılar düzenliyor.
Yetiyor mu? Hayır, Urla’ya yetmez, daha çok çalışmamız lazım.
Bu müstesna akıl ve eğitim seviyesine sahip Urlalı insan topluluğunda hep eksiğiz… Urla’nın arkeologları, İYTE’nin öğretim görevlileri, öğrencileri, devlet kurum yöneticileri, askerleri, denizcileri halka hemşerilerine daha çok bilgi ve Urla’nın değerlerini aktarabilirler, strateji toplantılarında olabilirler.
Urla’da yaşayan, Urla’ya gönül veren herkesin öncelikle nüfuslarını Urla’ya alarak belediyeyi daha güçlü ve iyi koşullara taşıması gerekiyor.
Belediyenin bir ekmek kapısından, hizmet kapısına dönüşmesi gerekiyor. Belediyeye iş başvuruları binleri aşıyor, her dönem belediyeye işe girme gayretleri, belediyenin hizmete odaklanmasını engelliyor. Personel / bütçe usullerini taleplerle esnetilmeye çalışılsa da hukuk buna müsaade etmiyor.
Bu esnafa URİT’in çalışacak personel aradığını ve bulamadığını belirtmek gerekiyor. Anlaşılan herkes çalışan değil, oturan personel olmak istediğinde…
YİRMİ İKİ PLAJA NE OLDU?
Belediye yaz başı Urla’da plajların azlığı nedeniyle parasızlığına rağmen halkçı bir atılımla plajlar yarattı. Halkımız plajlara koştu… Ancak bir kısmımız plajı işgal etti, çit çevirdi, kiraya verdi, her yerde ateş yaktı, ateş için ağaçları odun yaptı, karavanını plaja soktu WCsini boşalttı, kıyı / kıyı kenar daha çok işgal etti, siteler plajına halkı sokmamak için jandarmayı, zabıtayı aradı, sonuç olarak medeni bir düzen sağlanamadı. Çalınan kırılan şemsiyeler, plaja dökülen ve kışın akıp gidecek garip kum ile sezon kapanmak üzere, gelecek sene özen gösteren bir hemşerilik ile koordineli çalışmak gerekiyor.
Son söz
Kent Konseyi, yerel seçimlerden sonra Türkiye’de ilk seçimini yapan kurum oldu. Seçim sonrası tüm komisyonlarını kuran kent konseyi, yazın sıcak günlerinde çalışmaları ile belediyenin verdiği binanın hakkını verecektir…
Beş yıl büyükşehirden su bile alamayan belediye; disiplini sağlar ve hizmete odaklanırsa önümüzdeki süreçte büyükşehir, devlet ve halk işbirliği ile yeni bir Urla yaratacaktır.
Urla’da yaşayan hemşerilerimize sesleniyoruz; belediyeden hizmet için lütfen nüfusunuzu yaşadığınız Urla’ya alın, kamusal hizmet alanlarının kendi eviniz gibi özenle kullanın ki güzel bir Urla’da birlikte yaşayalım.