Mevcut yerel idari yapı, büyük şehir belediyesinin imkânları, İzmir’in, buradan da Urla’nın Türkiye’nin yarattığı milli hasıladan aldığı pay,  Urla nüfusunun yüz bini bir türlü aşamaması sorunlarının ivedi çözümü için önümüzdeki dönemde Urla, bir birleştirici vakfa ihtiyaç duyuyor.

Vakıf, “Urla Tanıtım Geliştirme Vakfı” adını taşısa da, vakfın varlık nedeni; öncelikle Urla olmak üzere tüm toplumun genelinde sürekli gelişime katkı sağlamak ve gelişim yolunda devletin kamu hizmet yükünü azaltacak girişimlerde bulunmak olmalı.  

Urla merkez olmak üzere, toplumun genelinde gelişime katkı sağlarken ekonomik canlılık kazandırmak için çalışan vakıf; sosyo ekonomik yönden gelişmemiş dezavantajlı gruplara yardımlarda bulunmalı, öğrencilerin eğitim hayatlarının devamlılığının sağlamalı, kendi başına veya başka paydaşlarla ayni, maddi katkı sağlayıcı projeler yürütmelidir. 

Vakfın hedefleri arasında; üniversitelerimize yurt, misafirhane kurmak, işletmek, var olan organizasyonlara katkıda bulunmak olmalıdır.

Başta yükseköğretim kurumları olmak üzere örgün ve yaygın eğitim kurumları, çıraklık ve mesleki eğitim kurumları ile birlikte iş birliği ve koordinasyon içerisinde toplumun tüm kesimlerine yönelik faaliyetlerde bulunmalıdır.

Değerli yarımadanın; tarih, tarım, çevre-ağaçlandırma, turizm, spor, sağlık, kültür ve sanat, vatandaşlık bilincinin gelişimi, dezavantajlı grupların uyumu-topluma kazandırılması konularında etkinliklerde bulunmalıdır.

Urla ve çevresi olmak üzere tüm toplumun turizm açısından tarihini, bulunduğu bölgenin ve çevre illerin turizm ve kültürel potansiyelini yurt içinde ve yurt dışında tanıtım hizmetlerini yürütmelidir.

Urla ve çevresinde olmak üzere tüm toplumda yaşayan gençlerin her türlü aktif spor hayatına katılmalarını sağlamalıdır. Engellilerin toplumsal hayata uyum sağlayabilmeleri için çalışmalar yapmalıdır. 

Vakıf; doğa- insan ilişkilerinin ve doğal değerlerin tanıtılması ve sevdirilmesi için çalışırken;, hayvanları koruma bilincinin yaygınlaşması, doğayla ilgili sorunlara kamuoyunun dikkatinin çekilmesi, hayvanların korunmaları, doğal yaşam ortamlarının arttırılması için çalışmalıdır. Bölgede tarım gelişimini, iyi tarım bio çeşitlilikleri destekler, yeni tarım alanları, kıyıların,  denizlerin toprağın,  suyun ve havanın korunması için faaliyetler icra etmeli,  otuz adamızı 720 km kıyımızı denizlerimizi korumalıdır.

Urla ve çevresi olmak üzere tüm toplumun tarihini araştırmak ve kültür zenginliklerini ortaya çıkarmak için, tarihi ve kültürel eserlerin korunma ve restorasyon çalışmalarına öncülük yapan kuruluşlar ve ilgili derneklerle işbirliği yapmalı, Özellikle gastronomi dalında gelişim için gelişim yaratmalıdır. 

Sonuç olarak; Vakfın faaliyetleri ile Urla ve çevresi olmak üzere tüm toplumun her türlü sorun ve projeleri ile ilgili güç birliği ve iş birliği imkânlarını geliştirerek, bütünleştirici rol oynamayı hedef edinmeli…. Bu hedefler için çalışmalar yaparken; devletin belediyenin kamu hizmet yükünü azaltma amacı taşımalıdır.

Son söz

Sekiz Haziran’da Urla Kent Konseyi seçimleri var, geçen beş senenin hesabını eski kent konseyi başkanı olarak vereceğim. Atatürk Kültür Merkezi’ne bekleriz.

Kent Konseyi, gönüllülerden oluşan, bütçesi olmayan, bir kente aidiyet üzerinden görev yaratan ve yapan siyaset dışı bir kurumdur.

Burada siyasi ikbal aramak, bir din, bir mezhep, cinsiyet üzerinden çalışmalar yapmak, kent konseyini bir grup için yönlendirmeye çalışmak, yönergesini ve uygulama zorunluluklarını bilmeden yön verme gayretleri; bu güne kadar yaratılan kazanımlarımızı ve uzun zamandır hasret kaldığımız belediye ile uyumu menfi etkileyecektir.

Değerli adaylara kent konseyinin başkanlığının bir makam olmadığını, bir maaş verilmediğini, bir makam odasının olmadığını, Urla’nın kucaklanmasının gerektiğini, diğer adayları karalamak yerine varsa projelerini anlatmalarını ve konseye saldırının çok kolay olduğunu hatırlatmak isterim.