Demircili Koyu Urla’nın deniz yıldızıdır.
Ama bugün bu güzelliğin kalbine bilinçli, planlı ve organize bir çevre suçu işlenmiştir.
Hurda bir gemi, kasıtlı olarak bu koya getirilmiş, karaya oturtulmuş, kıç tarafından kesilerek yüzemez hale getirilmiş ve doğaya karşı bir sabotaj aracı olarak bırakılmıştır.
Bu bir kaza değil. Bu bir ihmal değil. Bu örgütlü çevre terörüdür. Bu faaliyet ile kamu kurumları zor durumda bırakılmaya çalışılmıştır.
Bu geminin buraya getirilmesine, parçalanmasına, doğanın ortasına bir enkaz gibi bırakılmasına göz yumanlar, görevi olup da görmeyenler da aynı suçun ortağıdır.
Ancak
Urla kıyıları sahipsiz değildir.
Bu deniz sessiz değildir.
Bu halk seyirci değildir.
Kanunsuz olarak kıyılarımızı işgal edenlerle,
Barınak ihtiyacını çözemeyen cevap dahi vermeyenlerle
Kıyılara sadece rant için ilgi gösterenlerle
Yüksek fiyatlı marinalar kurup halkın ihtiyacını görmezden gelenlerle
Urla için kıyılarımız adalarımız körfez için siyaset üstü; akıl ve bilim ile mücadelemizi sürdüreceğiz.
Biz buradayız.
Urla burada.
Vicdan burada.
Doğa burada.
İzmir’in halkını, belediyelerini, kent konseylerini, meslek odalarını ve kamu kurumlarını bu çevre suçuna karşı açık tavır almaya çağırıyoruz.
Bu bir gemi meselesi değil.
Bu, geleceğimize sahip çıkma meselesidir.
15 Şubat Pazar, saat 13.00’te Demircili (Ada) Koyu’nda
Doğamız için, denizimiz için, Urla için bir araya geliyoruz.
Bu bir seyir değil.
Bu, doğaya sahip çıkma nöbetidir.
Sessiz kalmayın.
Çünkü sessizlik, bu suça ortak olmaktır.
Birlikte güçlüyüz.
Birlikte durdururuz.
Birlikte koruruz.
Olayın başından itibaren konuya ilgi gösteren, çözüm için çalışan, sorularımıza cevap veren kamu kurumlarına teşekkürlerimizle ..