Advert

BİR MİLYON DENİZCİ HEDEFİ, BİR MİLYON BELGE VERMEK DEĞİLDİR!

Hadi BAŞMAN

05-11-2026 16:05

Denizden uzaklaşan Anadolu insanı, geleceğin denizcilerini de kaybediyor.

Hiç düşündünüz mü?

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Mayıs 1940’ta Dunkirk’te kuşatılan İngiliz ve Fransız askerlerinin kurtarılmasında yüzlerce sivil teknenin, balıkçı teknesinin, özel yatın ve gönüllü amatör denizcinin nasıl bir rol oynadığını?

Tarihe Operation Dynamo (Dunkirk Tahliyesi) olarak geçen dokuz günlük operasyonda, 338 binin üzerinde Müttefik askeri İngiltere’ye tahliye edildi.

İngiliz Donanması’nın yanında, küçük tekneleriyle gönüllü olan siviller de bu büyük kurtarma operasyonuna katıldı. Büyük savaş gemilerinin yanaşamadığı sığ kıyılara ulaşan küçük tekneler, askerleri açıkta bekleyen gemilere taşıdı.

Bir ülkenin denizcilik kültürünün ne anlama geldiğini görmek isteyenler Dunkirk’e baksın.

İNEBOLU’DA KAYIKÇILAR, KURTULUŞ SAVAŞI’NIN DENİZCİLERİ

Bizim tarihimizde de benzer bir denizcilik dayanışması var.

Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’ya silah ve cephane ulaştırılmasında İnebolu hayati bir görev üstlendi. Açıkta bekleyen gemilerden alınan silah ve cephaneler kayıklarla karaya çıkarılıyor, ardından kağnılarla cepheye taşınıyordu.

9 Haziran 1921’de Yunan savaş gemilerinin İnebolu’yu bombalamasına rağmen kayıkçılar, kadınlar ve çocuklar görevlerini bırakmadı.

İnebolu Mavnacılar ve Kayıkçılar Loncası’nın İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi boşuna değildi.

Kurtuluş Savaşı yalnızca cephedeki askerlerin değil, denizdeki kayıkçıların da mücadelesiydi.

Dunkirk’te küçük tekneleriyle asker kurtaran İngiliz siviller ile İnebolu’da kayıklarıyla bağımsızlık mücadelesine destek veren Anadolu insanı arasında önemli bir ortaklık var: Denizcilik kültürü ve toplumsal dayanışma.

PEKİ, BİZ BUGÜN NE YAPIYORUZ?

Bir taraftan “1 Milyon Amatör Denizci” hedefini açıklıyor, insanlarımızı denizle tanışmaya, tekne sahibi olmaya ve denizcilik kültürünü geliştirmeye çağırıyoruz.

İşçi, memur, köylü, emekli, küçük esnaf; yıllarca biriktirdiği parayla küçük bir sandal veya tekne sahibi oluyor.

Peki, sonra ne oluyor?

Marina ücretleri, küçük tekne sahiplerinin karşılayamayacağı seviyelere çıkıyor. Kamuya ait barınakların kapasitesi yetersiz kalıyor. Yeni kıyı yatırımları, küçük tekne ve sandal sahiplerinin ihtiyaçları gözetilerek planlanmıyor.

Denize çıkmak isteyen vatandaş ya teknesini satıyor ya da Yunan adalarına yöneliyor. Kimi de kıyıda bulabildiği korunaklı bir yerde tonozla veya demirleyerek teknesini barındırmaya çalışıyor.

Ardından Sahil Güvenlik ve liman başkanlıklarının denetimleri ve cezalarıyla karşılaşıyor.

Elbette denizde güvenlik, çevrenin korunması ve seyir kuralları vazgeçilmezdir. Ancak kamu yönetiminin görevi yalnızca denetlemek ve ceza kesmek değil, vatandaşın denize erişebileceği altyapıyı da oluşturmaktır.

Bir yandan amatör denizci yetiştirmek istiyoruz, diğer yandan amatör denizcinin teknesini barındırabileceği yerleri oluşturamıyoruz.

Balıkçı barınakları, küçük tekne iskeleleri, amatör balıkçı rıhtımları, sandal çekek yerleri ve rampalar olmadan denizcilik kültürünün gelişmesini bekleyemeyiz.

Bir yandan denizci sayısını artırmayı hedefliyor, diğer yandan mevcut denizcileri denizden uzaklaştırıyoruz.

Oysa bir milyon amatör denizci hedefi, bir milyon kişiye belge vermekle değil, bir milyon insanı denizle buluşturmakla gerçekleşir.

DENİZCİLİĞİN NÜVESİ AMATÖR DENİZCİLİKTİR

Bir ülkenin denizcilik kültürü yalnızca savaş gemileriyle, büyük ticaret filolarıyla veya donanma subaylarıyla oluşmaz.

Denizcilik kültürü, kıyıda yaşayan insanla başlar.

Balıkçıyla, sandal sahibiyle, amatör denizciyle, küçük teknesiyle koyları gezen vatandaşla gelişir.

Geleceğin kaptanları, deniz subayları, deniz bilimcileri ve denizcilik girişimcileri, denizle tanışan bu toplumun içinden çıkar.

Bu nedenle küçük tekne barınakları yapmalı; sandal çekek yerleri, rampalar ve korunaklı bağlama alanları oluşturmalıyız.

Kıyılarımızı yalnızca büyük yatırımların ve yüksek gelir gruplarının kullanımına bırakmamalıyız.

Denize çok zor döndük. Şimdi yeniden uzaklaşmayalım. Denizi Anadolu insanının gündelik yaşamının bir parçası hâline getirelim.

URLA’NIN DENİZCİLİK KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKALIM

Bu konuda Urla’nın çok özel bir yeri ve sorumluluğu var.

Urla yalnızca kıyıları, koyları ve adalarıyla değil, denizcilik geçmişi ve insan birikimiyle de önemli bir deniz kentidir.

360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği’nin çalışmaları, Urla’nın adaları, balıkçıları, amatör denizcileri, eski bahriyelileri ve denizle iç içe yaşamış kuşakları bu kültürün önemli parçalarıdır.

Geçmişimizde Beyrut Yatı, Ahmet Rasim Barkınay ve Ali Fehmi Efendi gibi isimlerle ve onların hikâyeleriyle şekillenen bir denizcilik hafızamız var.

Urla’nın güney sahillerinde Ç-136’da kaybettiğimiz şehitlerimizin hatırası da sahip çıkılmayı bekliyor.

Bugün bu mirası geleceğe taşıyabilecek yeni bir oluşumumuz var: Faaliyetlerine başlayan Urla Denizcileri Derneği.

Bu derneğimizin ve denizcilik kültürünü yaşatmak için çalışan diğer sivil toplum kuruluşlarımızın desteklenmesi, faaliyetlerinin teşvik edilmesi gerekiyor.

Çünkü denizcilik kültürü yalnızca devletin kurumlarıyla değil, denizi seven, tanıyan, koruyan ve sahiplenen insanların çabasıyla gelişir.

Urla’nın adalarını, kıyılarını, denizcilik tarihini ve insan birikimini bir araya getirmeli; bu mirası genç kuşaklara aktarmalıyız.

Denizle yaşayan bir Urla, denizcilik kültürünü yaşatan bir Türkiye demektir.

GELECEĞİN DENİZCİLERİNİ KAYBETMEYELİM!

Bir milyon denizci hedefi, bir milyon belge vermek değildir.

Bir milyon insanın denizi tanıması, sevmesi, koruması ve denizde yaşamın bir parçası olmasıdır.

Küçük teknelere yer açın. Kıyıları halkın kullanımına açın. Amatör denizciliği destekleyin. Denizle toplum arasındaki bağı güçlendirin.

Denizcilik, bir meslekten önce bir kültürdür. O kültürü yaşatmayan bir ülke, geleceğin denizcilerini de yetiştiremez.

DİĞER YAZILARI Urla’yı Yapay Zekâdan Değil, Arşivden Öğrenmek… 01-01-1970 03:00 Sezon Kapanırken Urla’da Plaj Sorunu: Doğal Plajlar, Sade Tesisler Olacaktı; Alaçatı’ya Benzedik… 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL: DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUMUZ 01-01-1970 03:00 NATO Sofrasından Dünyaya: Urla Enginarında Yeni Hedef 12 Milyon adet Üretim 01-01-1970 03:00 URLA’NIN HAFIZASI SANDIKLARDA BEKLİYOR 01-01-1970 03:00 KABOTAJIN 100. YILINDA: MAVİ VATANA AÇILAN ÖZGÜRLÜK KAPISI 01-01-1970 03:00 Denizle Yaşayan Kentler, Denizle Güçlenen Toplumlar 01-01-1970 03:00 Sakızdan Bayrampaşa’ya: Enginarın Binlerce Yıllık Yolculuğu ve Urla’nın Eşsiz Mirası 01-01-1970 03:00 Urla Enginarı: Bir Sebzeden 10 Milyar TL’lik Hikâyeye 01-01-1970 03:00 Küçüldükçe Büyüyen Turizm: Çeşme–Urla Yarımadası İçin Ortak Vizyon 01-01-1970 03:00 KADIN VE URLA BAŞARI OLGUSU 01-01-1970 03:00 23 Nisan: Çocukların Gözünden Umudu Yeniden Kurmak
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 01-01-1970 03:00 DOĞAL SOFRA BİR HİKÂYE DEĞİL, BİR DİSİPLİNDİR 01-01-1970 03:00 Ucuzculuk mu, Değer Üretmek mi? 01-01-1970 03:00 MARİNA İSTEMEZÜK… 01-01-1970 03:00 DEMİRCİLİ SAHİPSİZ DEĞİL! 01-01-1970 03:00 KIYILAR ARAFTA, URLA NEREDE? 01-01-1970 03:00 Urla: Kıyıda Değil, Denizin İçinde Bir İlçe 01-01-1970 03:00 Urla’nın Geleceği Sofrada Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Urla’nın Barbaros Mahallesi “En İyi Turizm Köyü” Seçildi 01-01-1970 03:00 Urla İçin Güven Kaybolursa… 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİNİN GELECEĞİ İÇİN: KATILIMCILIĞI YENİDEN HATIRLAMAK 01-01-1970 03:00 30 Ağustos ve Urla’nın Kadim Mirası 01-01-1970 03:00 URLA’DA SU KAYNAKLARI TEHLİKEDE: TARIM VE YAŞAM İÇİN KRİTİK EŞİK 01-01-1970 03:00 HAYATI KOLAYLAŞTIRAN YEREL DOKUNUŞLAR 01-01-1970 03:00 Tarım bitti, su bitti; Orman yangınları çok yakında… 01-01-1970 03:00 Urla: Denizle Yaşayan Bir Kentin Hikayesi 01-01-1970 03:00 URLA’NIN DEĞERLERİ 01-01-1970 03:00 Urla’daki Annelerimize 01-01-1970 03:00 Urla’nın Enginarla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Urla birçok şeyin birleşimi 01-01-1970 03:00 Urla Tarihi ve Coğrafyası 01-01-1970 03:00 DENİZİMİZ TOPRAĞIMIZ, YAPAMADIĞIMIZ OT BAYRAMI 01-01-1970 03:00 İzmir Körfezi’nin Savunması, Beyrut Gemisinin Urla Açıklarında Batışı ve 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi 01-01-1970 03:00 Urla Adaları: Tarihin ve Doğanın Kesişim Noktası 01-01-1970 03:00 SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN ZORLU MİRASI YENİ BAŞKANLARA KALDI 01-01-1970 03:00 ANLAYANA… 01-01-1970 03:00 Urla Dirençli bir şehir olabilir mi? 01-01-1970 03:00 KÖRFEZ ÇIPLAK 01-01-1970 03:00 KÖYÜMÜN ÇAYIRLARI… KUŞÇULAR 01-01-1970 03:00 URLA HALKININ YEREL İSTEKLERİNE BAKIŞ… 01-01-1970 03:00 Urla için halkın yerel isteklerine bakış… 01-01-1970 03:00 Urla için halkın yerel isteklerine bakış…. 01-01-1970 03:00 URLA İÇİN HALKIN İSTEKLERİ 01-01-1970 03:00 DENİZLERİMİZ BİZİM VATANIMIZDIR 01-01-1970 03:00 BELEDİYEDEN PLAJ MÜJDESİ 01-01-1970 03:00 Urla Tanıtım Gelişim Vakfı 01-01-1970 03:00 FESTİVAL OLDUK 01-01-1970 03:00 YENİ URLA 01-01-1970 03:00 ENGİNAR 01-01-1970 03:00 UMUT VAR MI? VAR 01-01-1970 03:00 Urla, seçimler ve hırslı yaşlı tüfekler 01-01-1970 03:00 Yaşam için seçtiği Urla’ya gönül verenler… 01-01-1970 03:00 Yeni yıl Urla 01-01-1970 03:00 URLA’NIN SESİ 01-01-1970 03:00 Urla’da Kasım Başkadır 01-01-1970 03:00 DEĞERLİ URLA BELEDİYE BAŞKAN ADAYIMIZ 01-01-1970 03:00 YAZI YAZMANIN SORUMLULUĞUNU ANLAMAK… 01-01-1970 03:00 URLA GÜNLÜKLERİ 01-01-1970 03:00 Urla kıyılarında deniz bitti 01-01-1970 03:00 HATIRLATMA 01-01-1970 03:00 Yaşama değer katan Urla 01-01-1970 03:00 Urla’da Kabotajı Anlamak 01-01-1970 03:00 URLA BELEDİYE BAŞKANINI ARIYOR! 01-01-1970 03:00 URLA İNSANI 01-01-1970 03:00 URLA’NIN SPORCULARI DESTEK BEKLİYOR 01-01-1970 03:00 URLA TOZ DUMAN 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİMİZİN 99. YILI KUTLU OLSUN… 01-01-1970 03:00