Urla, yıllardır “bereketli toprak” ve “zengin su” imajıyla anılırken, son on yılda tablo hızla değişmeye başladı. Akdeniz ikliminin etkisiyle yağışlar kış aylarına sıkışırken, yaz kuraklığı uzuyor. İlçenin yıllık ortalama yağışı 700 mm civarında olsa da bunun %80’i Aralık - Mart arasında düşüyor. Yazın ise toprak neredeyse tamamen yağışsız kalıyor.
Yeraltı Suları Alarm Veriyor
Tarımın yoğunlaştığı Kuşçular, Zeytinler ve Özbek hattında, yeraltı su seviyeleri her yıl 1-1,5 metre daha fazla çekiliyor. Özellikle sondaj kuyularının kontrolsüz kullanımı ve ruhsatsız açılan derin kuyular, tatlı suyu hızla tüketiyor. Bazı bölgelerde tuzluluk oranları artmaya başladı; bu da deniz suyunun yeraltı akiferlerine sızmaya başladığının işareti.
Tarımsal Üretim Baskısı
Urla’da enginar, zeytin, bağcılık ve son yıllarda artan silajlık mısır ve örtü altı üretim, suyun en büyük tüketicileri.
• 1 dönüm silajlık mısır sezon boyunca 650–800 ton su tüketiyor.
• Örtü altı çiçekçilikte 1 dönüm sera yılda 700–1.200 ton su istiyor.
• Geleneksel enginar tarlaları bile dönüm başına 400–500 ton suya ihtiyaç duyuyor.
Bu rakamlar, yaz ortasında zaten azalan su kaynakları üzerindeki baskıyı katlıyor.
Kentleşme ve Nüfus Etkisi
Urla’nın nüfusu yaz aylarında ikiye katlanıyor. Yazlık siteler, havuzlar ve turizm tesisleri, tarımla aynı kaynağı kullanıyor: Yeraltı suyu. Bu çifte baskı, suyun stratejik bir kaynak haline gelmesine yol açıyor.
Çözüm Arayışları
• Damla sulama ve gri su kullanımı: Kuşçular-Zeytinler hattında pilot gri su projeleri gündemde.
• Yağmur hasadı: Kışın yoğun yağışları depolayacak havuz ve göletlerin artırılması planlanıyor.
“Su, Urla’nın geleceğini belirleyecek”
Yerel uzmanlar, “Toprak bereketli, çiftçi üretmek istiyor ama suyun olmadığı yerde tarım olmaz. Bugün alınacak önlemler yarını belirleyecek” diyor.
Urla artık bir karar noktasında: Tarım, kentleşme ve doğa arasındaki dengeyi su üzerinden kuramazsa, bereketli topraklar susuz kalacak.
