1. Güzellik Yaratan Gönüllüler
Urla ÇYDD ve UREV
Urla son on yılda önemli bir değişim yaşadı. Eğitimli göçle gelenler ve eğitimli Urla doğumluların katkısıyla yeni bir Urla doğdu. Gönüllü insanların çalışmalarıyla güzellikler üretildi. Bugün 37 köyün her biri, farklı konseptlerle gelişiyor, üretmeye ve ekonomiye katkı sunmaya devam ediyor.
Urla’yı geleceğe taşıyan en önemli örneklerden biri Urla Eğitim Vakfı (UREV). Vakıf, gençlere burs vererek eğitimde fırsat eşitliği sağlıyor ve Urla’nın geleceğine katkı veriyor. UREV’in değerleri arasında; dürüstlük, toplumsal fayda, bilimsellik ve gönüllülük bulunuyor.
Urla ÇYDD Urla’nın her noktasından toplanmış eğitimli örnek gönüllüleri ile çağdaş yaşama dair işler yaparken çağdaş yaşamın topluma entegrasyonu için cansiperane çalışıyor.
Doğal Sofra, Toprak Dostları, URİKAD, Dolaşan kitap, Türk Kadınlar Birliği, Tasarım Kütüphanesi, Tarih Araştırma Derneği hepsi Urla için koşuyorlar.
2. Güzellikleri Bayağılaştıranlar
Ama bu güzelliği ve emeği bayağılaştıran kişiler yok değil… Onlar; dobralıkla küstahlığı, doğru ile yanlışı, sahiplenmek ile talanı karıştırıyor.
Her şeyi paraya indirgeyip insanca yaşam için Urla’ya gelenleri isyan ettiriyor…
Yola çöp atıyor, izmariti yanar savuruyor, “Ben Urlalıyım” diyerek değerleri zedeliyor.
Bir gönüllü, cebinden 100 solar lamba alıyor, dostlarıyla Urla’nın kuzeyindeki adalara monte ediyor. Adalar akşamları ışıl ışıl oluyor. Sonra ne oluyor? Birkaç ahlaksız gidip o lambaları çalıyor.
Aynı tabloyu sahillerde görüyoruz. Plaj şemsiyeleri sökülüyor, çalınıyor, yıkılıyor. Urla enginarı diye Mısır’dan gelen enginar satılıyor.
Zanaat, ahilik ruhundan koparılıp soyguna dönüştürülüyor.
Toprak, orman ve kıyılar işgalleri at başı koşuyor.
3. Çeşmealtı ve Gecekondu Marinalar
Urla’da halkın ihtiyaçlarının iyi yönetilememesi fırsatçıların bu ihtiyaçlardan çıkar sağlamasının önünü açıyor.
Çeşmealtı’ndaki bağlama alanları bu ihtiyacın ve tabi fırsatçılarda bu boşluğun sonucu….
Gecekondu marinamızda tekneler yanarken, bu teknelerden sorumlu hiçbir kişi ortada yoktu. Ne yazık ki, bu tür tehlikeler Urla’nın farklı noktalarında her an yaşanabilir.
Amatörler iskele yapıyor, tonozcular buradan gelir elde ediyor. Urlalılar belki farkında değilmiş gibi görünüyor, ama bu kanunsuz yapıların bugün de yarın da devam edeceği açık.
Ekim ayında belediye bu iskeleleri yıkacağı söyleniyor…. Dilerim başarılı olur, gelecek sene yeniden kurulmasına müsaade edilmez; tüm kıyı beldelerindeki gibi seyyar rıhtım, atık istasyonları yapılır.
Marinayla kıyı işgalciliğin arasında sıkışan sistem, maalesef devam ediyor. “Marina istemezuk” diye bağıran tonozcular, tonozun ne olduğunu bilmeyen ve anlatılanı dinlemeyenler, bu durumun en büyük sorumluları.
4. Sonuç: Güven ve Dayanışma
Yollardaki çöpler elbet toplanır. Pisliği rüzgâr dağıtır... Yanlış gözden saklanır.
Ama unutmayalım:
Urla için güven kaybolursa, hiçbirimiz onu toplayamayız.
Gönüllülerin, ÇYDD’nin, UREV’in STKların toplumsal farkındalık, yarattığı güven ve dayanışma olmadan, Urla’nın güzellikleri sürdürülemez. Siyasi partiler muhtarlar ile bu konudaki sıkıntıların tamamını çözemez, gereken yerelde yönetim ile toplumun birlikte hareket etmesidir.
