Sivastopol üç gün önce bombalanmıştı. 1 Kasım 1914 günü Uzunada’yı sancağında bırakan İngiliz savaş gemileri Urla İskele’de iki Osmanlı donanma gemisine el koymak istedi, olay sonucu iki gemimiz battı ve Ege’de ilk silahlar ateşlendi.
Aynı gemiler büyük bir donanmanın parçası olarak İstanbul’a ulaşmak üzere Çanakkale’ye saldırdılar.
Çanakkale Geçilmez! Bu söz, sadece Çanakkale’de değil, Ege Denizi ve İzmir Körfezi’nde de vatanı savunmak için verilen büyük mücadelelerin simgesidir. Osmanlı donanması ve kıyı bataryaları, İtilaf Devletleri’nin Ege kıyılarındaki saldırılarına karşı kahramanca bir savunma gerçekleştirmiştir.
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Deniz Harekâtı
İtilaf Devletleri, Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak, İstanbul’u ele geçirmek ve Rusya ile doğrudan bağlantı kurmak için Çanakkale Boğazı’na saldırdı. Şubat 1915’ten itibaren başlayan deniz harekâtı, 18 Mart’ta büyük bir saldırıya dönüştü.
Deniz Harekâtının Seyri
19 Şubat 1915: İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nın dış tabyalarına yoğun topçu atışlarıyla saldırdı. Seddülbahir ve Kumkale bataryaları ağır ateş altında kaldı.
25 Şubat 1915: Düşman donanması, boğazın girişindeki Osmanlı bataryalarını susturmaya çalıştı ve mayın temizleme faaliyetlerine başladı. Ancak Osmanlı birlikleri, gece operasyonlarıyla bu faaliyetleri sürekli engelledi.
8 Mart 1915: Nusret Mayın Gemisi, Karanlık Liman’a 26 mayın döşedi. Bu hamle, savaşın kaderini değiştirdi çünkü düşman gemileri bu mayınları fark edemedi.
18 Mart 1915: Çanakkale Deniz Zaferi
İtilaf Devletleri, 18 savaş gemisinden oluşan devasa bir filo ile Çanakkale Boğazı’na son ve kesin darbeyi vurmak için saldırıya geçti. Ancak Osmanlı topçularının isabetli atışları ve Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlar sayesinde düşman donanması büyük kayıplar verdi:
Bouvet (Fransa), HMS Irresistible ve HMS Ocean (İngiltere) mayınlara çarparak battı.
HMS Inflexible ve Gaulois ağır hasar aldı.
Düşman donanması, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı.
Bu ağır yenilginin ardından, İtilaf Devletleri denizden boğazı geçemeyeceklerini anladı ve kara harekâtına yönelmeye karar verdi. Ancak, 25 Nisan 1915’te başlayan Gelibolu çıkarması da Türk ordusunun büyük direnişiyle başarısız oldu.
İzmir Körfezi ve Çanakkale Boğazı’ndaki savunmalar, Osmanlı’nın stratejik noktalarını korumuş ve düşman ilerleyişini durdurmuştur.
Deniz harekâtının başarısız olması, Çanakkale’nin kara savaşlarına sahne olmasına yol açmıştır.
Bu zafer, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehasının ortaya çıktığı ve ileride Kurtuluş Savaşı’na liderlik edecek bir kahraman olarak yükseldiği önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Bugün, Çanakkale Zaferi’nin 110. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Onların fedakârlıkları, bağımsız bir vatanın teminatı olmuştur.
“Çanakkale Geçilmez!”
