Advert

DENİZLERİMİZ BİZİM VATANIMIZDIR

Hadi BAŞMAN

27-06-2024 17:26

Türkiye Cumhuriyeti’nde herkesin birbirine anlamını sorduğu Kabotaj; Kendi denizine, sahillerine, deniz ürünlerine sahip çıkmak; yüzyıllardır süre gelen denize sırtını dönen politikalara ve kapitülasyonlara son vermek; Atatürk’ün devletçilik ilkesine sahip çıkmaktır.

Denizlerimizi ülkemizin sınırlarına katarak, Mavi vatana sahip çıkmak, çağdaş dünya uygarlıklarına yelken açmak demektir.

Kabotaj, Atatürk’ün bizlere armağan ettiği önemli kazanımlardan biridir.

1530 yılından itibaren verilmiş kapitülasyonların kaldırılışı, başka ülkeler lehine imtiyaz vermemek, mavi vatana bizim demek, adalarımıza   sahip çıkmak demektir kabotaj….

19 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkındaki Kanun’’ ile Türk kıyılarında kabotaj hakkı tamamen Türk vatandaşlarına ve firmalarına verildi.

Kabotaj Kanunu 1 Temmuz 1926 gününden itibaren yürürlüğe girdi.

+++

Osmanlı’nın geri kalmışlığının önemli nedenlerinden biri; başka ülkelere verdiği kapitülasyon tanımı altındaki özel haklarla, denize uzak durmak, denizin getirdiği medeniyet, teknolojiyi reddetmek ve bunlara bağlı olarak modernleşememektir.

Venedik, Fransa, İngiltere ve Hollanda olmak üzere 10 ülkeye tanınan kapitülasyon hakları Osmanlının ekonomik zararına da neden olmuştur.

Kapitülasyonlar Türkler ’in denizcileşmesine ve denizciliğin halk ve devlet içinde gelişmesinin engellidir. Balıkçılık dahi Rumların kontrolüne bırakılmıştır.

Urla’da Kabotajı anlamak için geçmişimize bakarsak;

Osmanlıda; liman, mendirek, deniz feneri, antrepo gibi alt yapı yatırımlarını Kırım Savaşı’ndan sonra (1856 yılından itibaren) 100 yıllık işletme hakkı imtiyazı karşılığında Fransız Fenerler İdaresi’ne verilmiştir. İzmir ve Urla da bu yapıları yakınen tanır; 1865’den itibaren Fransızlar tarafından yapılan Tahaffuzhane, Batis’in Kahvesi isimli liman başkanlığı, Konak Pier antrepoları ve limanı (Emir Çaka Bey Limanı olarak da bilinir), Basmane Garı Cumhuriyetle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin ve vatandaşlarının malı olmuştur.

Urla’mızda Kabotajın olmadığı dönemde; örneğin 1922’de iskeleden kuru üzüm yükü Rumlar tarafından gönderiliyor, ithalat ihracat yabancılarca yönetiliyor, sigorta dahil tüm vergisiz kazanç yabancılara kalıyordu.

Bu nedenle beş yüz nüfuslu Urla İskele’de on Türk yaşamıyor, Uzunada dahil hiçbir adaya Türkler gitmiyordu (1922’de Uzunada’da iki, Hekim Adası’nda bir Rum köyü vardı).

İzmir’den Anadolu’ya kalkan trenlere bileti yabancılar kesiyor. Bu ekonomik koşullar ve haklardan yararlanan azınlıklar vatandaşı olmadıkları İzmir’de çok zenginleşiyordu.

İzmir’in Kurtuluşu sonrası İstanbul’dan gemilere binip zaferi görmeye gelen Türk gazetecilerin Fransızlardan izin vesikası almak zorunda kaldığı, denize açılan her Türk’e yabancıların izin verdiği gerçektir.

“Denizcilik ve Kabotaj açısından Urla İskele çok önemli bir coğrafi mevkidir. 1 Kasım 1914 tarihinde iki İngiliz Muhribi Scorpion ve Wolverin, daha Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’na girmeden Urla İskele mevkiine karasuyu ve hükümranlık alanı tanımaksızın gelmişler ve Osmanlı Donanması’na mensup iki yatın teslimini istemişlerdir.

Görüşmeleri yapan Beyrut ikinci komutanı Ahmet Rasim Barkınay’ın teslimi reddetmesi üzerine gemilere ateş açılmıştır.

Kınalı ve Beyrut yatları üzerlerindeki malzeme ve personel sahile çıkarılmış, gemiler kaptanlarının planladığı şekilde düşmana teslim edilmeyerek yakılarak batırılmıştır.

Kabotaj Kanunu ile tüm bu yabancılara tanınan ayrıcalıklara son verilmiş, denizcileşmenin, modernleşmenin, Teknoloji yaratmanın önü açılmış; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının eşit olarak ekonomik haklardan, deniz alanları ve denizcilik faaliyetlerinden yararlanma hakkı verilmiştir.

Türkiye 8333 km. kıyı uzunluğuna ve binlerce adaya sahiptir. Denizcileşen halkımız; denizlerine, donanmasına, adalarına, karasularına ve hatta balığına sahip çıkmalıdır.

Ata’mız Osmanlının bu deniz küskünlüğünü tetikleyen kapitülasyonlara son vererek kabotaj hakkı ile bize; medeniyet modernleşme ve özgürlük modeli çizmiştir.

Kabotaj Bayramı Hürriyettir, çağdaş Uygarlık seviyesine giden yoldur Hepimize kutlu olsun.

DİĞER YAZILARI Urla Enginarı: Bir Sebzeden 10 Milyar TL’lik Hikâyeye 01-01-1970 03:00 Küçüldükçe Büyüyen Turizm: Çeşme–Urla Yarımadası İçin Ortak Vizyon 01-01-1970 03:00 KADIN VE URLA BAŞARI OLGUSU 01-01-1970 03:00 23 Nisan: Çocukların Gözünden Umudu Yeniden Kurmak
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 01-01-1970 03:00 DOĞAL SOFRA BİR HİKÂYE DEĞİL, BİR DİSİPLİNDİR 01-01-1970 03:00 Ucuzculuk mu, Değer Üretmek mi? 01-01-1970 03:00 MARİNA İSTEMEZÜK… 01-01-1970 03:00 DEMİRCİLİ SAHİPSİZ DEĞİL! 01-01-1970 03:00 KIYILAR ARAFTA, URLA NEREDE? 01-01-1970 03:00 Urla: Kıyıda Değil, Denizin İçinde Bir İlçe 01-01-1970 03:00 Urla’nın Geleceği Sofrada Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Urla’nın Barbaros Mahallesi “En İyi Turizm Köyü” Seçildi 01-01-1970 03:00 Urla İçin Güven Kaybolursa… 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİNİN GELECEĞİ İÇİN: KATILIMCILIĞI YENİDEN HATIRLAMAK 01-01-1970 03:00 30 Ağustos ve Urla’nın Kadim Mirası 01-01-1970 03:00 URLA’DA SU KAYNAKLARI TEHLİKEDE: TARIM VE YAŞAM İÇİN KRİTİK EŞİK 01-01-1970 03:00 HAYATI KOLAYLAŞTIRAN YEREL DOKUNUŞLAR 01-01-1970 03:00 Tarım bitti, su bitti; Orman yangınları çok yakında… 01-01-1970 03:00 Urla: Denizle Yaşayan Bir Kentin Hikayesi 01-01-1970 03:00 URLA’NIN DEĞERLERİ 01-01-1970 03:00 Urla’daki Annelerimize 01-01-1970 03:00 Urla’nın Enginarla İmtihanı 01-01-1970 03:00 Urla birçok şeyin birleşimi 01-01-1970 03:00 Urla Tarihi ve Coğrafyası 01-01-1970 03:00 DENİZİMİZ TOPRAĞIMIZ, YAPAMADIĞIMIZ OT BAYRAMI 01-01-1970 03:00 İzmir Körfezi’nin Savunması, Beyrut Gemisinin Urla Açıklarında Batışı ve 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi 01-01-1970 03:00 Urla Adaları: Tarihin ve Doğanın Kesişim Noktası 01-01-1970 03:00 SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN ZORLU MİRASI YENİ BAŞKANLARA KALDI 01-01-1970 03:00 ANLAYANA… 01-01-1970 03:00 Urla Dirençli bir şehir olabilir mi? 01-01-1970 03:00 KÖRFEZ ÇIPLAK 01-01-1970 03:00 KÖYÜMÜN ÇAYIRLARI… KUŞÇULAR 01-01-1970 03:00 URLA HALKININ YEREL İSTEKLERİNE BAKIŞ… 01-01-1970 03:00 Urla için halkın yerel isteklerine bakış… 01-01-1970 03:00 Urla için halkın yerel isteklerine bakış…. 01-01-1970 03:00 URLA İÇİN HALKIN İSTEKLERİ 01-01-1970 03:00 BELEDİYEDEN PLAJ MÜJDESİ 01-01-1970 03:00 Urla Tanıtım Gelişim Vakfı 01-01-1970 03:00 FESTİVAL OLDUK 01-01-1970 03:00 YENİ URLA 01-01-1970 03:00 ENGİNAR 01-01-1970 03:00 UMUT VAR MI? VAR 01-01-1970 03:00 Urla, seçimler ve hırslı yaşlı tüfekler 01-01-1970 03:00 Yaşam için seçtiği Urla’ya gönül verenler… 01-01-1970 03:00 Yeni yıl Urla 01-01-1970 03:00 URLA’NIN SESİ 01-01-1970 03:00 Urla’da Kasım Başkadır 01-01-1970 03:00 DEĞERLİ URLA BELEDİYE BAŞKAN ADAYIMIZ 01-01-1970 03:00 YAZI YAZMANIN SORUMLULUĞUNU ANLAMAK… 01-01-1970 03:00 URLA GÜNLÜKLERİ 01-01-1970 03:00 Urla kıyılarında deniz bitti 01-01-1970 03:00 HATIRLATMA 01-01-1970 03:00 Yaşama değer katan Urla 01-01-1970 03:00 Urla’da Kabotajı Anlamak 01-01-1970 03:00 URLA BELEDİYE BAŞKANINI ARIYOR! 01-01-1970 03:00 URLA İNSANI 01-01-1970 03:00 URLA’NIN SPORCULARI DESTEK BEKLİYOR 01-01-1970 03:00 URLA TOZ DUMAN 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETİMİZİN 99. YILI KUTLU OLSUN… 01-01-1970 03:00