Dünya gerçeğinin içinde kaybolmuş özelliklerimizi arayıp durmaktayız, kimin neyin peşine düşersen kendinin bir parçasıyla karşılaşıyorsun, ihtiyacın var ya da yok belki o kişinin ihtiyaç alanında olma ihtimalin var bilemeyebilirsin.

O zaman sorumluluğunu alıp sor kendine bu olayın, kişinin, teklifin vb bana faydası var mı?

Zararı var mı?

Karşımda gelişen olaya, kişiye, teklife vb faydası var mı?

Zararı var mı?

Akıl süzgecinden geçirmek diye bir söz vardır işte ufacık bir örnek olsun şuracığa yazıyorum.

Yaşanılan olayların ve tabii ki dizi film tadında güncel gelişmelerin içindeki kişilerin yaptıklarına kızıp öfkelenip bir güzel öfke patlamaları yaşarken yukarıdaki soruları yine sor kendine ...

Değiştiremeyeceğin olaylara kişilere gösterdiğin efora bir bak hele!

Onların senden haberi var mı? Boşu boşuna uğraşmak mıdır?

Zaman yönetimi denen oluşum yarışa dönüyorsa kişi eforunu kendine kullansa zaman bükücü olarak yaşar oh ne âlâ ne güzel...

Saygın akıl kendi sorumluluğunu ve yaşadıkları her olayın sorumluluğunu almış bireylerde sakin güvenli ve sevgiyle ilerler. Bu kişilerin öfkelenmeleri endişe etmeleri ve kaygı duyacak vakitleri yoktur onlar kendi yaşamlarının kontrollerini ellerine almıştır. Değiştirecekleri ve değiştiremeyecekleri şeyleri bilirler. Sorumluluklarını aldıklarını bildikleri için olayların içinden kuş gibi kanatlarını çırpıp uçuverirler. Yaşadıkları her şeyden neşeyle hep tat alırlar. Onlar kurarlar, yıkmazlar. Oyun kurucular sorumluluk almış akıl ve duygularını yönetebilecek kişilerdir.

Korkmuş kıskanmış endişelenmiş öfkelenmiş kişi eforunu kendine özgü olan bir şey sanıp (aslında öğrenilmiş çaresizliktir) en büyük gücünü tersine çevirerek fayda göreceği yerde oyunda tek rolde kalarak ömür geçirir.

Oysa olayların içinden geçerken sevgiyle bakmak varken ne gerek var bunlara diyeceğim de herkesin kendi yaşam planı kendine münhasır... Tadını çıkarmalı insan kendinin ve ona sunulan yaşamın

Sevgi umut ve neşe ile...

 

HEP SEN

Bir cam bardakta su

Şeffaf duru

Doya doya içilesi

İçinde kristal bir çiçek

Misk gibi koklanası

Yanında bir kadın

Sarıp sarmalanası

Kalbimde bir adam

Babam özlenesi

Bir yerlerde bir kız çocuk

Saçlarından öpülesi

Bedenimde deniz

Serin yüzülesi

Her yerim orman bahar

Derin nefes alınası

Gözlerimde gökyüzü

Güneş hem aydınlık hem yakıcı

Aklımda okyanus

Yakın uzaklara gidilesi

Dilimde hep Sen

Şeffaf duru

Sevgiyle sevilesi

 

Nuray Çetingöz