Nedense hangi olay, çıkarım, haber, durum içinde kalınırsa kalınsın detay verilirken söylenen her şey en kötümser halde anlatılıyor.
Bir kişinin şık tercihi kimseye zarar vermiyorsa kendisine zararı yoksa, yarar kısmı kendinde ve karşısındakinde de tamamsa, lâkin karşısındaki kişi hâlâ en kötü senaryoyu yazıp onu üzecek saldırıyı düzenleyip kelimeleri üzerine fırlatıyorsa ve bana "hocam ben napayım şimdi?" diye soran bir kişiye ben ne derim!
Yaşanmış gerçek olaylardan birisi daha, çok büyütmeye gerek yok, hemen hemen her gün onlarca kişi bu saldırıyı yaşamakta.
Olayın en kötü halini görme dürtüsü
Onun Öyle olmasını istemektir.
Çok büyütmeye gerek yok" onun fikrini ona bırakıp, kendi şık tercihini yaşa "derim.
Bak şöyle yani. İyi talihini yaşa, kimsenin lafına sözüne kanma, seni kötümser sözleriyle aşağı çekmeye çalışanları duy fakat dinleme.
Ne anlattım ben, “bir formül bu kadar uzun yazılır mı?” derseniz de haklısınız.
Neşeni kötümser, negatif, kendinden bezmiş, kendine bile hayrı dokunmayan birinin sözlerine kaptırma.
Ne demiştik?
Bir daha diyelim “duy ve dinleme.”
Kendini dinle, fikrini onayla, kendi yolunda neşeyle devam et. Bak artık farkındalığında yerinde, uyanmış bir birey çok kafaya takmaz.
Açık formülü bu kadar net anlatamazdım.
Kıskançlık en kötü hastalıktır.
Hissettiğin an uzaklaş, kıskanç kişi rakip arar.
Bilinçli bir kişinin rakibi yoktur, çünkü savaşmaz.
İyi talihiyle arası çok iyidir, ufacık bir olay yüzünden onunla arasını bozmaz.
BABAMMM_ NESİL
Küçük bir çocuğun “Babam” deyişi, onu görünce sevinmesi, sevinçten ağlaması, mutlu olması ve bu duygunun mutluluğun sevginin sonsuza dek devam etmesi için kalbinizden dua ettiniz mi hiç?
Ben ettim, etmeye de hep devam edeceğim.
Tüm babalar ve evlatların babalar günü kutlu olsun.
Sevgi umut ve neşe ile ...