Gerçekten neler olduğuna dair bir bilgimiz olmadan hep isteklerimizin arzularımızın peşine düşüp onları oldurmaya çabalayıp kendimizi yoruyor ve hırpalıyoruz.
Hırpalanmış duygunun önce zihinde sonra bedende verdiği hasar gerçekten değer mi dediğimiz zorluklara sürüklüyor bizi.
Bir şeyin yolunda gidip gitmediğini bilmeden düşüncelerimizle olayın gidişatını değiştirmeye çalışıyoruz.
Peki gerçekten bu mümkün mü? Bizler düşüncelerimizle nasıl bir senaryo yazıyorsak onu yaşıyoruz. Bu kısma pek kimse inanmaz ama bazen de başkasının oyunun oyuncusu oluveriyoruz.
İşte istemek kısmı burada devreye girer ben böyle bir şey istememiştim, böyle bir hayalim de yoktu diyorsanız başka birinin hayalini gerçekleştirmektesinizdir.
Hayal mi istekten gelir?
Yoksa istediğiniz için mi hayal kurarsınız?
Bunun cevabını bulmak için kendinize epey bir vakit ayırmanız gerekir.
Kendi hikayesini kendi masalını kendi destanını kendisi yazar kişi.
Sonradan hiç mızıkçılık yapmaya gerek yok.
Saygın akılla alınan her karar o anın ve sonrasında yaşanacak eylemlerin sorumluluğunu almak demektir.
Masal hayallerle başlar destanlaşır.
Çocukken en çok sevdiğiniz masalı bir anımsayın, sonra üzerinde düşünün konuşun bakalım.
Peki ya bu masalı siz anlatsanız nasıl olurdu?
Sevgi umut ve neşe ile...
MASALSIZ UYUMA ÇOCUK
Masalsız uyuma çocuk
Masal senin umudun
Çocukluğum birikti aklıma
Hepsi hayaldi oysa
Masal diye anlattılar
Tadı damağımızda kaldı
Şimdi gel de anlat kahramanları kendi olan kız
Masal olmak kolaymış hayallerimin adı masalmış
Çocukluğum birikti aklıma
Aklım masalmış
Masalın adı yokmuş “O” hep çokmuş
Hepsi gerçek olmuş
Büyüme çabuk
Yavaş
Çocuk olayım ben yine yeniden doğayım
Büyüyeyim dengimle
Bu sefer ben ile benliğimle
Benlik gönlümde bilen bilsin beni
Sözüm bir dilimde bir kalemimde
Masalsız uyumadı çocuk
Hayal gemisindeki tüm hakikatleri
Zamanı gelince yaşadı
Dilden kaleme dizeye döktü
Derinden sessizce
Başı sonu olmayan bir yer vardı içinde
Hissince …