Astrolojiyi çok severim. Zaten tipik bir yengecim.

Mayıs ayının sonlarında okuduğum astroloji haberlerinde, Haziran ayında radikal kararlar alacağım, maddi olarak sıkıntılar yaşayacağım yazıyordu. İşte ayın bilmem güneş etrafındaki hareketi falan fistan derken, olacak olumsuzluklar sonra daha neler yaşanacağını anlatırken, ahanda Haziran ayını da bitirdik.

Peki, ne oldu? Radikal kararlar aldım. Hatta çevremdeki çoğu kişinin şaşkın yüz ifadeleriyle; “aaa, sahi mi?” bakışları arasında. Aldığım kararlar doğrultusunda yaşadığım maddi manevi sıkıntılarımda oldu. Şimdi herkesin; “kim bu astrolog yahu?” dediğini duyar gibiyim. Ama çok merak etmeyin. Bu sadece bay yengeçte olmadı.

Tamam, içinizde radikal kararlar almayanlar olabilir ama sağ olsun 28 Mayıs seçimleri sonrası alıp başını giden döviz kurları, her gün eksi yönde ilerleyen bir borsa ile hepimiz erimeye başladık.

Kulakları çınlasın, eski ekonomi bakanımızın bir sözü vardı; “dolarla, Euro ile mi maaş alıyorsunuz?” diye. Keşke de dolar, Euro ile maaş alsaydık. En azından halk olarak bu kadar erimezdik.

Tabi bunlar işin latifesi. Ben kendi para birimimden de, işimden de memnunum. Ama emeğimin ve para birimimin dünyadaki diğer para birimleri karşısında erimesinden de, bir o kadar mustaribim.

Geçen gün gelen %34’lük zam ile asgari ücret 11.402 TL oldu. Peki, ne değişti? Haneye giren hangi üründe artış oldu? Ve yahut insanlar hayat standardını ne kadar yükseltebildi?

Asgari ücret zammının piyasaya etkisi ne olacak? Sanıyor musunuzki her şey güzel olacak? Peki, asgari ücret özel sektörü ilgilendiren bir konu. Sizce işveren bunun acısını nereden çıkaracak?

Düşünsenize, adam bir marka adı altında, bir ürün üretiyor. Doğal olarak bu ürünün oluşabilmesi için de çalışacak insanlara ihtiyacı var. Şimdi asgari ücrete zam yaptığınızda ne olacak? Haliyle bu adamın üretim maliyeti artacak. Üretim maliyeti artarken, bu adam da ürünlerine zam yapacak. Ama bu zam, emin olun %34 OLMAYACAK. Neden mi?

Çok basit. Öncelikle üretim için hammaddeye ihtiyaç var. Bu hammaddenin temin edilme aşamasında da bir iş gücüne ihtiyaç var mı? Tabi ki var.

Buna zam gelecek mi? Tabi ki gelecek.

Şimdi geldik ikinci maddeye. Hammaddenin, mamulü üretecek olan üreticiye gelme aşaması. Bunun için ne lazım? Nakliye, lojistik.

Ülkemizde lojistik ağı için en çok tercih edilen ulaşım sistemi hangisi? Tabi ki karayolu. Şimdi akaryakıta zam geldi mi? Geldi. Zaten asgari ücret zammı ile şoför maaşlarına da zam geldi. Demek ki bunların neticesi ne? Doğal olarak lojistiğe de zam geldi.

Şimdi hammaddeyi tedarik ettik. Üretim yapacağımız sanayi tesisimize nakliyesini de sağladık. Şimdi sıra da ne var? Tabi ki ÜRETİM. Üretim de ne olacak peki? Bu adam personeline %34 zam yaptı mı? Yaptı. Bunun üzerine zamlı olarak hammaddeyi alıp, yine zamlı şekilde lojistiğini sağladı mı? Sağladı.

O zaman şimdi geldik can alıcı soruya. Bu yapılan %34’ün piyasaya etkisi % kaç olacak sizce? İşçi bu %34’ün keyfini sizce kaç gün çıkaracak? Ben bu denklemi çözemedim. Buyurun sıra sizde. Ben bir Âdemoğlu, bir deli. Attım kuyuya taşı, bakalım kaç akıllı bulacak bunun cevabını…

Şimdilik bu kadar yeter. Neyse geldik yine sona, kalın sağlıcakla…