Advert

Büyükler İçin Hayal Atölyesi

Serhat FİLİZ

06-08-2026 16:51

Yıllardır çocuklarla çalışıyorum. Her atölyenin sonunda fark ettiğim bir şey var: Hayal gücünü çocuklar çok iyi biliyor, ama büyükler yanlış tanımlıyor.

Hayal kurmayı, gerçeklerden kaçmak sanıyoruz. Sanki hayatın zorluklarına sırtını dönenlerin sığındığı bir oyunmuş gibi anlatılıyor. Açıkçası buna hiç katılmıyorum. Hatta tam tersini düşünüyorum.

Çünkü gerçeklik bazen tokat gibi çarpar yüzümüze.

Bir kayıp gelir, bir ayrılık... Beklenmedik bir hastalık, büyük bir hayal kırıklığı ya da hiç hesapta olmayan bir yalnızlık... İşte tam o anlarda insanın elinden alınamayan tek şey var: Hayal kurabilme yeteneği.

Guillermo del Toro'nun Pan'ın Labirenti filmini izleyenler bilir. Küçük Ofelia'nın kurduğu dünya, gerçeklerden kaçmak için değildir. Aksine, o gerçeklere dayanabilmek için vardır. Çünkü insan her zaman yaşadığı dünyayı değiştiremez. Ama ona bakışını değiştirebilir. İşte hayal gücü tam da burada devreye girer.

Bir çocuk boş bir karton kutudan uzay gemisi yapıyorsa, aslında sadece oyun oynamıyordur. Dünyaya teslim olmadığını ilan ediyordur.

Bir çocuk tuvale ilk fırça darbesini vuruyorsa, henüz kimsenin görmediği bir ihtimale inanıyordur.

Bir yazar boş sayfaya ilk harfi yazıyorsa, görünmeyen bir kapıyı aralıyordur.

Hayal etmek, gerçekten kaçmak değildir.

Hayal etmek, gerçekliğin bıraktığı boşlukları umutla doldurabilme cesaretidir.

Belki de bu yüzden Hayal Atölyesi'nde çocuklarla resimden önce hayal kuruyoruz. Hikâyeden önce merak ediyoruz. Çizgiden önce düşünüyoruz. Çünkü iyi bir resmin, iyi bir öykünün, iyi bir fikrin ve belki de iyi bir insanın başlangıcında önce hayal vardır.

Hayal edemeyen değiştiremez.

Değiştiremeyen ise zamanla sadece olanı kabullenmeye başlar. Sorgulamadan, itiraz etmeden, yeni bir yol aramadan...

Oysa insanı ileriye taşıyan şey tam da "Başka türlü de olabilir." diyebilme cesareti değil mi?

Ben hayal gücünü hiçbir zaman bir lüks olarak görmedim. Bence o, insanın en güçlü savunma mekanizmalarından biri.

Gerçeklik bazen serttir.

Acımasızdır.

İnsanı köşeye sıkıştırır.

Ama zihnimizin içinde hâlâ açılmayı bekleyen kapılar vardır. O kapıları ne para açabilir ne makam ne de güç. O kapının anahtarı yalnızca hayal gücüdür.

Belki de insanı insan yapan şey tam olarak budur.

En karanlık labirentin ortasında bile görünmeyen bir çıkışın var olabileceğine inanmak...

Ben buna inanıyorum.

Ve yıllardır çocukların gözlerinde bunun gerçekten mümkün olduğunu görüyorum.

Urla Belediyesi ile beraber, Aryom Kültür Merkezi’nde yaptığımız atölyelerde, çocuklar için bu ortamı sağladık; hepsi bu anlattıklarımı anladı, hatta başarıyorlar da. Ancak yılların tecrübesinden yola çıkarak şunu söylemeliyim ki artık yetişkin dostlarımızla da bir Hayal Atölyesi planı yapmamız gerekiyor.

Çünkü çocukların hayal gücünü geliştirmek yalnızca çocuklarla çalışarak mümkün olmuyor. Anne babaların, büyükanne ve büyükbabaların, eğitimcilerin ve çocuklarla yolu kesişen tüm yetişkinlerin de bu yolculuğun bir parçası olması gerekiyor.

Belki birlikte; çocuklarımıza nasıl ve ne kadar vakit ayırabileceğimizi, onların hayal gücünü hangi şartlarda destekleyebileceğimizi, yaratıcılıklarını farkında olmadan nasıl körelttiğimizi ya da nasıl büyütebileceğimizi konuşuruz.

Bence yetişkinler için bir Hayal Atölyesi hiç de fena olmaz.

Hatta belki en çok buna ihtiyacımız vardır.

 

DİĞER YAZILARI Cehaletin Megafonu 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR -10 01-01-1970 03:00 TEK BİR ÇOCUK BİLE! 01-01-1970 03:00 İSTASYON 01-01-1970 03:00 O PİKAP, BU PİKAP, ŞU PİKAP 01-01-1970 03:00 HAYDİ ARTIK! 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR: PORSUK VE SİNCAP 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR - MAVİ AYI 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR - MASKELİ TİLKİ 01-01-1970 03:00 Normalleştirme! 01-01-1970 03:00 AŞKIN İÇİN KAÇ LİRA HARCARSIN? 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 Kravatlı Abiler ve Boyalı Deliler 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 LASTİKÇİ YILDIZI REJİMİ 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN Mİ? 01-01-1970 03:00 KORKMA 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK KENTİN BÜYÜK KALBİ 01-01-1970 03:00 KENDİME SİTEM 01-01-1970 03:00 SİVRİSİNEK- SAZ MASALI 01-01-1970 03:00 URLA NASIL KURTULUR? 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Madalyonun Öteki Yüzü 01-01-1970 03:00 Üzümün Şarkısı, Bağbozumu 01-01-1970 03:00 BİR ŞEY OLMAZ 01-01-1970 03:00 Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım 01-01-1970 03:00 ADALET 01-01-1970 03:00 “Sen tek başına ne yapabilirsin ki?” 01-01-1970 03:00 SİS VE İHANET 01-01-1970 03:00 YILIN BİR GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜN KAYIP MEKTUBU 01-01-1970 03:00 SESİMİ KISMA 01-01-1970 03:00 İNANÇ VE HALKIN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 O SAAT KIRILDI 01-01-1970 03:00 Bir Tebrikten Ötesi 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BEY VE YAŞLI ADAM 01-01-1970 03:00 RENGİMİZ BELLİ OLSUN 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 YAKIŞMADI 01-01-1970 03:00 EĞER 01-01-1970 03:00 DÜNYA’YA IŞIK OLAN LİDER 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN KELEPÇESİ 01-01-1970 03:00 BAŞUCUMUZDASIN 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM VE KÜLTÜR SANAT 01-01-1970 03:00 OKULUN İLK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 OKULUN İLK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 MEHMET ALİ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK ‘ÜN ATEŞİ 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLAR SİZİ ÇOK SEVİYOR 01-01-1970 03:00 BAKMAK ve GÖRMEK 01-01-1970 03:00 BAŞLIYORUZ 01-01-1970 03:00