Advert

URLA NASIL KURTULUR?

Serhat FİLİZ

11-09-2025 17:02

Ege’nin bu eşsiz ve büyüleyici köşesi Urla, sadece bir tatil beldesi olmanın ötesinde büyük bir potansiyele sahip. Ama ne yazık ki, sokaklarda koşuşturan çocukların kahkahası giderek azalıyor, gençler ise kendi hayallerini gerçekleştirmek için İzmir’e, İstanbul’a veya dünyanın başka köşelerine göç ediyor. Urla’yı kurtarmak istiyorsak, çözümün merkezine çocukları ve gençleri koymak zorundayız. Çünkü bir kentin geleceği, burada yaşayanların kalbinde başlar.

Çocuklar neden Urla’da kalmalı? Basit bir cevabı var:

Çünkü hayal kurabilecekleri alanlar burada olmalı. Urla, sadece beton evler, deniz turizmi, üzüm, bağ, zeytin, enginar ile anılacak bir yer olursa, çocukların dünyası daralır. Ama bir çocuk kütüphanesi, bir resim atölyesi, bir tiyatro köşesi veya sahilde masal saatleri gibi küçük ama anlamlı alanlar açarsak, çocuklar burayı sahiplenir. Kitaplardan öğrendikleriyle kendi hikâyelerini yazabilen, tiyatro sahnesinde kendi karakterini canlandıran bir çocuk, “Benim şehrim burası” der ve burada kalmak ister. Yaşadığı yer ile bağ kurar. Her resim, her oyun ve her hikâye, çocuklara Urla’yı sevdirmek ve onlara bu topraklarda kök saldırmak için atılmış bir tohum gibidir.

Gençler için de durum farklı değil. Bir genç, çalışabileceği, üretken olabileceği ve yeteneklerini sergileyebileceği bir alan bulamazsa, Urla onun için bir durak değil, bir geçiş noktası olur. Ama Urla’yı gençler için çekici kılacak imkanlar yaratabilirsek, durum tamamen değişir. Örneğin, gençler sahilde ya da boş bir kültür merkezinde müziklerini çalabilir, denetimli bir sokak sahnesinde şarkılarını söyleyebilir. Kendi projelerini gerçekleştirebilir, girişimcilik ve sanat alanında atölyelere katılabilir. Burada yaratılan her proje, gençlerin kente bağlanmasını sağlar. Çünkü bir genç, fikirlerini geliştirebildiği, yaratabildiği ve topluma katkı sunabildiği yerde kalmak ister. Bunu ben değil sosyologlar söylüyor.

Urla’nın çocuklara ve gençlere sunacağı imkanlar yalnızca bireysel fayda sağlamaz; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da güçlendirir. Küçük yaşta birlikte üretmeyi, paylaşmayı, takım olmayı öğrenen çocuklar, büyüdüklerinde kente sahip çıkan bireyler haline gelir. Sokaklarında oyun oynayan, kütüphanelerde okuyan, atölyelerde yaratıcı projeler üreten bir nesil, Urla’yı sadece yaşayanların değil, üretenlerin şehri yapar. Çocuklar ve gençler kente bağlandıkça, kent de onların geleceğine yatırım yapmış olur.

Üstelik bu bağlılık ekonomik ve kültürel olarak da karşılığını verir. Gençler, kendi projelerini hayata geçirecekleri, küçük işletmeler açabilecekleri, yerel sanat ve kültür etkinlikleri üretebilecekleri bir ortam bulduklarında, kentin ekonomisine de doğrudan katkı sağlarlar. Küçük bir sahil kasabası için büyük bir vizyon yaratmak, aslında bu gençleri burada tutmak ve onları üretime teşvik etmekle başlar. Çünkü kentin geleceği, gençlerin yaratıcılığına, enerjisine ve aidiyet duygusuna bağlıdır.

Çocuklar ve gençler Urla’ya katkı sağladıkça, kent de onlara geri verir. Sadece oyun alanları veya kütüphaneler değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri, çevre atölyeleri, sahil temizleme günleri gibi etkinlikler, çocukların ve gençlerin kentle olan bağını güçlendirir. Bir çocuk deniz kabukları toplarken öğrendiği sabrı ve merakı, bir genç bir sahil konseri düzenlerken kazandığı sorumluluk duygusunu unutmadan büyür. İşte bu nedenle, Urla’ya katkı sağlamak, sadece kent için değil, birey için de bir öğrenme ve gelişme sürecidir.

Ve işte en önemlisi: Urla’nın kurtuluşu bir “büyüme” meselesidir; sadece fiziksel değil, kültürel ve sosyal büyüme… Çocukların kahkahası, gençlerin fikirleri ve yaratıcılığıyla beslenen bir küçük kent, beton yığını değil, bir yaşam alanı olur. Her küçük adım, bir çocuk kitabı okumak, bir atölyeye katılmak, bir topluluk oyunu düzenlemek, bu büyümenin bir parçasıdır.

Geleceğin Urla’sında, çocuklar kendilerini ifade edebilecekleri alanlara sahip olur; gençler yeteneklerini geliştirebilecekleri ve katkı sunabilecekleri projelerde yer alır. Böyle bir kentte yaşayanlar, şehrin bir parçası olduklarını hisseder ve aidiyet duygusunu geliştirir. Urla’yı yalnızca tatil için gelenlerin değil, burada yaşayan, üreten ve büyüyen nesillerin kenti yapmak, aslında şehrin en büyük kurtuluş reçetesidir.

Ve işte tam da bu yüzden, Urla’yı sadece bugünün değil, yarının da şehri haline getirmek bizim elimizde. Çocuklarımızın hayallerini besleyen, gençlerimizi burada üretmeye ve kalmaya teşvik eden adımlar attığımızda, şehrin her sokağı, her taşında bir umut çiçeği filizlenecek. Bizler birlikte hareket ettiğimiz sürece, hayal kurmakla kalmayacak, hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğiz. Çünkü Urla’nın kurtuluşu, her birimizin emeğiyle, her birimizin sevgisiyle mümkün olacak.

Hep beraber bunu başarabiliriz!

DİĞER YAZILARI TEK BİR ÇOCUK BİLE! 01-01-1970 03:00 İSTASYON 01-01-1970 03:00 O PİKAP, BU PİKAP, ŞU PİKAP 01-01-1970 03:00 HAYDİ ARTIK! 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR: PORSUK VE SİNCAP 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR - MAVİ AYI 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR - MASKELİ TİLKİ 01-01-1970 03:00 Normalleştirme! 01-01-1970 03:00 AŞKIN İÇİN KAÇ LİRA HARCARSIN? 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 Kravatlı Abiler ve Boyalı Deliler 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 LASTİKÇİ YILDIZI REJİMİ 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN Mİ? 01-01-1970 03:00 KORKMA 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK KENTİN BÜYÜK KALBİ 01-01-1970 03:00 KENDİME SİTEM 01-01-1970 03:00 SİVRİSİNEK- SAZ MASALI 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Madalyonun Öteki Yüzü 01-01-1970 03:00 Üzümün Şarkısı, Bağbozumu 01-01-1970 03:00 BİR ŞEY OLMAZ 01-01-1970 03:00 Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım 01-01-1970 03:00 ADALET 01-01-1970 03:00 “Sen tek başına ne yapabilirsin ki?” 01-01-1970 03:00 SİS VE İHANET 01-01-1970 03:00 YILIN BİR GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜN KAYIP MEKTUBU 01-01-1970 03:00 SESİMİ KISMA 01-01-1970 03:00 İNANÇ VE HALKIN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 O SAAT KIRILDI 01-01-1970 03:00 Bir Tebrikten Ötesi 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BEY VE YAŞLI ADAM 01-01-1970 03:00 RENGİMİZ BELLİ OLSUN 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 YAKIŞMADI 01-01-1970 03:00 EĞER 01-01-1970 03:00 DÜNYA’YA IŞIK OLAN LİDER 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN KELEPÇESİ 01-01-1970 03:00 BAŞUCUMUZDASIN 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM VE KÜLTÜR SANAT 01-01-1970 03:00 OKULUN İLK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 OKULUN İLK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 MEHMET ALİ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK ‘ÜN ATEŞİ 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLAR SİZİ ÇOK SEVİYOR 01-01-1970 03:00 BAKMAK ve GÖRMEK 01-01-1970 03:00 BAŞLIYORUZ 01-01-1970 03:00