Advert

KENDİME SİTEM

Serhat FİLİZ

02-10-2025 16:38

Bugünlerde moralim çok bozuk.

Gazze’de çocuklar ölürken biz hâlâ kahvemizi Instagram’a koyuyoruz; üzerinde kremalı latte, yanında mini tatlı. Bir bardak suya hasret çocuklar aklımıza bile gelmiyor. Gazze’de nefes almak bile imkânsızken, biz alışveriş merkezlerinde kayboluyor, yeni sezon ayakkabılara, yeni telefonlara, lüks yaşamımıza yatırım yapıyoruz. Tatil fotoğrafları paylaşıyor, denizi, güneşi, palmiye ağaçlarını selamlıyoruz. Oysa bir çocuk enkazın üzerinde uyuyor, hayal kuracak nefesi yok.

Biz kendi küçük mutsuzluklarımızdan şikâyet ediyoruz; trafik, iş, hayat… Gazze’de çocuklar her gün ölüm ve acıyla sınanıyor. Sosyal medyada tartışıyoruz, filmlerde ağlıyor, sonra gerçek dramları unutuyoruz. Yeni telefon peşindeyiz, birkaç ay önce aldığımız cihazı beğenmiyoruz; çocuklar yeni doğacak yaşamlarını bile alamıyor. Kendimizi özel hissediyor, yemeğimizi seçiyoruz. Gazze’de çocuklar açlıktan gözlerini kapatıyor.

Boş zamanlarımızda diziler izliyor, eğleniyor, küçük rahatsızlıklarımızı büyütüyoruz; Gazze’deki çocuklar bomba sesleriyle uyanıyor, ilaç yok, umut yok.

Gazze’de çocuklar ölürken biz hâlâ konforumuzdan, lükslerimizden ve kayıtsızlığımızdan vazgeçmiyoruz. Ve en acısı, onlar için yapabileceğimiz her şeyi ertelemeye devam ediyoruz. Belki de insan olmanın, vicdanın ve adaletin ertelemeye gelmediğini hatırlamanın zamanı çoktan geçti.

Gazze’de çocuklar ölürken biz hâlâ televizyonun karşısında saatlerce oturuyor, dünyanın felaketlerini uzaktan izliyoruz; rahat koltuklarımızda elimizde atıştırmalık, ekranlarımızda savaş ve ölüm haberleri geçip giderken, sanki hiçbir şey bize dokunmuyor. Çocukların çığlıkları, enkazın tozuyla karışmış haykırışları duyulmuyor, çünkü biz kendi dünyamızın sesleriyle o kadar meşgulüz ki başka bir acıyı duymaya tahammülümüz yok.

Gazze’de çocuklar ölürken biz hâlâ alışveriş listeleri yapıyor, en gösterişli ayakkabı, en pahalı tatil köşesini planlıyoruz. Onlar gözlerini kapatırken biz sabah kahvemizi sipariş ediyor, akşam yemeğimizin menüsünü tartışıyoruz. Bizim derdimiz saçımızın şekli, ekranımızdaki beğeniler, sosyal medyada “mutlu” görünmek… Ama gerçek mutluluk, gerçek insanlık, gerçek adalet, o enkazın üzerinde can veriyor.

Gazze’de çocuklar ölürken biz hâlâ kendimizi özel hissediyor, hayatımızı hak ettiğimiz sanıyoruz; ama o masum gözlerdeki korkuyu, açlığı, çaresizliği göremiyorsak, insan olamayız.  Sessiz kalmak, gözlerini kapamak, kayıtsız kalmak vicdani bir suçtur, vicdan ertelemez.

Onlar enkazın üzerinde uyuyor, biz lüks yataklarımızda dönüp duruyoruz. Onlar açlık ve korkuyla uyanıyor, biz kendi küçük mutsuzluklarımızdan şikâyet ediyoruz. Trafik, iş, hayat… Gazze’de çocuklar için her gün ölüm var, bizim için ise sadece “küçük sorunlar”.

Biz ağlıyor, sonra unutuyor, izliyor ve kendi konforumuzu büyütüyoruz. Diziler izliyor, eğleniyor, küçük rahatsızlıklarımızı büyütüyoruz. Gazze’de çocuklar bomba sesleriyle uyanıyor, ilaç yok, umut yok, adalet yok.

Ne mi yapalım? Ben ne bileyim! Ben Devlet değilim, hükümet değilim, kasabanın şerifi hiç değilim. Basit, duyarlı bir adamım. Bu soruyu bana sormayın, muhatabı ben değilim çünkü. Ben sadece acılarını paylaşabilirim o çocukların. Burada da öyle yapıyorum.

Kendime sitem ediyorum.

Haksızlığa karşı susmak, vicdanın zincirlenmesidir. Konuşmak, itiraz etmek, tepki göstermek insan olmanın, özgür olmanın ve adaletin gereğidir. Susmak ise, insanlıktan vazgeçmektir.

Çok moralim bozuk, çok.

DİĞER YAZILARI TEK BİR ÇOCUK BİLE! 01-01-1970 03:00 İSTASYON 01-01-1970 03:00 O PİKAP, BU PİKAP, ŞU PİKAP 01-01-1970 03:00 HAYDİ ARTIK! 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR: PORSUK VE SİNCAP 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR - MAVİ AYI 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR - MASKELİ TİLKİ 01-01-1970 03:00 Normalleştirme! 01-01-1970 03:00 AŞKIN İÇİN KAÇ LİRA HARCARSIN? 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 Kravatlı Abiler ve Boyalı Deliler 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 LASTİKÇİ YILDIZI REJİMİ 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN Mİ? 01-01-1970 03:00 KORKMA 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK KENTİN BÜYÜK KALBİ 01-01-1970 03:00 SİVRİSİNEK- SAZ MASALI 01-01-1970 03:00 URLA NASIL KURTULUR? 01-01-1970 03:00 30 Ağustos: Madalyonun Öteki Yüzü 01-01-1970 03:00 Üzümün Şarkısı, Bağbozumu 01-01-1970 03:00 BİR ŞEY OLMAZ 01-01-1970 03:00 Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım 01-01-1970 03:00 ADALET 01-01-1970 03:00 “Sen tek başına ne yapabilirsin ki?” 01-01-1970 03:00 SİS VE İHANET 01-01-1970 03:00 YILIN BİR GÜNÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’ÜN KAYIP MEKTUBU 01-01-1970 03:00 SESİMİ KISMA 01-01-1970 03:00 İNANÇ VE HALKIN ZAFERİ 01-01-1970 03:00 O SAAT KIRILDI 01-01-1970 03:00 Bir Tebrikten Ötesi 01-01-1970 03:00 RAMAZAN BEY VE YAŞLI ADAM 01-01-1970 03:00 RENGİMİZ BELLİ OLSUN 01-01-1970 03:00 BÜYÜKLERE MASALLAR 01-01-1970 03:00 YAKIŞMADI 01-01-1970 03:00 EĞER 01-01-1970 03:00 DÜNYA’YA IŞIK OLAN LİDER 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN KELEPÇESİ 01-01-1970 03:00 BAŞUCUMUZDASIN 01-01-1970 03:00 DEĞİŞİM VE KÜLTÜR SANAT 01-01-1970 03:00 OKULUN İLK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 OKULUN İLK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 MEHMET ALİ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK ‘ÜN ATEŞİ 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLAR SİZİ ÇOK SEVİYOR 01-01-1970 03:00 BAKMAK ve GÖRMEK 01-01-1970 03:00 BAŞLIYORUZ 01-01-1970 03:00