Dadaloğlu, Osmanlı Devleti'nin Anadolu Türkmenlerini iskân etme politikasına ve haksız uygulamalarına “Ferman padişahınsa dağlar bizimdir” diyerek karşı koymuş bir halk ozanıdır.

Bir varsağında halka zulüm eden beylerin bir gün yok olacağını ama halkın kadim kalacağını anlatır. Bugün konaklarda saraylarda oturanlar anılmıyor ama Dadaloğlu yaşıyor.

 

Yine tuttu Gavur Dağı boranı
Hançer vurup açarladı yaramı
Sana derim Mıstık Paşa öreni(*)
İçindeki bunca beyler nic’oldu

 

Sabahaca kandilleri yanardı
Soytarılar fırıl fırıl dönerdi
Ha deyince beşyüz atlı binerdi
Sana inip konan beyler nic’oldu        

İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık bir söyleşide mülk konusunda;

“Peygamberimiz neden mülkiyetsiz öldü? Ben bir Müslüman gibi yaşamaya çalışıyorum. Peygamberimizin mülk ile ilgili tutumunu esas alıyorum. Ölürken yedi dirhemini bile yoksullara verilmesini isteyerek öldü. Rehberim budur…

Kapitalizmin doğasında ise bireysel sermaye vardır. Kur’an buna ‘kenz’ der ve şiddetle yasaklar. Keza Kur’an’ın tüm vurgusu Mülkün Allah’a ait olduğu etrafında döner. Kapitalizm ise özel mülkiyeti yüceltir. İslam’da özel mülkiyet yüceltisi yoktur” dedi.

Öldüğünde Atatürk’ün de hiç serveti yoktu, Peygamberin de. Ama bir kesim var, göreve gelir gelmez ilk işleri hızla zenginleşmek, yedi sülalesinin dünyalığını yapmak. Yalanlarla halkı kandırmak, iftira atmak. Atatürk’e laf söylerken peygamberimizin sözlerini, yaptıklarını örnek alıyorum demesi onlara hakarettir, günahtır. “Mülk Allah’ındır” deyip akla zarar servetler biriktirmeleri sahtekârlığın, düzenbazlığın dik alasıdır.

Geçmişten günümüze adı yaşayan, saygı duyulan yöneticilere, kişilere bakın;  halka yararlı ölmez eserler, öğretiler bırakmışlardır. Ülkenin çıkarını kendi çıkarlarından hatta canından önde tutmuşlar, yurdunun bağımsızlığı, halkının refahı için çalışmış, yaşamlarını feda etmekten çekinmemişlerdir. Bu sebeple de her zaman saygıyla anılıyorlar.

Yalan ve kurgularla hak etmediği yerlere gelenler gerçek anlaşılmaya başlayınca kızsa, bağırsa, yalan iftira tehditlere başvursa da çıktığı hızla düşüyor. Ama devlet millet yıpranıyor, ekonomi, devlet düzeni bozuluyor, acılar çekiliyor, ömür gidiyor,

Hani bir Özal vardı bir dönem, milyonların oyunu alıyordu? Ailesinin haksız mal edindiği veya dış güçlerin çıkarlarına çalıştığı iddiaları vardı. Öleli kaç yıl oldu? Bugün kaç kişi anıyor?

Bir Menderes vardı, ceza verilme aşamasını halk sessizce izledi, kimse protesto etmedi. Bugün yalan yanlış parlatılmaya çalışılsa da olmuyor.

Yıllarca tek söz sahibi Evren, %92 oyla cumhurbaşkanı oldu, kaç kişi iyi sıfatlarla hatırlar? Ya bir zamanlar herkesin övgüler düzdüğü Fetö’yü?

 Demek ki insan aklını kullanarak parlak sözlere, yalanlara şakşakçılara kanmadan doğruyu-yanlışı, iyiyi-kötüyü bilmeli ders almalıdır. Bu da bizim her şeyden önce birinci görevimizdir. Bana ne bunlardan diyorsak; sıkıntılarla boğuşmaktan, birbirimizi yemekten kurtulamayız.

SON HABER: 22 yıldır ülkeyi tek başına yöneten iktidar, “yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları, terörü, kaçakçılığı bitireceğiz, enflasyonu düşüreceğiz” demiş. Kimse de; “Ülkede bunlar var mı, varsa kim getirdi, 22 yıldır neden yapmadın” diye sormamış.

(*)Mıstık Paşa öreni: Paşanın konağının kalıntıları.