Şikâyet ettiğimiz genel durumlardan kurtulmanın tek yolu muhalif unsurların örgütlü mücadelesidir. Belki iyi kötü her yolu deneyenler tek başına kimi kazanımlar elde ettiğini sanır. Sanır diyorum çünkü düzenli ve huzurlu olmayan toplumda kimse tek başına huzurlu ve güvende değildir. Bugün iktidar tarafından ülke açık açık felakete sürüklenirken kim geleceğe sağlıklı bakabilir?
CHP, gönül verenlerin sayısı, deneyimi ve ideoloji olarak bugün şemsiyesi altında birleşilmesi gereken örgüttür. Ancak iktidar biliyor ki CHP hata yaparsa, yaptırırlarsa ancak kendileri yola devam edebilirler.
CHP ne yapıyor? Hata üstüne hata. İlk önce ülkenin sorunları hakkında görüşlerini ve çözüm yollarını netleştirmeli ilkeli davranmalıdır.
Kılıçdaroğlu ilkeli davranmadı. “Devletin kurumlarına zarar vermeyelim. Orada oturana değil, makama saygı duyuyoruz” temel anlayışıyla yanlış karar ve uygulamalara zamanında ve gerektiği gibi tepki göstermedi. Örneğin Anayasa oylamasında milyonlarca oy geçerli sayıldı. O gün yeterli tepki göstermedi, üç ay sonra adalet yürüyüşü yaptı, alkışlandı. Oysa “atı alan Üsküdar’ı geçmişti”.
CHP’nin yeni genel başkanı da TBMM’nin açılışı töreninde parti grubunu ayağa kaldırıyor, giderken kalkmıyor; “cumhurbaşkanı gibi konuşmadı diye ayağa kalkmadık” diyor. Yeni mi öğrendin. Devletin kurtarıcısı ve kurucularına CHP’ye neler dedi? Yöneticilerini, seçilmişlerini mahkûm ettirdi, ettiriyor. Cumhuriyetin bütün kazanımları satıldı, yok edildi. Meclis devre dışı, tarım, ekonomi, eğitim bitti. Ülkede düşmanlık kamplaşma had safhada, laiklik başta olmak üzere devletin bütün ilkeleri kaldırıldı. Tarikat ve cemaatler ülke yönetimine girdi. Adalete güven iyice azalmış durumdayken. Seçimlerde devletin olanakları ve cumhurbaşkanlığının yetkilerini tümüyle sonuna kadar kendi partisinin hizmetinde kullanırken yeni mi öğrendin? Hemen her konuda duruşu, sözleriyle iktidarın istediği gibi davranıyor, onların elini rahatlatıyorlar.
Bence iktidarın başındakilerin amacı ekonomi, adalet, refah, ilk dört madde vb değil, ne pahasına olursa olsun görevde kalabilmek. Anayasa değişikliğini de bu amaçla istiyor. Her yolu deniyor, her partiyle görüşüyor. Çünkü görevden ayrıldığı gün kendileri ve yakınları hakkındaki iddialar araştırılacak, soruşturulacak. Yani fiilen zaten uyulmayan dört madde değişmeyince engellemiş olmuyorsun. Amaçları görev süresini uzatacak değişiklikler ve meclis desteği.
Normal yönetilen bir ülkede yanlışlara karşı normal muhalefet yaparsın. Ama karşındaki normal yönetici gibi vatanı milleti için mi çalışıyor? Kınıyorsun dinliyor mu? Yanlışını gösteriyorsun, kararından vaz mı geçiyor? Kendi bildiği yolda hiç kimseyi dinlemiyor. Sorumsuz ve keyfi davranıyor. O halde sen de ona göre muhalefet yapacaksın.
Halk görevini yaptı, CHP birinci parti oldu, ne değişti? Tersine şikâyet ettiklerimiz daha da çoğaldı. Partide yanlışlar tepede yapılıyor. Oraya geldiyseniz yanlış yapma hakkınız yok.
Parti tabanının da benim gibi düşündüğüne inanıyorum. Sessiz kalmak, küçük çıkarlar için oldubittilere teslim olmak, istifa etmek çözüm değildir. Şikâyet değil çalışma zamanıdır. Haydi, CHP’nin yurtsever Atatürkçü tabanı, çok güçlü sallarsak tepeyi kendine getirebiliriz.