Bazı kelimelerin anlamı sözlüklerde yazandan çok daha büyüktür.
Vatan, bayrak, bağımsızlık, Cumhuriyet, gazi, şehit… Bu kelimeleri sadece söylemek yetmez. Onların arkasındaki bedeli, fedakârlığı ve mücadeleyi de hatırlamak gerekir.
İşte Gaziler Haftası, bize tam da bunu hatırlatıyor.
Bugün Urla’nın sokaklarında özgürce yürüyebiliyor, çarşılarımızda kepenklerimizi gönül rahatlığıyla açabiliyor, çocuklarımızı Cumhuriyet’in okullarında geleceğe hazırlayabiliyorsak; bunun arkasında bu topraklar için mücadele etmiş insanların alın teri, gözyaşı ve fedakârlığı vardır.
Biz Urla olarak bunun anlamını iyi biliriz.
Çünkü 12 Eylül, Urla’nın yalnızca bir takvim yaprağı değildir. O tarih, bu topraklarda yaşayan insanların bağımsızlık ve özgürlük uğruna neleri göze aldığının hafızasıdır.
Bugün Urla çarşısında yürürken belki bir gazimizin dükkânının önünden geçiyoruz. Belki de o, yıllardır aynı sokakta selamlaştığımız, alışveriş yaptığımız, hatırını sorduğumuz bir büyüğümüzdür.
İşte esnaflığın farkı da burada başlar. Esnaf yalnızca mal satan insan değildir; mahallesinin hafızasıdır.
Kimin doğduğunu, kimin evlendiğini, kimin askere gittiğini, kimin zor gün yaşadığını bilir. Bir cenazede kepengini indirir, bir düğünde sevince ortak olur, ihtiyaç sahibinin veresiye defterine bakarken önce insanı görür.
Bu anlayışın adı yüzyıllar önce Ahilik olarak konulmuştur.
Ahilik; dürüstlüktür, dayanışmadır, kardeşliktir. Kazancını paylaşırken insanlığını kaybetmemektir. Ahilik şov yapmak değildir, yalancılık değildir.
Ve bugün gazilerimize baktığımızda, Ahiliğin bize öğrettiği en önemli değerlerden birini yeniden hatırlıyoruz:
Vefa.
Gazilerimiz bizden büyük sözler istemiyor. Belki yalnızca bir selam, bir teşekkür, bir hâl hatır…
Ama o selamın içinde koca bir milletin minneti vardır. Çünkü onların taşıdığı gazilik unvanı, yalnızca kendi hayatlarının değil, hepimizin ortak tarihinin bir parçasıdır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakların bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Hayatta olan gazilerimizin ellerinden saygıyla öpüyorum.
Onlara yalnızca Gaziler Haftası’nda değil, her gün aynı saygıyla bakmamız gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bir milletin büyüklüğü yalnızca ekonomik gücüyle, binalarıyla, yollarıyla ölçülmez. Geçmişine ne kadar sahip çıktığı, kahramanlarına ne kadar vefa gösterdiği ve gelecek nesillere nasıl bir miras bıraktığıyla da ölçülür.
Urla esnafı olarak bizim mirasımız bellidir:
Ahilik, dayanışma, vefa ve Cumhuriyet değerleri…
Dün bu değerler için mücadele edenlerin hatırasını yaşatacağız. Bugün bu değerlerle esnafımıza, kentimize ve birbirimize sahip çıkacağız. Yarın ise bu emaneti çocuklarımıza bırakacağız.
Çünkü bu ülkenin gazileri, bu milletin yaşayan hafızasıdır.
Onlara selam vermek geçmişimize,
onlara saygı göstermek Cumhuriyetimize,
onların fedakârlığını unutmamak ise geleceğimize sahip çıkmaktır.
Ve unutmayalım…
Bir gazimize verilen selam, bazen bir insanın selamı değil; koskoca bir milletin “Sizi unutmadık” sözüdür.
Gaziler Haftamız kutlu olsun.
Urla’mızın esnafı, gazilerimizin her zaman yanındadır.