Tarih, bazı günleri yalnızca takvim yapraklarına değil, bir milletin hafızasına da yazar. Urla için de 30 Haziran ve hemen ardından gelen 1 Temmuz, böylesine anlamlı iki gündür.
30 Haziran, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Urla’yı ziyaret ettiği gündür. Atatürk’ün ayak bastığı her şehir gibi Urla da onun aydınlık fikirlerinden, çağdaş Türkiye hayalinden payını almıştır. O günlerde genç Cumhuriyet’in temelleri güçlendirilirken, Anadolu’nun üretken insanları, çiftçisi, balıkçısı ve esnafı da yeni Türkiye’nin en önemli yapı taşları olarak görülüyordu. Atatürk, milletin kalkınmasının yalnızca büyük şehirlerle değil, emeğiyle üreten insanların güçlenmesiyle mümkün olacağını biliyordu. Bu nedenle bugün Urla’nın çarşılarında kepenk açan her esnaf, yalnızca ticaret yapmıyor; aynı zamanda Cumhuriyet’in üretim ve dayanışma kültürünü de yaşatıyor.
1 Temmuz ise Kabotaj Bayramı’dır. Türkiye’nin kendi karasularında ve limanlarında egemenlik hakkını kazanmasının simgesidir. Denizlerdeki bağımsızlığımızın ilanı olan Kabotaj Kanunu, ekonomik bağımsızlığın da önemli adımlarından biridir. Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırları korumak değil, denizine, limanına, ticaretine ve emeğine sahip çıkabilmektir.
Denizle iç içe yaşayan Urla için Kabotaj Bayramı’nın anlamı çok daha özeldir. Balıkçısından tekne ustasına, turizm emekçisinden kıyı esnafına kadar binlerce insanın geçim kaynağı denizle bağlantılıdır. Denizlerimiz ne kadar özgür ve bereketli olursa, kıyılarımızdaki yaşam da o kadar güçlü olur. Bugün ekonomik zorlukların yaşandığı, küçük esnafın ayakta kalmak için büyük mücadele verdiği bir dönemdeyiz. Ancak Urla esnafı geçmişte olduğu gibi bugün de çalışkanlığıyla, dayanışmasıyla ve memleket sevgisiyle ilçemizin en güçlü değerlerinden biri olmaya devam ediyor. Çünkü esnaf yalnızca mal satan kişi değildir; mahallenin hafızası, sokağın güler yüzü, toplumun birleştirici unsurudur.
Atatürk’ün Urla’ya gelişinin yıldönümünü ve Kabotaj Bayramı’nı kutlarken, Cumhuriyetimizin kurucusunu saygı ve minnetle anıyor; denizlerimizdeki bağımsızlığımızın, çarşılarımızdaki bereketin ve Urla2mızın dayanışma ruhunun sonsuza kadar yaşamasını diliyoruz.
Ne mutlu denizine sahip çıkanlara,
Ne mutlu üretenlere,
Ne mutlu Urla’nın değerlerini yaşatan esnafına.