Mart ayı, milletimizin hafızasında iki büyük anlamı bir araya getirir. Biri bağımsızlık uğruna verilen büyük mücadelenin simgesi olan 18 Mart Çanakkale Zaferi, diğeri ise paylaşmanın ve kardeşliğin bayramı olan Ramazan Bayramı.
Çanakkale’de yazılan destan, bir milletin imkânsız gibi görünen şartlarda bile nasıl ayağa kalkabildiğinin en büyük örneğidir. O gün cephede omuz omuza duran insanlar; farklı şehirlerden, farklı mesleklerden ama aynı vatan sevgisinden gelen insanlardı. Çanakkale’deki o ruh aslında bu toprakların ruhudur. Dayanışmanın, fedakârlığın ve birbirine sahip çıkmanın ruhu. Bugün o ruhu yaşatan yerlerden biri de çarşılardır. Çünkü çarşılar sadece alışveriş yapılan yerler değildir; aynı zamanda bir kentin kalbinin attığı yerlerdir.
Urla’da da bu kalbin attığı yer Urla Çarşısı ve Urla esnafıdır. Sabahın erken saatlerinde kepenk açan bir esnafın emeği, aslında bir kentin hayatını başlatır. Gün boyu dükkânında çalışan, müşterisini güler yüzle karşılayan, gerektiğinde komşusuna destek olan esnaf; bu toplumun en güçlü dayanışma halkalarından biridir. Urla esnafı yıllardır sadece ticaret yapmamıştır.
Zor zamanlarda yardımlaşmanın, iyi günlerde paylaşmanın en güzel örneklerini göstermiştir. Depremlerde, zor dönemlerde, ihtiyaç anlarında Urla esnafının nasıl kenetlendiğini hep birlikte gördük. Bu dayanışma, aslında Çanakkale’deki birlik ruhunun bugün çarşılarda yaşamaya devam ettiğinin en güzel göstergesidir. Ramazan ayı ise bu dayanışmanın en sıcak şekilde hissedildiği zamanlardan biridir. Paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönül kapılarının açıldığı bu mübarek ayın sonunda gelen Ramazan Bayramı; çarşıların bereketi, sokakların neşesi olur.
Bayram yaklaştıkça çarşılarımız canlanır. Çocukların bayramlık heyecanı, ailelerin alışveriş telaşı, esnafın yüzündeki tebessüm. Bütün bunlar aslında bir kentin ruhunu anlatır.
Bu nedenle bayram alışverişlerini yerel esnaftan yapmak, sadece ekonomik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda kendi kentimize, kendi emeğimize ve kendi insanımıza sahip çıkmaktır. Urla esnafı her zaman olduğu gibi bu bayramda da kapısını sevgiyle açacak, misafirlerini samimiyetle karşılayacaktır. Çünkü esnaf kültüründe sadece alışveriş yoktur; güven vardır, dostluk vardır, mahalle kültürü vardır.
Bugün bize düşen görev; bu değerleri korumak ve yaşatmaktır. Çanakkale’de yazılan destan bize bir gerçeği öğretmiştir: Bir millet birlik olduğunda aşamayacağı hiçbir zorluk yoktur. Aynı birlik ve dayanışma ruhunu bugün Urla’nın çarşılarında görmek mümkündür.
Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Çanakkale kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyor, Ramazan Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve Urla’nın çalışkan esnafına sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Çünkü biliyoruz ki güçlü şehirler; emeğine sahip çıkan, esnafına değer veren toplumlarla büyür.