Bir filozof düşünün…
Güneş’in tanrı olmadığını söylüyor.
Evrenin nasıl oluştuğunu sorguluyor.
Ve bütün bu düzenin arkasında Nous, yani Akıl olduğunu savunuyor.
Sonra kendisini Atina’da ciddi bir suçlamanın içinde buluyor.
Bu filozof, Klazomenai’de, bugünkü Urla’da doğan Anaksagoras.

Yaklaşık MÖ 500 yılında doğan Anaksagoras, genç yaşta Atina’ya gitti. Uzun yıllar burada yaşadı ve doğa ile evren üzerine düşündü.
Fakat bazı fikirleri, yaşadığı dönem için gerçekten sıra dışıydı.
Örneğin Güneş hakkında söyledikleri…
Antik Yunan dünyasında Güneş kutsal kabul ediliyordu.
Anaksagoras ise bunun aksini söylüyordu:
Güneş bir tanrı değildi.
Ona göre Güneş, ateşten oluşan büyük ve kızgın bir gök cismiydi.
Bugün kulağa oldukça sıradan geliyor. Fakat yaklaşık 2.500 yıl önce Atina’da bunu açıkça söylemek başka bir şeydi.
Nitekim Anaksagoras bir süre sonra dinsizlik ve tanrılara saygısızlıkla suçlandı. Geleneksel anlatıya göre Atina’dan ayrılmak zorunda kaldı.
Ama onu felsefe tarihinde önemli yapan asıl düşünce Güneş değildi.
Asıl mesele şuydu:
EVREN NASIL OLUŞTU?
Anaksagoras’a göre hiçbir şey yoktan var olmazdı.
Hiçbir şey de tamamen yok olmazdı.
Bize yeni bir şey ortaya çıkmış gibi gelmesinin nedeni, zaten var olan unsurların birbirine karışması, birleşmesi ve ayrılmasıydı.
Başlangıçta ise her şey birbirine karışmış hâldeydi.
Peki sonra ne oldu?
Anaksagoras’a göre bu karışımın içine bir hareket geldi.
Ve bu hareketi başlatan şey:
NOUS.
Yani AKIL.
Nous, evrenin başlangıcındaki maddi karışımı harekete geçiren ve düzenin ortaya çıkmasını sağlayan ilkedir.
Üstelik Anaksagoras’ın Nous’u, insan biçiminde bir tanrı değildir.
Onu daha çok maddeden farklı, saf, ince ve bilgili bir Akıl olarak düşünür.
Yani maddeler zaten vardı.
Ama onların harekete geçmesi ve düzenli bir yapı oluşturması için Nous gerekiyordu.
Anaksagoras’ın fikrini en basit hâliyle şöyle söyleyebiliriz:
MADDE VARDI. NOUS HAREKETİ BAŞLATTI.
İşte Anaksagoras’ı ilginç yapan noktalardan biri de burada.
Evrene bakıp her şeyi yalnızca tanrılarla açıklamak yerine, doğanın kendi içindeki düzeni anlamaya çalışıyordu.
Gökyüzüne bakıyor, dünyaya bakıyor ve aslında çok basit ama büyük bir soru soruyordu:
“BÜTÜN BU DÜZEN NASIL ORTAYA ÇIKTI?”
Onun cevabı ise:
NOUS — AKIL.
Anaksagoras’a göre madde ile Akıl aynı şey değildi.
Maddi unsurlar başlangıçtan beri vardı. Onların birleşmesi ve ayrılmasıyla farklı varlıklar ortaya çıkıyordu.
Nous ise bu hareketin ve düzenin başlangıcındaki ilkedir.
Bu nedenle Anaksagoras’ın düşüncesi, yalnızca Antik Yunan için değil, felsefe tarihi açısından da önemli bir dönemeç oldu.
Ve belki de en ilginç tarafı şu:
Yaklaşık 2.500 yıl önce, bugünkü Urla’da doğan bir filozof, evrenin yalnızca maddeden ibaret olup olmadığını sorguluyordu.
Sorusu hâlâ karşımızda duruyor:
EVREN SADECE MADDEDEN Mİ OLUŞUYOR, YOKSA ONU DÜZENLEYEN BİR AKIL MI VAR?
Anaksagoras’ın cevabı belliydi:
NOUS yani AKIL