Pencere Haber Gazetesi
Pencere Haber Gazetesi
KÖŞE YAZISI

URLA YAĞCILAR KÖYÜ TARİHÇE, GÖÇ VE KÜLTÜREL KATMANLAR 1922 — BİR AYRILIĞIN İZLERİ

Jano ÇAVUŞOĞLU Jano ÇAVUŞOĞLU Yazarın tüm yazıları
21-05-2026 17:46 3 dk okuma 465
Paylaş:

Yağcılar’ın geçmişine bakıldığında en çok anlatılan yıl 1922’dir. O dönemde köyde yaşayan Rumlar, savaşın ardından köyü terk etme zamanı gelince gitmek zorunda kalır.

Büyüklerden duyulduğuna göre, gitmeden önce son kez mezarlığa gidilir. Ardından köydeki Aya Triada Kilisesi’nde bir ayin yapılır. Ayini papazları Yorgo Cibuyanis yönetir. Uzun boylu, heybetli biri olarak anlatılır hep.

Sonrasında köy halkı Demircili Koyu’na iner. Oradan teknelere binilerek Samos Adası’na geçilir. Bu gidiş kolay kolay unutulmaz.

RUM DÖNEMİ — ÜRETİM VE YAŞAM

O zamanlar köyde hayat toprakla iç içedir. Bağlar vardır, zeytinlikler vardır; herkes az çok hayvancılıkla uğraşır.

Bugün bile duran bazı yaşlı zeytin ağaçları için “o zamandan kalma” denir.

Aya Triada günü, Paskalya’dan sonra gelen ellinci günde kutlanırdı. O gün köyde ve kilisede kutlamalar yapılır, insanlar bir araya gelirdi.

15 Ağustos, Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Bayramı için hazırlıklar bir gün önceden, yani 14 Ağustos’ta başlardı. Bağlardan toplanan üzümler sepetlerle kiliseye getirilir, kilise bu üzümlerle süslenirdi.

Bayram günü yapılan ayinin ardından kutsanan üzümler halkın yemesi için dağıtılırdı.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Rumlar gittikten sonra köy boş kalmaz. Bu kez Selanik tarafından gelen Müslüman Türk göçmenler yerleşir.

Geldiklerinde köy biraz dağınık, düzeni bozulmuş bir haldedir. Zamanla herkes el birliğiyle toparlar, hayat yeniden kurulur.

TARIMSAL DÖNÜŞÜM — BAĞDAN TÜTÜNE

Zeytinlikler genelde olduğu gibi kalır, ancak bağcılık eskisi kadar sürmez. Yeni gelenler bir müddet sonra bağları sökerek yerine tütün diker.

Köyün geçimi de buna göre değişir. Ama zeytin hep var olur, hiç kaybolmaz.

PAPAZIN KIZI

Samos Adası’nda eski Yağcılar Rumlarının anlattığı en dikkat çekici hikâyelerden biri papazın kızıdır.

Anlatıldığına göre papazın kızı bir Türk gence gönlünü kaptırır. O zamanın şartlarında bu durum kolay kabul edilecek bir şey değildir. Yağcılar Rum halkının köyü terk etme zamanı gelince kızın önüne bir seçim çıkar: ya ailesiyle gidecek ya da burada kalacaktır.

Derler ki kalmayı seçer. Müslüman olur, evlenir ve köyde yaşamaya devam eder. Yeni gelenler onun gerçek kimliğini bilmez.

Bu hikâye, Samos’a giden Rumlar arasında anlatılmaya devam eder. Anlatılanlara göre yıllar sonra, 1950 civarında, kızın akrabalarından biri köye gelir. Amacı onu bulup geri götürmektir. Ama kadın gitmek istemez. Kocasıyla mutlu olduğunu, üç çocuğunu burada büyüttüğünü söyler. Ailesini bırakıp bir yere gidemeyeceğini anlatır.

Bunun üzerine geri dönmez, köyde kalmayı sürdürür.

SÖZLÜ TARİH VE HAFIZA

Yağcılar’ın geçmişi sadece kitaplarda değil, anlatılanlarda yaşar.

Her iki halkın büyüklerinden duyulan hikâyeler; ayrılığı, insan ilişkilerini ve zamanla değişen hayatı bugüne kadar taşır.

MİMARİ VE İZLER

Köydeki taş evler eski zamanların izini taşır. Kapı kemerleri, taş duvarlar hâlâ ayaktadır.

Köy meydanında bulunan cami, eski Aya Triada Kilisesi’nin bulunduğu alanda inşa edilmiştir. Köy sakinlerinin anlatımlarına göre, caminin yapımı sırasında insan kemiklerine de rastlanır. Bu durum, eski kilise geleneğinde din görevlilerinin kilise içinde ya da kiliseye ait alanlara gömülmesiyle ilişkilendirilir.

Caminin inşası sırasında ortaya çıkan kilise sütunları, Yağcılar köyü sakinleri tarafından büyük bir hoşgörü ve geçmişe duyulan saygıyla caminin önünde sergilenmektedir.

Caminin önünden geçen yolun geçmişte kilisenin avlusu olduğu; bugünkü yolun kuzey yönünde kalan boş alanın ise kilise papazının evi olduğu anlatılır.

Yorgo Cibuyanis, kilisenin son papazı olarak bilinir ve cemaatle birlikte Samos Adası’na geçmiştir.

Bakıldığında insan geçmişi az çok hisseder.

DOĞA VE SÜREKLİLİK

Zeytin ağaçları köyün en eski tanıkları gibidir. Kimler geldi, kimler geçti; onlar hep yerinde kalmıştır.

KİMLİK VE DÖNÜŞÜM

Yağcılar tek bir zamana ait değildir. Eskiyle yeninin üst üste gelmesiyle bugünkü halini almıştır.

NOT : Bu metin, Samos’taki eski Yağcılar sakinlerinin torunları ile günümüzde Yağcılar’da yaşayanların anlatımlarına dayanarak derlenmiştir.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Pencere Haber Gazetesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Jano ÇAVUŞOĞLU — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.