Herkese merhaba

Tüylü şapkam kafamda “bitte, bitte”, “bitti bebeğim” diyerek Avrupa gezimi noktalamadım.

Efendim 2 sene önce aldığımız fakat benim rahatsızlığımdan dolayı gidemediğimiz Avrupa gezimiz bitti. Avrupa’nın en pahalı şehri Zürich’den tutun, Alman’dan çok Afrikalının yaşadığı Karlsruhe şehrine, oradan söylemesi zor ancak gezilecek yeri bol Strasburg şehrine, Türkçe Yıkan Yıkan anlamına gelen Baden Baden şehrine, Fransızların Korumar Bölgesi’ne, Helsinberg’e gezdik durduk...

Giriş Stuttgart’dan oldu. Şimdi ikiye ayrılan gümrük girişinden başlayayım ... Efendim bir gümrük Avrupa Birliği ülkeleri vatandaşları öbür gümrük bizim gibi onların “bizden değılsınııız” dediği kesim.

Önce pasaportu uzatıyorsun. Sonra sana gümrük memuru eve uygunsuz bir vaziyette aniden gelen misafire bakan ev sahibi gibi bakıyor.  O Almanca soruyor sen ona çölün ortasında kola şişesi bulmuş garip Afrikalı gibi bakıyorsun. “Money” diyor ... Monkey anlıyorsun bir an sonra “haaa Money” diyorsun. Yani kaç euro ile geldin deyip cüzdanını açtırıyor. Sonra “kredit” diyor yani “kredi kartı kullanacak mısın? diyor. Sen de “ehhh be” diyorsun. “Eh bee” yani bazen anlamında kullandığın halde “eh be yeter” diye vurgundan anladığı için önce parmaklarını makinaya koyduruyor. Sonra ekrana baktırıyor. Senin o gül suratın tam ekrana oturacak ya, parmak ucuna kalkıyorsun olmuyor, hafif aşağı iniyorsun, ekrandan çıkıyorsun, sonra yukarı aşağı derken yüzün okunuyor. Sonra yine suratına bakıyor. “Ne için geldin?” diye ufak bir ifade, işte orada otel rezervasyon kâğıdı, tur sözleşmesi, çıkış harcı kâğıdı, oynadığın iddia kuponu gibi şeyleri önüne koyuyorsun. O sana iddia kuponunu uzatıp “sieee” der gibi yüzüne bakıyor… Sonra kaşeyi kaldıracaak “Karlsruhe” diyor, “yok Stuttgart tam yattım” diye espri aklına geliyor sonra “yaaa kurtulayım şuradan” diyorsun. 2 saat 45 dakika süren uçak yolculuğuna karşı, tam 38 dk da girişi yapıyorsun.

Tabii şimdi Almanya’dasın. Diyorsun ki “tuvalete gideyim, hadi diyorsun şuradan kurtulayım, gökyüzünü göreyim.”

Efendim şimdi biz 30 euro şehir vergisi alıyor muyuz?

Efendim biz tuvaletlerden (kafeterya tuvaletleri dahil) 1 euro alıyor muyuz?

Dip not: Rehber “bu bölgede ücretsiz tuvalet var” dediğinde bedava baklavaya saldıran ahali gibi direk koşturulması, gerekli gereksiz şeylere eurolar harcayan vatandaşımız için kar satılıyor tabii.

Şimdi orada yaya geçidinde geçerken sana araba çarpması sonucu şoförün alacağı ceza ile senin bisiklet yolunda bisiklete çarpsan çarpılan ile alacağın ceza aynı boyutta.

Şu karşılaştırma olabilir bizim oteller daha iyi. Yani hizmet açısından ve personelin şıklığı ve güzelliği, yakışıklılığı... Bilader özel mi seçiyorsunuz? Suratını as bakem... Güzeeel… Bir de " Ne be ne be " der gibi bak... O da iyi… Yamukluğu iyi... Az da yaşlı... Tamam işe alabiliriz...

Haftaya gezdim, gördüm, yediklerimi de anlatırım, geldiklerimi de anlatırım bölümü olacak. Hazırlanın benim yüzümden Avrupa Birliği hayallerinin nasıl bittiği, iki saat sipariş vermeye çalışıp, kasadaki Türk’ün “abi ben yardımcı olayım” dediği, Helsinberg’de kilisede bir odada mahsur kalmam... Çok eğleneceğiz...