Herkese merhaba.
Şimdi “günceli yakala” dediler; o kadar hızlı değişiyor ki, arkasından koşarken ayağımı sakatladım.
Gündem, butlandan başlıyor. Sıfırı görmek için sabahın beşinde kalkan milletimizin, uyku sersemi hâlde sıfır çeken milli saçı-bıyıklı “boyslılar” ile devam ediyor.
Gündemi yakalamak için uzakta bekleyip üzerine atlayasım geldi. Gündem geçti, ben yüzüstü yere çakıldım.
Dedim, bu böyle olmaz. En iyisi tepe bir yer bulayım, geçerken gündemin önüne taş yuvarlayayım; durunca yakalarım. Çıktım tepeye, baktım gündem uzakta göründü. Elimde kazma kürek, yola toprak atacağım. Toprak yumuşakmış; heyelan oldu. Ben toprak kaymasıyla aşağıya… Kafa toprak üzerinde, bel toprak altında. Gündem tozu görünce öteki yola girdi.
Dedim, bu da olmadı. Öyle böyle topraktan çıkınca düşündüm: “Gündemi yakalayamıyorsan, kendin klon gündem yap.”
Düşün düşün… Onu dene, bunu dene… Yok abi, gündemimde heyecan yok.
Urla’da yollar diyorum; yollar yapılmaya başlamış. Yavaş gidiyor diyeceğim ama her gün 5-6 sokak trafiğe kapatılıyor diye ilan çıkıyor.
Dedim kendime “butlan atayım.” Hanım yanlış anladı, üç gün kapı paspasında yattım. Dedim butlan olmadı, camı kırarak içeri gireyim. Kafamı camdan içeri sokar sokmaz süpürge sapı yedim.
Haydi dedim, hiçbiri olmadı. Gündemi yakalayamadım, kendim gündem yapamadım. Kenarda otur Göksel, yazını yaz; hiçbir şey düşünme.
Bu arada, sıfır çeken saçı-bıyığı yapılıların yanında voleybolcu kızlarımızın 4’te 4 çekip dünya sıralamasında 3. sıraya yerleşmesini niye gündemine almıyorsun, dedim. “Ya voleybolcu kızların yaptıkları normal; diğer arkadaşların dünya kupası ile Cannes Film Festivali’ni karıştırması anormal,” dedim.
Benden bu hafta “Uç uç, annen sana terlik pabuç alacak” çocuk şarkısı tadında yazımın sonuna geldim.
Bir dahaki sefere tok karına, üç kere gündem değil; tek gündemle bizi yorarsanız seviniriz.
Kalın sağlıcakla.