Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.
19. yüzyıla kadar devam eden anlamlandırma çabası, sonrasında yorulur.20.yüzyılda devam eden en büyük ikinci savaşta, Hitler tarihi, ırkı kullanır, bugün Amerika'nın önderliğindeki on şirketin sahibi olan dört aile tarım ilacı, kanser ilacı, ambalajlı gıda, silah sanayi v.b. üretimi ile tüm pastayı paylaşır. Her şey kendi uydurdukları dolar, bitcoin vb. parayla pulla kaynaşır.
Küresel ısınma, ekonomik krizler, savaşlar, salgınlarla güçler çağına girilir. Birçok değişik kültür olsa da A.B.D., AB gibi örnek vahşi kapitalist medeniyetlerle, insanlık bitirilir! İnsan, doğal bir varlık değildir, tarihi, kültüreldir. Sanatın her çeşidine, acil ihtiyaç vardır. Çok küçülen dünyamız, er geç birlik olacak, yeni nesiller tüm farklılıkları, illa kökten silecek, yapılacak tek şey var (ne yazık biz bu fırsatı kaçırdık), bırakın çocuklarınızı, özgürce yaşasınlar. Borsa, hisse senedi vb. boş verip, az şeylerle yetinip, hissi senetler peşinde, hayatın anlamını, sırrını, şiirini keşfetmeye çalışıp, biraz mutlu olsunlar.
Yoksa ey insanoğlu veya ey insan kızı Hariri'nin, yapay zekâ için, aynen söylediği gibi 'İnsandan Tanrıya geçişin, çok sancılı olacak' yarattığın canavar, bir gün seni yiyecek, yarını unut artık, neslini yok edecek.
İNSAN
Din, dil, ırk ayrımında
İster mutlu, cahil ol
İster mutsuz, bir bilge
Güce ulaşmak için, bak etrafındaki
Kendini çevirdiğin, başındaki haleye
Ne için, kurulmuş dünyan
Her zaman ilk önce, çocuklardır vurulan
Uğruna döktüğün, o kadar kana, isyan!
Yeter! Artık anlasan...
Sen bu kadar küçüksen
Büyük sorularının, cevabı yoktur dostum
Ah ile doğdun, vah ile gideceksin En heyecan verici varlık
Sen ki düşünen insan
Tanrı olmak istedin
Hiç pişmanlık duymadan
En ağır bedeli, elbet ödeyeceksin
Söz bitti, kimse yok konuşacak
Her şey ya siyah ya da beyaz olacak
Güç için yarattığın, ruhsuz, soğuk makinen
En büyük lanetinin, celladı olacak, inan...
05327716163
Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.
Yansıma, veya yanılsama terimlerini ’’idea’’ kavramı adı altında felsefeye Platon sokmuştur. Platon dünyayı, gerçekliği olmayan bir şey olarak görüyordu; ona göre, `madde olarak dünya, asıl gerçek olan bir dünyanın, «idealâr» dünyasının bir gölgesi, bir yankısı yanılsaması diyordu. Yani demek istediğim tek tanrılı dinler dünyaya yanılsama olarak bakmaz. Öbür dünyadan bahsederler ama bu dünyanın da yaratıldığını savunurlar. İslam’da bile bu dünyaya fani derler ama yanılsama demezler. Fani kalıcı olmayan anlamına gelir.
Felsefeye göre bulmaca değil, belki de Filozof sayısı kadar Felsefe tarifi, ve Felsefe metodolojisi vardır ama hiçbiri dünya sorunlarına bulmaca olarak bakmaz. Böyle bir söylem Felsefeyi küçümsemektir.
Antik Yunanistan'da tarih neden olmasın? Dünyanın her yerinde insan davranış kalıpları hakkında arkeolojik kazılardan elde edilen kanıtlar ve yazılı tarih 5000 yıl öncesine kadar geri gidiyor. Tarih yok ise Antik Yunanı nereden biliyoruz?
Roma sadece güce tapınmamış Sezar gibi diktatörler yanında Marcus Aurelius gibi çok değerli filozof imparatorlar da yetiştirmiştir.
Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.
Yansıma, veya yanılsama terimlerini ’’idea’’ kavramı adı altında felsefeye Platon sokmuştur. Platon dünyayı, gerçekliği olmayan bir şey olarak görüyordu; ona göre, `madde olarak dünya, asıl gerçek olan bir dünyanın, «idealâr» dünyasının bir gölgesi, bir yankısı yanılsaması diyordu. Yani demek istediğim tek tanrılı dinler dünyaya yanılsama olarak bakmaz. Öbür dünyadan bahsederler ama bu dünyanın da yaratıldığını savunurlar. İslam’da bile bu dünyaya fani derler ama yanılsama demezler. Fani kalıcı olmayan anlamına gelir.
Felsefeye göre bulmaca değil, belki de Filozof sayısı kadar Felsefe tarifi, ve Felsefe metodolojisi vardır ama hiçbiri dünya sorunlarına bulmaca olarak bakmaz. Böyle bir söylem Felsefeyi küçümsemektir.
Antik Yunanistan'da tarih neden olmasın? Dünyanın her yerinde insan davranış kalıpları hakkında arkeolojik kazılardan elde edilen kanıtlar ve yazılı tarih 5000 yıl öncesine kadar geri gidiyor.
Roma sadece güce tapınmamış Sezar gibi diktatörler yanında Marcus Aurelius gibi çok değerli filozof imparatorlar da yetiştirmiştir.
Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.
Yansıma, veya yanılsama terimlerini ’’idea’’ kavramı adı altında felsefeye Platon sokmuştur. Platon dünyayı, gerçekliği olmayan bir şey olarak görüyordu; ona göre, `madde olarak dünya, asıl gerçek olan bir dünyanın, «idealâr» dünyasının bir gölgesi, bir yankısı yanılsaması diyordu. Yani demek istediğim tek tanrılı dinler dünyaya yanılsama olarak bakmaz. Öbür dünyadan bahsederler ama bu dünyanın da yaratıldığını savunurlar. İslam’da bile bu dünyaya fani derler ama yanılsama demezler. Fani kalıcı olmayan anlamına gelir.
Felsefeye göre bulmaca değil, belki de Filozof sayısı kadar Felsefe tarifi, ve Felsefe metodolojisi vardır ama hiçbiri dünya sorunlarına bulmaca olarak bakmaz. Böyle bir söylem Felsefeyi küçümsemektir.
Antik Yunanistan'da tarih neden olmasın? Dünyanın her yerinde insan davranış kalıpları hakkında arkeolojik kazılardan elde edilen kanıtlar ve yazılı tarih 5000 yıl öncesine kadar geri gidiyor.
Roma sadece güce tapınmamış Sezar gibi diktatörler yanında Marcus Aurelius gibi çok değerli filozof imparatorlar da yetiştirmiştir.