Advert

URLA İSKELESİ VE URLA’NIN TARİHİ ÇEHRESİ

Jano ÇAVUŞOĞLU

12-03-2026 18:01

İzmir Körfezi’nin batı kıyısında yer alan Urla İskelesi, eski adıyla Skala, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında küçük ölçekte fakat uluslararası bağlantıları olan bir liman hüviyeti taşımaktaydı. Osmanlı arşiv belgelerinde ve dönemin ticaret rehberlerinde “Vourla İskelesi” olarak geçen bu yer, özellikle kuru üzüm ihracatı sayesinde İzmir liman sisteminin tamamlayıcı bir unsuru hâline gelmişti.

VOURLA ADALARI VE KLAZOMENAİ’NİN TARİHSEL İZLERİ

18. yüzyıl başlarında Anadolu’yu dolaşan Fransız seyyah ve doğa bilimci Joseph Pitton de Tournefort, seyahatnamesi Relation d’un voyage du Levant’ta Urla açıklarındaki adalardan söz eder. Haritalarında “Vourla Adaları” şeklinde gösterilen bu küçük adacık grubunun en büyüğünde antik yerleşim izleri bulunduğunu belirtir.

Bunu doğrulayan bir diğer isim, 1764–1765 yıllarında bölgeyi inceleyen İngiliz arkeolog ve din adamı Richard Chandler’dır. Chandler, Travels in Asia Minor adlı eserinde, adada gördüğü mimari kalıntıları antik Klazomenai ile ilişkilendirir.

Modern arkeoloji de bu gözlemleri destekler. Urla Karantina Adası ve çevresinde yapılan kazılar, Klazomenai’nin MÖ 6. yüzyıldan itibaren önemli bir İyon yerleşimi olduğunu göstermiştir. Kentin bir dönem ada üzerinde bulunduğu, daha sonra anakaraya bir geçitle bağlandığı anlaşılmaktadır. Antik kaynaklarda Büyük İskender döneminde askeri ve ticari amaçlı düzenlemeler yapıldığına dair kayıtlar bulunur; ancak geçidin doğrudan İskender tarafından yaptırıldığı kesin olarak belgelenmiş değildir.

LİMANIN EKONOMİK İŞLEVİ

19. yüzyılın ikinci yarısında Urla çevresi, özellikle bağcılık ve kuru üzüm üretimiyle tanınırdı. 1900 tarihli İzmir ve Havalisi Ticaret Rehberi (Pan. Fardoulis ve Şirketi yayını) Vourla’da faaliyet gösteren üzüm işleme ve standardizasyon atölyelerinin adlarını ve sahiplerini tek tek kaydeder. Aynı kaynak, ürünlerin İzmir üzerinden Avrupa’ya ihraç edildiğini belirtir.

Ağustos’tan Ocak ayına kadar süren ihracat mevsiminde, İskele’de olağanüstü bir hareketlilik yaşanırdı:

Açıkta demirleyen Hollanda, Alman ve İngiliz bandıralı yük gemileri Kıyı ile gemi arasında işleyen mavnalar Fabrikalardan gelen çuvalların sahilde istiflenmesi Çevre köylerden gelen mevsimlik işçiler

Bu tabloyu, dönemin konsolosluk raporları ve İzmir liman istatistikleri de doğrular. 1890’lı yıllarda İzmir vilayeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli kuru üzüm ihracat merkezlerinden biri hâline gelmişti ve Urla bu üretim zincirinin önemli halkalarından biriydi.

URLA’NIN DEMOGRAFİK VE KÜLTÜREL YAPISI

Vourla’nın toplumsal yapısı üzerine en ayrıntılı çalışmalardan biri, araştırmacı Nikos Milioris’in kaleme aldığı Küçük Asya’nın Vourla’sı adlı eserdir. Milioris, bölgedeki Rum nüfusun tarihsel seyrini Bizans döneminden başlayarak 1922’ye kadar kronolojik olarak inceler.

Onun tasnifine göre:

Bizans Dönemi: Klazomenai piskoposluğuna bağlı küçük bir cemaat. 1400–1600: Osmanlı hâkimiyetinin ilk yüzyılları; nüfus hareketleri ve kısmi göçler. 1600–1821: Mora ve Ege adalarından gelen göçlerle nüfus artışı; eğitim kurumlarının kurulması (Anaksagorio Okulu). 1821–1830: Yunan İsyanı’nın yarattığı güvenlik sorunları. 1830–1897: Bağcılıkta büyük gelişme; ekonomik refah dönemi. 1897–1922: Siyasal gerilimler, savaş yılları ve mübadele süreci.

Osmanlı nüfus sayımları ve patrikhane kayıtları da 19. yüzyıl sonlarında Vourla’da hatırı sayılır bir Rum Ortodoks nüfus bulunduğunu göstermektedir. Aynı dönemde Müslüman Türk nüfus da köylerde ve merkezde yaşamaktaydı. Ticaret, iki topluluğun ekonomik hayatını birbirine bağlayan ortak zemin oluşturuyordu.

BİR DÖNEMİN KAPANIŞI

1922 yılı, Vourla için bir dönüm noktasıdır. İzmir ve çevresindeki gelişmeler, nüfus mübadelesi ve zorunlu göçler sonucunda yerleşimin demografik yapısı köklü biçimde değişmiştir. İskele’nin 19. yüzyıl sonundaki ticari canlılığı sona ermiş; liman daha yerel bir işleve indirgenmiştir.

Bugün Urla İskelesi’nde dolaşırken görülen sakin kıyı hattı, bir zamanlar Avrupa pazarına açılan üzüm çuvallarının, mavnaların ve yabancı bandıralı gemilerin hareketliliğini hatırlatır. Arşiv belgeleri, seyahatnameler ve ticaret kayıtları bir araya getirildiğinde, bu küçük limanın yalnızca yerel değil, Doğu Akdeniz ticaret ağının da parçası olduğu açıkça anlaşılır.

DİĞER YAZILARI URLA KALABAK’TA BUZ SANDIĞI 01-01-1970 03:00 URLA YAĞCILAR KÖYÜ TARİHÇE, GÖÇ VE KÜLTÜREL KATMANLAR 1922 — BİR AYRILIĞIN İZLERİ 01-01-1970 03:00 URLA’DA DOĞAN BAKLA FAVASI 01-01-1970 03:00 İZMİR’İN EGEYE AÇILAN KAPISI - URLA İSKELESİ (SKALA), 2600 YILLIK BİR LİMAN 01-01-1970 03:00 23 Nisan: Kutladığımız Şeyin Adını Koyabiliyor muyuz? 01-01-1970 03:00 Aynı Dünyada, Farklı Sağlıklar 01-01-1970 03:00 URLA’DA BİR LAMBA, ANAKSAGORAS OKULU 01-01-1970 03:00 14 Mart ve Beyaz Önlüğün Ardındaki Emek 01-01-1970 03:00 8 MART’I HATIRLARKEN 01-01-1970 03:00 ÜZÜM KOKAN BİR HAFIZA 1890 YILINDA URLA MALGAÇA PAZARI 01-01-1970 03:00