Eğitim-İş Urla Temsilciliği, 22 Eylül’de Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından basın açıklaması yaptı.

Manisa Valiliğinin 23 Eylül’de verdiği son bilgiye göre Turgutlu Devlet Hastanesinde tedavi gören hafif yaralı 6 öğrencinin gün içinde taburcu edilmesi planlanırken, Manisa merkezde yoğun bakımda bulunan 3 öğrencinin bilincinin açık olduğu ve tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili adli ve idari soruşturma sürerken İçişleri Bakanlığı tarafından 2 mülkiye başmüfettişi ile 2 polis başmüfettişi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da 3 bakanlık müfettişi görevlendirildi.

“DAHA KAÇ ÖĞRETMENİMİZİ, KAÇ ÖĞRENCİMİZİ KAYBEDECEĞİZ?”

Eğitim-İş Urla tarafından yapılan açıklamada, saldırının okullarda güvenlik ve şiddet sorununu bir kez daha gündeme getirdiği belirtilerek, Milli Eğitim Bakanlığına kapsamlı önlemler alınması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, Eğitim-İş'in daha önce “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle çalışma yürüttüğü belirtilerek şöyle denildi:

“Daha kaç öğretmenimizi, kaç öğrencimizi kaybedeceğiz? Kaç okulun önünde silah patlaması, kaç çocuğun vurulması gerekiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini asli sorumluluğu olarak görsün?”

Sendika, okullarda yaşanan şiddet olaylarının “münferit” olarak değerlendirilmesine de tepki göstererek çocukların ve eğitim çalışanlarının güvenliğinin eğitim politikalarının temel unsurlarından biri olması gerektiğini savundu.

BAKAN TEKİN’E ÇAĞRI

Açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de seslenilerek, Bakanlığın sorumluluğunun müfredat ve yönetmeliklerle sınırlı olmadığı ifade edildi.

Eğitim-İş Urla, okul güvenliğinin yalnızca okul girişlerine güvenlik görevlisi yerleştirilerek sağlanamayacağını belirterek; psikososyal destek, rehberlik hizmetleri, okul çevresinin güvenliği, şiddetin önlenmesine yönelik sosyal politikalar ve silaha erişim konularında bütüncül tedbirler alınmasını istedi.

Açıklamada, “Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu, bütüncül bir eğitim ve sosyal politikadan geçmektedir” denildi.

“SORUŞTURMA AÇMAK EĞİTİM POLİTİKASI DEĞİLDİR”

Sendika, olayların ardından soruşturma başlatılmasının tek başına yeterli olmadığını savunarak önleyici politikalara ağırlık verilmesini istedi:

“Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir. Başsağlığı dilemek önlem değildir. Soruşturma açmak eğitim politikası değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir.”

Eğitim-İş Urla, Milli Eğitim Bakanlığından kapsamlı bir şiddet eylem planı hazırlanması, rehber öğretmen sayısının yeterli düzeye çıkarılması, okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı tedbirler alınması ve çocukları şiddetten koruyacak sosyal politikaların hayata geçirilmesini talep etti.

“OKULLARIMIZDA SİLAH SESİ DUYMAK İSTEMİYORUZ”

Açıklamanın sonunda saldırının bütün yönleriyle aydınlatılması ve varsa ihmali bulunanların belirlenmesi gerektiği ifade edilerek şu çağrı yapıldı:

“Okullarımızda silah sesi duymak istemiyoruz! Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz!”

Sendika, saldırıdan etkilenen öğrencilerin aileleriyle dayanışma içinde olduğunu belirterek yaralılara acil şifa dileğinde bulundu ve olayın soruşturulma sürecinin takipçisi olacağını açıkladı.